On the tip of his tongue türkçesi On the tip of his tongue nedir

  • Dilinin ucunda.
  • Az daha hatırlayacak.

On the tip of his tongue ingilizcede ne demek, On the tip of his tongue nerede nasıl kullanılır?

On : De. Yönünde. Devrede. Civarında. Çakırkeyif. E doğru. Makbul. Olmakta olan. Hazır.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli durumlarda isimden önce kullanılır.

Tip : Ucuna bir şey takmak. Yana yatmak. Boşaltmak (eğip). Dökmek (çöp). Bir yana eğilmek. Eğilmek. Tiyo vermek. Bir iş görene hakkından ayrı olarak verilen para. Uç takmak. Fiş ucu.

Of : -li. İle ilgili. -den övünerek bahsetmek. Yüzünden. -nin. -in. Li. -den. Nin. -nın.

His : Eril onunki. Onunki. Onun. (erkek) onun. Onunkisi.

On the average : Normal oranda. Orta miktarda. Ortalama olarak.

Tongue : Lisan. Dil. Uzantı. Erkek parça. Dil vuruşu yapmak (çalgı). Ayakkabı dili. Zıvana dili. Ahşap geçmenin çıkıntılı kısmı. Konuşma. Konuşmak.

On the alert : Hazırlıklı. Tetikte. Alarm durumunda. Teyakkuz halinde. Uyanık.

A blot on the landscape : Manzaradaki leke. Manzarayı bozan şey. Manzarayı berbat eden şey. Daha önceki rahat durumu bozan eden şey. Manzarayı bozan kötü görüntü.

On the beam : Doğru fikirli. Doğru yolda. Doğru. Tam. Doğru yönde.