Silme nedir, Silme ne demek
- Silmek işi.
- Baştan aşağı, tam olarak, tamamen.
- Ağzına kadar, sıvama, lebalep

- Duvar, tavan vb. yerlerde yapılmış olan kabartma kenar.
"Silme" ile ilgili cümle
- "Taşlarımız öyle güzel parlardı ki o parlaklığı görme uğruna bütün gün sürekli silmeyi bile düşündüğüm olurdu." - A. Kutlu
- "O çağlarda saraylar, konaklar, yalılar silme cariyedir." - S. Birsel
Yerel Türkçe anlamı:
Bebeklerin ağzında görülen bir çeşit hastalık.
Temiz : Velı'nin evini gördüm, silme.
'Sile'nin eş anlamlısı
Ağzına dek dolu
Geçici olarak ipten yapılmış olan üzengi.
1.Sekiz okkalık tahıl ölçeği. 2.Ölçek ağzına dek dolu durumda olma. 3.Bir tutuşta biçilen ekin.
Güzel Sanatlar alanındaki anlamı:
(Mimarlık) Duvar ya da tavan gibi yerlerde yapılmış olan kabartma kenar.
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Üzerine ses ya da görüntü saptanmış mıknatıslı kuşakları, silme kafasından geçirerek ortadan kaldırma, böylelikle yeni bir saptamaya hazırlama.
Zanaat Ticaret alanındaki sözlük anlamı:
İnce demir. (*Güdül -Ankara)
Bilimsel terim anlamı:
Herhangi bir nesneyi ya da değeri yazılımdan çıkarma, silme.
İngilizce'de Silme ne demek? Silme ingilizcesi nedir?:
moulding, cancel, annul, erasing, erasion, erasure, wiping
Fransızca'da Silme ne demek?:
trachome, syn. conjonctivite granuleuse
Silme tanımı, anlamı:
Silme kalıbı : İnce madenî plaka üzerine oyulan ve taş yüzeyinde silme işlemini ayarlamaya yarayan alet.
Silme makinesi : Profil, kaval çubuk vb. maddelerin silme işleminde kullanılan makine.
Silme tahtası : Ölçeğe tepeleme doldurulan tahılın üst yüzeyinin ölçekle aynı düzeye getirilmesi için kullanılan tahta.
Tespihli silme : Üzerinde bir sıraya dizilmiş tespih taneleri gibi yuvarlakları olan silme.
Silmece : Ağzına kadar dolacak bir biçimde.
Silmeci : Silme işini yapan usta.
Silmek : Üzerini çizerek atmak, yok etmek. Bir yazı, çizgi vb.ni kazıyarak veya sürterek yok etmek. İlişkisini koparmak, yok saymak. Tahta malzemeyi makineyle düzgün ve pürüzsüz hâle getirmek. Üzerine genellikle bir bez sürterek tozlarını, kirlerini almak veya parlatmak. Üstünlük göstererek o alanda üstün olanları ikinci plana atmak. Ortadan kaldırmak, yok etmek veya gidermek. Bir şeyin ıslaklığını gidererek kuru duruma getirmek.
Ayağının tozunu silmeden : Ayağının tozu ile.
Bıçak silmek : Bir işi bitirmek.
Bıyığını silmek : Bir işi olmuş bitmiş sayarak onunla uğraşmaktan vazgeçmek.
Defterden silmek : Birinin adını anmaz olmak, dost saymaz olmak.
Gözünün çapağını silmeden : Sabahleyin uyanır uyanmaz.
Kaydını silmek : Kayıttan düşmek.
Tamam : Evet. Yanlış ve yalan olmayan, doğru. Bütün, tüm. Eksiksiz. Tamamlanmış, bitmiş. Beğenilmeyen bir iş veya öneri karşısında söylenen bir söz.
