On equal terms türkçesi On equal terms nedir

On equal terms ingilizcede ne demek, On equal terms nerede nasıl kullanılır?

On : De. Esnasında. Üzerinde. Yönünde. Olmakta olan. Yanmak. Giyilmiş. Üstünde. Devrede. İle.

Equal : Yaşıt. Denk. Eş değerde olmak. Eşit olmak. Emsali olmak. Akran. Karşılık gelmek. -e eşit olmak. Egale etmek. Muadili olmak.

Terms : Şartlar. Anlaşma koşulları. Ara. Ücret. Koşullar. Şartlar (kontrata ait). Fiyat. Yakınlık. Samimiyet. Vadeler.

İngilizce On equal terms Türkçe anlamı, On equal terms eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak On equal terms ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Quits : Fit. Denk. Berabere. Fit olmuş. Ödeşmiş. Aynı düzeyde.

Tightest : Eli sıkı. Cimri. Kasılmış. Dar. Kısa ve özlü. Kritik. Sızdırmaz. Zor. Sıkı.

At par : Paritede. Müsavi. Başabaş değer. Başa baş. Başa baştan. Hisse senedinin veya tahvilin ilk çıkarıldığında üzerinde yazılı olan değerin piyasa fiyatına eşit olması. Başabaş değerde. Resmi değerinde. Nominal değerde.

Breakeven : Kazanç ve giderlerin eşit olduğu nokta (ticaret). Başa baş noktası. Kara geçiş noktası. Toplam maliyet ve gelirin eşitliği.

Dead heat : Karşılaşmanın aynı anda iki yarışmacı tarafından bitirilmesi. Başabaş biten yarış. Beraberlik. Aynı anda bitirme. Koşucuların yarışı birlikte bitirmeleri. bu durumda, yarış türüne göre ya verilen ödül bölüştürülür ya koşucular dönü atlar ya da koşu yenilenir. Berabere biten yarış. (yarışı) göğüs göğüse bitirme.

 

At pair : Durağan olmayan bir özdeğin, bir belgitin, bir yabancı paranın bilinen değeri ile sataktaki geçer değerinin birbirine eşit olması.

Nip and tuck : Ne yapıp yapıp. Yüz gerdirme. Ucu ucuna. At başı beraber. Kafa kafaya. Çok çekişmeli.

Tighter : Sıkı. Daha sıkı. Kısa ve özlü. Kasılmış. Gergin. Sarhoş. Zor. Eli sıkı. Cimri.

Neck and neck : Yarışta at başı beraber. Başa baş. Kafa kafaya. At başı beraber. At başı beraberlik. Sıkı rekabet. Müsavi. Pek yakın. Omuz omuza mücadele.

Tight : Sızdırmaz. Sarhan. Sıkı. Zor. Sıkışık. Sık (saflar). Kasılmış. Kritik. Kısa ve özlü.

On equal terms synonyms : on even ground, abreast.