Omittance türkçesi Omittance nedir

Omittance ingilizcede ne demek, Omittance nerede nasıl kullanılır?

Concomittant immunity : Konkomittant bağışıklık. Premünisyon.

Omitted : Kaldırılan. Dahil edilmeyen. Çıkarılan. Atlanan. Dahil edilmemiş.

Omitted to comply : Tamamen razı olmadı. İhlal etti. Belirli kurallara uymadı. Yerine getirmekten kaçındı.

Omitting : Çıkarmak. Savsaklamak. Çıkarma. Hesaba almama. Hariç tutma. Unutmak. Atlamak. İhmal etmek.

Omitting question : Savsaklayıcı soru. Kendi içinde seçenekleri sunarken kimilerini atlayarak yanlılığa yol açan soru.

Intromitted : Kabul etmek. Eklemek. Göndermek. Yollamak. Yerleştirmek.

Intromittent : Ekleyen. Kabul eden. İçeri koyma görevi olan. İntromitent. Araya sokma görevi olan.

Be omitted : Göremezden gelinmek. İlgilenilmemek. Hariç tutulmak. Atlanmak. Dahil edilmemek.

Intromitter : İçeri koyan kimse. Araya sokan kimse. Ekleyen kimse.

Interim comittee : Uluslararası para sisteminde gerçekleştirilecek reformlara yönelik çalışmalarda bulunmak amacıyla 1974 yılında ımf bünyesinde geçici olarak kurulup daha sonra politika oluşturmadaki temel birimlerinden biri haline gelen komite. Geçici komite.

İngilizce Omittance Türkçe anlamı, Omittance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Omittance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Failures : Bulunmama. İflas. Yapmama. Tükenme. Bozukluk. Yetmezlik. Batma. Eksiklik.

Defalcations : Zimmete para geçirme. Çalma. Zimmetine para geçirmek. Zimmetine geçirme. Eksiklik. Zimmete geçirme. Zimmete geçirilen miktar. Zimmete geçirilen para.

Cavils : Bahane aramak. Tartışmak (önemsiz şeyler üzerinde). Bahane. Kusur bulmak. İtiraz. Şikayetçi olmak.

Elevations : Dikey kesit. Yükseltme. İrtifa. Moral verme. Deniz seviyesine oranla yükseklik. Eğim. Yükseklik. Rakım. Yücelme.

Forgetfulness : Unutkanlık. Kayıtsızlık.

Defalcation : Çalma. Eksiklik. Zimmete para geçirme. Aşırtı. Zimmete geçirme. Zimmetine geçirme. Zimmete geçirilen para. Zimmete geçirilen miktar.

Heaving : Dalga etkisiyle yükselme. Atma. Kaldırılma. Kabarma. Dirseklerden bükülü kollarla kendini çekerek asılma. Geminin kabarma ve alçalma hareketi. Bükük asılma.

Defect : Ayrılmak. Defekt. Noksan. Kaçmak. Eksiklik, kusur, kısmi sakatlık. Yanılgı. Özür. Eksiklik. Bozukluk. Sakatlık.

Readmission : Yeniden kabul edilme. Yeniden kabul. Geri kabul.

Incoming : Yeni gelen. Ele geçen. Girme. Giren. Yeni (hükümet veya yıl). Gelen. Yeni. Gelmekte olan. Yeni başlayan.

Omittance synonyms : matric, entering, cancellations, delinquencies, nonconsummation, deletion, criminal neglect, defecting, blotting, apathies, caviled, entrance, defeasance, violations, cancellation, cavil, nonfulfillment, abrogations, defacement, hoisting, culpability, blanking, abolition, nonperformance, heavings, matriculation, abrogation, brimful, deconvolution, culpa, defaults, apathy, ingress.

 

Omittance zıt anlamlı kelimeler, Omittance kelime anlamı

Nonpayment : Adem-i tediye. Ödemesiz. Ödeme yapmama. Bir borcu ödememe. Ademi tediye. Ödememe. Tediye etmeme.

Omittance ingilizce tanımı, definition of Omittance

Omittance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Forbearance. Neglect. The act of omitting, or the state of being omitted.