Duvar : Sonuç alınamayan yer. Bir toprak parçasını sınırlayan taş, tuğla, kerpiçten yapılmış olan engel. Engel. Bir yapının yanlarını dışa karşı koruyan, iç bölümlerini birbirinden ayıran, taş, tuğla vb. gereçlerden yapılmış olan veya örülen dikey düzlem. Voleybolda ağ üzerinde karşı takım oyuncusunun vuruşuna karşı koyma.
Tavan : Bir yapının, kapalı bir yerin üst bölümünü oluşturan düz ve yatay yüzey, taban karşıtı. Bir şeyi değerlendirmede kabul edilen en yüksek seviye veya fiyat. Çatı kiremidi.
Kabartma : Bir biçimin veya bir süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısı. Kabartmak işi. Kabartılarak yapılan. Kil, alçı, taş vb. işlenebilir gereçleri girintili çıkıntılı yüzeyler durumunda biçimlendirerek yapılmış olan eser, rölyef.
Kenar : Merkezden uzak olan, kuytu, ıssız, sapa, tenha yer. Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka. Yan. Bir biçimi sınırlayan çizgilerden her biri. Pervaz, çizgi, antika, baskı vb. çevre süsleri. Bir şeyi çevreleyen çizgi.
Kadar : Bir sayıdan sonra geldiğinde kesinlikle belli olmayan bir niceliği belirten söz. Büyüklüğünde, genişliğinde. Miktarda, derecede. Süre belirten bir söz. Gibi. Dek. Denli. Ölçüsünde, derecesinde.
Sıvama : Sıvamak işi. Zemini hemen hiç görülmeyecek kadar kaplanmış, örtülmüş veya takılmış olarak. Sıvanır gibi üstüne kaplanmış, örtülmüş veya çok sık takılmış. Silme.
Lebalep : Tıklım tıklım. Silme.
Baştan : Başından alarak, bir kez daha, yeniden.
Aşağı : Değeri daha az. Bayağı, adi. Aşağıya, yere doğru. Bir şeyin alt bölümü, zir, yukarı karşıtı. Daha küçük, daha az. Bir yere göre daha alçak yerde bulunan. Niteliği düşük, kötü. Eğimli bir yerin daha alçak olan yeri.
Tam : Tıpkı. O sırada, o anda. Bütün, tüm. Gerçek, kusursuz. Ehliyetli, yetkin. Amerikan doları. En elverişli, en uygun. Eksiksiz, kesintisiz.
Tamamen : Bütün olarak, büsbütün, baştan sona.
Silme doldurmak : Ağzına dek doldurmak.
Silme dolu : Lebalep.
Silme kafası : Ses aygıtı ya da mıknatıslı görüntü aygıtlarının silmeyi sağlayan bölümü.
Silme silecek : Ağzına dek dolu
Silmecilik : Silmecinin yaptığı iş.
Silme ile ilgili Cümleler
- Onun yorumlarını hemen silmeyi durdurmasını istiyorum.
- Duvardaki yazıları silmelisin.
- Artık Tatoeba kullanıcılarının, herhangi bir çeviriye bağlı olmamaları şartıyla kendi cümlelerini silme olanağı var.
- Bu silme için hazır.
- Cümlelerinizi silmek yerine, daha güzel hale getirmeye ne dersiniz?
- Adını silmeyi unuttun.
- Kimse bu cümleyi silmedi.
Diğer dillerde Silme anlamı nedir?
İngilizce'de Silme ne demek? : n. wiping, rubbing, wipe, erasion, erasure, cancel, cancellation, defacement, deletion, obliteration
Fransızca'da Silme : essuyage [le], frottage [le], (yazýda) rature [la], moulure [la]
Almanca'da Silme : n. Gesims, Obliteration, Sims, Tilgung, Verwischung, Zierleiste
Rusça'da Silme : n. стирание (N), чистка (F), затирка (F), вычеркивание (N), лепка (F)

Bu kısımda Silme nedir? Silme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Silme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Silme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.