Optimism türkçesi Optimism nedir

Optimism ile ilgili cümleler

English: Others share Tom's optimism.
Turkish: Başkaları Tom'un iyimserliğini paylaşıyor.

English: There is considerable optimism that the economy will improve.
Turkish: Ekonominin gelişeceğine dair önemli bir iyimserlik var.

English: I admire your optimism.
Turkish: Sizlerin iyimserliğinize hayranım.

English: I'm not sure I share your optimism.
Turkish: İyimserliğini paylaştığımdan emin değilim.

English: I like your optimism.
Turkish: İyimserliğini seviyorum.

Optimism ingilizcede ne demek, Optimism nerede nasıl kullanılır?

Optimism principle : Eniyicilik ilkesi.

Cautious optimism : İhtiyatlı iyimserlik. Bir dereceye kadar rezerve edilmiş pozitif duygular. İhtiyatlı iyimserlik duygusu.

Optimisms : İyimserlik. Nikbinlik. Optimizm.

Overoptimism : Aşırı iyimserlik. Aşırı optimizm.

Optimisation : Sınırlı kaynakların en iyi kullanılması. En iyileştirme. Bir dizgenin ya da bir izlencenin, çalışma süresi, bellek sığası vb. değişkenlerle ilgili olarak verilen bir amaca göre en etkin biçimde çalışması için yapılan tasarım ve değiştirme çalışması. Optimizasyon. Optimumlaştırma. Etkinlik sağlama. En uygun şekle getirme. Verimliliği geliştirme. Optimizasyon (ayrıca optimization). En iyi seviyeye getirme.

 

Optimisers : En iyileyici. Eniyileştirici.

Optimistic : Optimistik. Optimist. İyimser. Nikbin.

Optimise : Eniyilemek. En iyi duruma gelmek. En iyi şekilde kullanma. Eniyileme. Optimumlaştırmak. En iyi durum. (bilgisayar) optimizasyon gerçekleştirmek (ayrıca optimize). İyimser bir şekilde davranmak. En uygun hale getirmek. En iyi şekilde kullanmak.

Optimised : Verinin en iyi performansı sağlayan bir şekilde kaydedilmiş olduğu (bilgisayar). En iyi şekilde kullanılan. Mümkün olan en etkin hale getirilmiş. Optimize edilen. Optimize edilmiş. En iyilenmiş. (kısıtlı fonksiyonlar hakkında) maksimum ve minimum değerleri bilmiş olan (matematik).

Optimisations : En iyileştirme. En uygun seviyeye getirme. En iyi seviyeye getirme. Eniyileme. Optimum seviyeye getirme. Etkinlik sağlama. Optimumlaştırma. En uygun şekle getirme. Maksimum üretim. Verimliliği geliştirme.

İngilizce Optimism Türkçe anlamı, Optimism eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Optimism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sunny side : İyimser taraf. Aydınlık taraf. Georgia eyaletinde şehir. (olayların veya hayatın veya herhangi bir şeyin) iyi veya iyimser veya neşeli veya yararlı veya olumlu tarafı. Gün yanı. Kuz yanına göre, bol güneşli yamaç. Güneşli taraf.

 

Hope : İstemek. Ümit etmek. Arzu etmek. Beklemek. Beklenti içinde olmak. Umut. Ümit. Umut etmek. Ummak.

Sanguineness : İtimat. Kırmızı cilt rengine sahip olma özelliği. Ümitli olma. Kırmızılık. Kan rengine sahip olma özelliği. İnanç. Ümitlilik. Güven. Kızıllık.

Meliorism : İyimserlik inancı. İnsan çabasıyla dünyanın daha yaşanılabilir bir yer haline getirileceğine inanan görüş. Dünyanın düzeldiği inancı.

Temperament : Tabiat. Akort. Yapı. Huy. Mizaç. Ölçülülük. Coşku. Yaradılış. Kişinin dirimbilimsel özellikleri ve toplumsal-ekinsel çevre koşulları içinde oluşan, ruhsal etkinliklerini belirleyen, ırasının coşkusal yanlarının ve genel olarak bireysel özelliklerinin toplamı. Doğa.

Disposition : Düzen. Kullanma yetkisi. Düzenleme. Bilgisayar, veterinerlik alanlarında kullanılır. Dispozisyon. Pozisyon bozukluğu. belirli etki ve hastalıklara karşı duyarlılık. Mizac. Hal. Karakter. Temayül.

Hopefulness : Ümit verici durum. Umutluluk. Ümitli olma. Fazlaca. Ümitlilik. Umut verme.

Optimism synonyms : sanguinity, optimisms.

Optimism zıt anlamlı kelimeler, Optimism kelime anlamı

Despair : Umutsuzluk. Umutsuzluğa düşmek. Umudu kesmek. Ümidini yitirmek. Çaresizlik. Umudunu yitirmek. Umudunu kesmek. Ümitsizlik. Ümitsizliğe düşmek. Ümidini yitirme.

Pessimism : Bedbini. Pesimizm. Bedbinlik. Kötümserlik. Karamsarlık.

Optimism ingilizce tanımı, definition of Optimism

Optimism kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The opinion or doctrine that everything in nature, being the work of God, is ordered for the best, or that the ordering of things in the universe is such as to produce the highest good.