Oof türkçesi Oof nedir

  • Para (ingiliz ingilizcesi).
  • Mangır (ingiliz ingilizcesi).
  • Mangır.
  • Para.

Oof ile ilgili cümleler

English: Ali caught Mary goofing off.
Turkish: Ali Mary'yi aylaklık ederken yakaladı.

English: Ali bumped his head on the roof of the car.
Turkish: Ali kafasını arabanın çatısına çarptı.

English: Ali and Mary live under the same roof.
Turkish: Ali ve Mary aynı çatı altında yaşıyor.

English: A cat walking on the roof.
Turkish: Çatıda bir kedi yürüyor.

English: Ali asked me to proofread his essay.
Turkish: Ali benden denemesini tashih etmemi istedi.

Oof ingilizcede ne demek, Oof nerede nasıl kullanılır?

Abrasion proof : Aşınmaya dayanıklı.

Absence of proof : Delilsizlik.

Acid proof : Ekşite dirençli. Asit geçirmez. Asite dirençli. Aside dayanıklı.

Acidproof : Aside karşı dayanıklı.

Acidproof enamel : Aside dayanıklı emaye.

Antproof course : Karıncalara karşı dayanıklı kat.

Aloofly : Soğuk bir şekilde. Tek tek. İlgisiz bir şekilde. Ayrı olarak.

Air proof : Havaya karşı mühürlenmiş. Bir şeyi havanın girip çıkamayacağı şekilde kapatmak. Hava sızdırmaz. Hava kaçırmaz. Hava sızmazı. Hava geçirmez.

Airproof : Hava sızdırmaz. Hava geçirmez yapmak. Tenek geçirmez. Hava geçirmez.

Acidproof seal : Ekşitten etkilenmeyen gereçlerden yapılmış sızdırmaz. Ekşite dayanıklı sızdırmaz.

 

İngilizce Oof Türkçe anlamı, Oof eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oof ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ungulate : Toynaklı hayvan. Tek ve çift tırnaklılar alt takımlarını kapsayan takım. Toynaklı. Toynak şeklinde. Toynaklı (hayvan). Tırnaklılar.

Curb roof : Kırık çatı. İki yanı çifte meyilli çatı. Mansart.

Tile roof : Küçük tuğla kiremitlerle kaplanmış meyilli çatı. Kiremit çatı.

Doughs : Mangiz. Arpa. Harç. Hamur. Gayme.

Jack : Priz. Erkek. Kriko ile kaldırmak. Adam. Bir elektrik kablosunun ucunu oluşturan ve dişi fişe sokulan bacak. Erkek fiş. Kriko. İskambilde oğlan. Yükseltmek.

Housetop : Çatı. Evin tepesi. Dam.

Saddleback : Ortası çökük tepe. Eşeksırtı. Çukur bel. Sırtı çukur olan herhangi bir şey. Sırtı semer şeklindeki balık. Sırtında semere benzer çizgileri olan hayvan. Çatı kalkan duvarı.

Foot : Ödemek. Oynamak. Çıkarmak. Ayakucu. Ayak kısmını örmek. Yer değiştirmeyi sağlayan ve çeşitli hayvanlarda çok değişik şekiller gösteren yapılar. Bacakların, bilekten sonraki bölümü. Hesaplamak. Yaya yürümek. Ayak.

Thatch : Darmadağınık saç. Saman (dam örtüsü olarak kullanılan). Kamışla kaplamak (çatı). Saman dam örtüsü. Saman ile örtmek (dam). Sazdan çatı. Cinsel organ çevresindeki tüyler. Saz (dam örtüsü olarak kullanılan). Cinsel organ çevresindeki kıllar.

Money : Akçe. Patpat. Servet. Bedel. Ücret. Nakit. Bir ekonomide genel kabul gören, değişim aracı, değer koruma aracı ve hesap birimi işlevlerine sahip varlık. Arpa. Para kırmak.

 

Oof synonyms : hip roof, animal foot, horse's foot, protective cover, hoofed mammal, protective covering, roof peak, saddleback roof, slate roof, hipped roof, sunshine roof, kales, chinks, coffering, eaves, bunce, dome, saddle roof, thatched roof, vault, cash, kale, protection, building, toe, brassing, chip, edifice, boodles, beans, brass, bread, cloven foot.

Oof zıt anlamlı kelimeler, Oof kelime anlamı

Uncover : Açmak. Meydana çıkarmak. Açmak (örtü, kapak vb). Örtüsünü kaldırmak. Deşifre etmek. Ortaya çıkmasını sağlamak. Ortaya çıkarmak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü açmak. Kapağını açmak.

Keep : Yönelmek. İşletmek (otel vb). Yiyecek. Kale. Kayıt tutmak. Geçim. Himaye. Yerine getirmek. İç kale. Bakmak.