Orientalist türkçesi Orientalist nedir
- Şarkiyatçı.
- Dil, masal ve öteki halkbilim ürünlerinin doğu kaynaklı olduklarını savunan bilim adamı. bk. doğubilimci okul.
- Oryantalist.
- Doğubilimci.
- Müsteşrik.
Orientalist ingilizcede ne demek, Orientalist nerede nasıl kullanılır?
School of orientalist : Dil ve halkbilim ürünlerinin doğu kaynaklı olduğunu savunanların kurdukları bilimsel okul. Doğubilimci okul.
Orientalism : Oryantalizm. Doğu bilimi. Şarkiyatçılık. Doğubilimi. Doğubilim. Doğubilimcilik. Doğu ülke ve uluslarının dilleri, tarihleri, töreleri vb. konular üzerinde uğraşan bilime verilen ad.
Orientalize : Doğululaştırmak. Doğu kültürünü yaymak (ayrıca orientalise). Oryantal kültürünü yaymak. Oryantalleştirmek. Doğuya özgün kılmak.
Oriental bacon : Pastırma.
Oriental blood fluke : Doğu kankelebeği. Doğu asya'da, insanların ve çeşitli evcil hayvanların kan damarlarında yaşayan, küçük yaprak solucan.
Oriental rug : Şark halısı. Ortadoğu'da dokunan kilim (genellikle el yapımı). Ortadoğu veya orta asya'da dokunan halı.
Oriental spruce fir : Çamgiller (pinaceae) familyasından, her dem yeşil, iğne yapraklı, 35 m kadar boylanabilen, yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili, kozalakları aşağı sarkan, ülkemizde doğu karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. ladin. Doğu ladini.
Oriental sore : Kum sinekleri tarafından taşınan leishmania major ve l. tropicanın neden olduğu hastalık. Doğu delhi butonu. Şark çıbanı.
Oriental schistosomiasis : Oriental şistosomozis. Schistosoma japonicum.
Oriental shorthair cat : İngiltereden köken alan, siyam ve renkli kısa tüylü ırklarına benzeyen, gövdesi uzun, ince, zarif ve oldukça kaslı, kafa yapısı vücuduna oranla küçük ve üçgen şeklinde, çenesi iyi gelişmiş, burnu üçgen şeklinde, kuyruğu uzun, ince ve sona doğru nokta şeklini alan, tüyleri kısa ve dolgun, rengi çeşitli renklerde olabilen, tek renklerin yanında beyaz tonlarıyla karışmış mavi, krem, lila ve duman renkleri de olan, ses tonu yumuşak, avlanmaya bayılan, canlı, hareketli, sadık ve girişken yapıda, kısa tüylü kedi ırkı. Doğu kısa tüylü kedisi.
İngilizce Orientalist Türkçe anlamı, Orientalist eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Orientalist ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Specializer : Uzmanlaştırıcı.
Specialist : Uzman doktor. Bir bilim dalında, belli bir teknik alanda yoğun bir öğrenim görerek ya da türlü uygulamalara katılarak yüksek derecede yeterlik kazanmış olan kimse. üniversite ve yüksek okulların deney odası, kitaplık, enstitü, klinik ve işliklerinde, öğretimle doğrudan doğruya ya da dolaylı olarak ilgili olan ve özel bilgi ya da yetişmeyi gerektiren bir görevde bulunan kimse. Uzmanlık gerektiren. Kompetan. Cober (borsa). Mütehassıs. Sanatkar. Uzman hekim. Uzman.
Orientalist synonyms : specialiser.
Orientalist zıt anlamlı kelimeler, Orientalist kelime anlamı
Generalist : Kültürlü kimse. Kültürlü kişi. Genel kültürü kapsamlı kişi. Genel kültürü kapsamlı kimse. Her konuda anlatacak birşeyleri olan bilgili kimse.
Orientalist ingilizce tanımı, definition of Orientalist
Orientalist kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : An inhabitant of the Eastern parts of the world. An Oriental.

Bu kısımda Orientalist kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Orientalist ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Orientalist anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Orientalist ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.