Ominous türkçesi Ominous nedir

Ominous ile ilgili cümleler

English: The sky looks ominous. I wonder if it will rain.
Turkish: Gökyüzü kara görünüyor,yağmur yağıp yağmayacağını merak ediyorum.

English: That sounds ominous.
Turkish: O uğursuz görünüyor.

English: There was an ominous silence.
Turkish: Uğursuz bir sessizlik vardı.

Ominous ingilizcede ne demek, Ominous nerede nasıl kullanılır?

Bearer of ominous tidings : Felaket tellalı. Kötü haber getiren kimse.

Ominously : Uğursuzca. Kaygı verici bir şekilde.

Ominousness : Kötü bir şeyin habercisi. Kötü olma durumu. Nuhuset veya belirtisi olan şey. Uğursuzluk. Tehdit. Meşumluk.

Abdominous : Şişman. Abdominöz. Büyük bir midesi olan. Obez.

Abdominoanterior : Abdominaanteryer.

Abdominoscopy : Abdominoskopi. Karın muayenesi. Karın boşluğundaki organların laparoskop yardımıyla görülerek muayene edilmesi.

Avitominosis : Vitamin eksikliği. Vitamin eksikliği hastalığı.

Abdominohysterotomy : Abdominohisterotomi. Uterusun karın yoluyla çıkarılması.

Abdominovesical : Abdominosistik. Karın veya safra kesesi ile ilgili. Karın veya mesane ile ilgili.

Abdominohysterectomy : Abdominohisterektomi. (cerrahi) abdominal histerektomi. Uterusun karın yoluyla çıkarılması. Karın duvarının kesilerek rahmin cerrahi olarak alınması.

 

İngilizce Ominous Türkçe anlamı, Ominous eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ominous ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Blacker : Kasvetli. Zenci. Siyah. Morarmış. Pis. Karalayıcı. Kızgın. Kötü.

Daemonical : Şeytanlı. Deli. Çılgın. Kötü ruhlu.

Baleful : Kötü niyetli. Zararlı. Kötü niyetli (bakış). Şeytani. Sahte. Kötülük dolu. Nefret dolu.

Accident prone : Kazaya eğilimli. Başına sık sık kaza gelen. Çok kaza yapan.

Bloodiest : Zalim. Kanlı. Kan gibi. Kana susamış. Kana bulanmış. Kanla kaplı. Kanayan. Lanet olası. Kanını akıtmak. Kanatmak.

Bleakest : Rüzgara maruz. Rüzgara açık. Umutsuz. Çıplak. Sevimsiz. Kasvetli. Soğuk. Rüzgar alan. Kötü.

Darker : Karanlık. Bulanık. Işıksız. Loş. Kasvetli. Korkutucu. Kötü. Esrarlı. Asık suratlı.

Alarming : Panik yaratan. Ürkütücü. Endişe verici. Korkutucu. Telaşlandıran. Alarm verme. Endişelendirici. Korku veren.

Minatory : Tehdit eden. Tehditkar. Tehdit edici. Korkutucu.

Cassandra : Kötü olayları önceden haber veren kimse. Pensilvanya eyaletinde yerleşim yeri. Bir kadın ismi.

Ominous synonyms : cassandras, ill omened, blackest, cacodemon, earths, demonic, bleaker, bleak, boding, earth, ill, menacing, threatening, accurst, bloody, land, eery, sinister, bloodier, sinistrous, black, accursed, gloomiest, bleaks, perturbative, demon, inauspicious, gloomy, bodings, worrisome, minacious, troubling, forbidding.

Ominous zıt anlamlı kelimeler, Ominous kelime anlamı

Unalarming : Endişe verici olmayan. Alarma sebep olmayan. Panik yaratmayan.

 

Propitious : Cömert. Ümitli. Hayırlı. Elverişli. Avantajlı. Merhametli. Uygun. Uğurlu. Bağışlayıcı. Müsait.

Ominous ingilizce tanımı, definition of Ominous

Ominous kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Formerly used both in a favorable and unfavorable sense. As, an ominous dread. Portentous. Of or pertaining to an omen or to omens. Inauspicious. Foreboding or foreshowing evil. Being or exhibiting an omen. Significant. Now chiefly in the latter.