Oops türkçesi Oops nedir

  • Hayır! (ilgi veya üzüntü haykırışı, örn. bir şeyin kazara meydana geldiği zaman).
  • Ops.
  • Hoop.
  • Hop!.
  • O.
  • Aman!.

Oops ile ilgili cümleler

English: Additional troops were needed.
Turkish: Takviye birliklere ihtiyaç vardı.

English: British troops held that area.
Turkish: İngiliz birlikleri o alanı zorla işgal ediyorlar.

English: "Did you bring the book?" "Oops! I forgot!"
Turkish: "Kitabı getirdin mi?" "Tüh! Unuttum!"

English: American troops stayed in Nicaragua until 1933.
Turkish: Amerikan askerleri 1933 yılına kadar Nikaragua'da kaldı.

English: "Special forces might do a lot of things that regular troops wouldn't do" "Like torture?" "I won't answer this question"
Turkish: "Özel kuvvetler düzenli birliklerin yapmayacağı birçok şeyi yapabilir" "İşkence gibi mi?" Bu soruya cevap vermeyeceğim."

Oops ingilizcede ne demek, Oops nerede nasıl kullanılır?

Air landed troops : Havadan indirilen birlikler. Uçak ile taşınan askeri birlikler.

Airborne troops : Hava yoluyla nakledilen birlikler. Hava indirme kıtaları. Hava indirme birlikleri.

Anoopsia : Yukarı doğru şaşılık (gözbilim). Anopsi.

Assault troops : Hücum kıtası. Hücum kıtaları.

Auxiliary troops : Destek bataryası. Destek kuvvetleri.

Coops : Kümese sokmak. Kooperatif. Kodes. Kümes. Kafes. Kapamak. Tıkmak. Kafeslemek. Hapishane.

 

Goops : Ateşleme maddesi. Yapışkan (kişi). Yapışkan madde. Kaba. Hödük. Görgüsüz. Bayağı. Kaba saba.

Droops : Sarkıtmak. Boynunu bükmek (bitki veya çiçek). Asmak. Sarkmak. Düşmek. Eğilmek. Ümidini yitirmek. Hali kalmamak. Eğmek. Solmak.

Deploy troops : Asker konuşlandırmak.

Chief paratroops officer : Baş paraşüt subayı. Bir paraşütçü tümeninden sorumlu subay.

İngilizce Oops Türkçe anlamı, Oops eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oops ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Super : İlave. Kaliteli şey. Bindir. Müthiş. Üzerinde. Denetmen. Fazla. Kıyak. Gözetmen. Sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

A one : A-1. Birinci kalite. Şahane. En iyi kalitede. En iyi kalite. Mükemmel. A-bir. Üstün sınıf. Birinci sınıf. A kalite.

Tiptop : En yüksek derece. Birinci sınıf. En yüksek nokta. Dört başı mamur. Mükemmel. En iyi.

Rebound : Reaksiyon. Çarpıp geri gelmek. Sekme. Geri sekmek. Geri tepmek. Yankı. Yankılanmak. Sekmek. Geri sıçramak. Oyuncuların, çember altında topu kapmak için yaptıkları zıplama hareketi. bu, özellikle çarpma tahtasına çarpıp geri gelen toplar için yapılır.

Whoops : Eyvah!. Ay. Ay!. Hop. Hoppala.

Ace : Bey. Birli. Karşılanamayan atış. As. Anjiyotensin çevirici enzim. Çok yetenekli kimse. Zerre. İskambilde as. Yek.

Superior : Üstün kimse. Asil. Daha kuvvetli. Yüksek. Üstün nitelikli. Üstteki. Kibirli. İlgisiz. Amir.

Crack : Çatırdatmak. Yarılmak. Çatırdamak. Çözmek (şifreyi). Çökmek. Şaklatmak. Çatırtı. Patlamak. Çıtlatmak. Çatlamak.

 

Cestui : (hukuk) o kişi.

Shes : [#kendi Kendisi]. Kendileri. Dişi. Dişi hayvan. Kadın. Dişil o.

Oops synonyms : basketball play, court game, basketball shot, professional basketball, top notch, my, thats, he, him, tap off, her, such, tip off, basketball game, it, upsy daisy, upon my word, cool it, basketball, tis, that, oh, first rate, half, topnotch, ahoy.

Oops zıt anlamlı kelimeler, Oops kelime anlamı

Inferior : Alt. Aşağı derecede olan kimse. Aşağı derecede olan şey. Ast. Kalitesiz. Ast rütbede. Aşağı. İkinci derecede. Bayağı.