Opacified türkçesi Opacified nedir

Opacified ingilizcede ne demek, Opacified nerede nasıl kullanılır?

Opacifier : Opaklaştırıcı. Donuklaştırmak için bir maddeye eklenen kimyasal madde. Opaklaştırıcı madde. Donuklaştırıcı madde.

Opacifies : Bulutlaştırmak. Opaklaşmak. Bulandırmak. Donuklaştırmak. Saydamsızlaştırmak.

Opacification : Saydamsız hale getirme. Opaklaşma. Köreltme. Donuklaştırma. Opasifikasyon. Belirsizleştirme.

Opacify : Bulutlaştırmak. Saydamsızlaştırmak. Donuklaştırmak. Bulandırmak. Opaklaşmak.

Opacifying : Bulutlaştırmak. Bulandırmak. Donuklaştırmak. Saydamsızlaştırmak. Opaklaşmak.

Congenital corneal opacity : Doğuştan kornea bulanıklığı. Kalıtsal kornea bulanıklığı.

Radiopacity : Radyoopasite. Radyopasite.

Episcopacies : Piskoposlar. Piskoposluk idaresi. Piskoposluk.

Opacity : Saydamsızlık. Mantıksızlık. Saydam olmayış. Bulanıklık. Anlaşılmazlık. Saydamsız olma durumu. filmin ışık geçirmezlik durumu ve bunun ölçümü. Bilgisayar, fizik, uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şeffaf olmayış. Işık geçirmezlik; saydam olmama niteliği. Opaklık.

Inherited corneal opacity : Buzağılarda, ön göz kamarası endotelinin kusurlu olması, çift taraflı ödem, fibrozis ve kısmen görme bozukluğuyla belirgin kalıtsal kornea bozukluğu, doğuştan kornea bulanıklığı. Kalıtsal kornea bulanıklığı.

 

İngilizce Opacified Türkçe anlamı, Opacified eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Opacified ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Muddiest : Pis. Anlaşılması zor. Çamurlamak. Çepelli. Çepellemek. Çamura bulamak. Bulanık. Çamurlu. Karışık.

Nominal : Saymaca. Düşük. Anma. Yazılı. Sözde. Çok düşük (fiyat veya rakam vb). Önemsiz. Sembolik. İtibari. İsim türünden veya isme ait olan.

Thing : İhtiyaç. Yaratık. Konu. Giysi. Kimse. Gerekli şey. Canlı. Eşya. Olay. Kişi.

Opacifying : Opaklaşmak.

Dims : Loş. Bulanmak. Loşlaştırmak. Kararmak. Azaltmak. Selektör yapmak. Loşlaşmak. Karartmak.

Mere : Sade. Yalnız. Sırf. Mutlak. Safi. Halis. Salt. Bataklık. Katkısız. Göl.

Dulls : Sıkıcı. Uyuşturmak. Sersemletmek. Körleşmek. Köreltmek. Matlaştırmak. Körelmek. Hafifletmek. Körletmek. Kütleştirmek.

Specific : Özel ilaç. Özgü. Kendine özgü. Kesin. Kendine has. Açık. Muayyen. Özdeşleşmiş. Belli bir nesne ya da birime özgü olan. Bir türe özgü.

Nominative : Nama yazılı. İsmin yalın hali. Nominatif. Adın herhangi bir ek almamış yalın durumu: bal, ev, gönül, işçilik vb. || adın iyelik ve çokluk ekleri ile genişletilmiş biçimleri de yalın durum sayılır: ev-im, ev-iniz, ev-leri, çocuk-lar, çocuk-lar-ımız, kız-lar, kız-larımız gibi. Öznel. Yalın hal. Yalın durum. Yalın.

Blur : Flu yapmak. Net görülmesini zorlaştırmak. Bulanıklık. Karaltı. Bulanık. Net görülmeyen şey. Bulaştırmak. Bulanıklaşmak. Lekelemek.

 

Opacified synonyms : deadened, cloud, muddier, bedims, muddied, darkens, fogs, covering up, blurs, muddies, clouding, deaden, darken, deadens, clouds, opacify, devitrifier, dimming, fog, opacifies, matted, dulled, bedim, bedimming, make dim, bedimmed, covered up, muddy, fogging.

Opacified zıt anlamlı kelimeler, Opacified kelime anlamı

Unspecified : Belirsiz. Açıkça belirtilmemiş. Özellikle belirtilmemiş. Kesinlikle belirtilmemiş. Belirtilmemiş.