Osteone türkçesi Osteone nedir

  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Havers sistemi.
  • Sert kemiğin esas yapısını oluşturan, birer merkezi kanal etrafında kollagen tellerin diziliş yönüne bağlı olarak iç içe halkalar şeklinde düzenlenmiş, birbirlerine enine ince kanallarla bağlanmış halkalar sistemi. osteon.

Osteone ingilizcede ne demek, Osteone nerede nasıl kullanılır?

Osteonecrosis : Kemik nekrozu. Kemiğin avasküler nekrozu. Osteonekroz.

Osteonum : Havers sistemi. Kompakt kemiklerin ortasındaki havers kanalıyla bunu çevreleyen özgül lamellerin yapmış olduğu oluşum, havers sistemi. Osteon.

Hematosteon : Hematosteon. Kemik iliği boşluğuna kan dolması.

Lactational osteo porosis : Laktasyon osteoporozisi. Domuzların gebelik öncesinde, gebelikte ve laktasyonda fosforun normal düzeyde veya fazla olduğu ve kalsiyumun yetersiz olduğu rasyonlarla uzun süre beslenmesiyle ortaya çıkan kemiklerin hafif, delikli ve kırılgan hale gelmesiyle belirgin değişim.

Osteoarthritic : Dejeneratif eklem hastalığına ait (tıp veya medikal terimi). Osteoartite ait. Eklem dejenerasyonuna ait.

Osteoarthritis : Osteoartritis. Özellikle yaşı ilerlemiş kişilerde meydana gelen dejeneratif artrit (tıp veya medikal terimi). Yangılı olmayan, dejeneratif karakterli, eklem kıkırdağının kenar kısımlarında kemik üremeleri ve sinovyal zar değişimleriyle belirgin eklemde ağrı, hareket azalması ve biçim bozukluğuna neden olan patolojik eklem değişimi, artropati, dejeneratif eklem hastalığı, dejeneratif osteoartritis. eklem kıkırdağı ve subkondral kemiğin yapısal zedelenmesi veya tekrarlayan uzun anormal eklem fonksiyonları sonucu oluşur. Osteoartrit.

 

Osteoarthropathy : Eklem ve kemikleri etkileyen herhangi bir patolojik değişim veya hastalık. Kemik ve eklem hastalığı (tıp veya medikal terimi). Osteoartropati.

Osteoarthrosis : Eklem iltihabı. Osteoartroz.

Osteoblastic : Kemiklerin germ hücreleri ile ilgili. Osteoblastik. Kemikleri oluşturan hücrelerle ilgili. Kemik oluşumunu artırıcı etkinlik.

Osteochondritis : Osteokondiritis. Osteokondrit. Kemik ve kemik kıkırdağının bir arada gelişen yangısı.

İngilizce Osteone Türkçe anlamı, Osteone eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Osteone ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tombstone : Mezartaşı. Masa üstü aksesuar. Mezar taşı. Kaldırıldı. Arizona eyaletinde şehir.

Abiotic environment : Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Abiyotik çevre. Abiyotik ortam. Cansız çevre. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.

Sill : Denizlik (pencere için). Düzenli bir katman gibi, tortul kayaç tabakaları arasına sokulmuş kor kayaç yatağı. Dekorda kapıları ya da kemerleri alt taraftan sağlamlaştırmakta kullanılan demir kelepçe. Damar katman. Dayanmalık. Eşik. Pervaz. Dekorda tek basamağa verilen ad. Katman. Destek demiri.

 

Rock : Kaya. Kayalık. Irgalamak. Bir tür şekerleme. Rak. Rock yapmak (müzik). Kayaç. Sallayarak uyutmak. Sallamak. Şok etmek.

Petrifaction : Taş kesilme. Fosil. Taşlaşma. Taşıl.

Pebble : Çay taşı. Yüzeyi sertleştirmek. Çakıl. Çakıltaşı. Boyu 4 mm. ile 64 mm. arasında olan yuvarlak taş. İnce çakıl. Necef taşı. Ufak yuvarlak çakıl. Coğrafya, jeoloji alanlarında kullanılır. Graviye.

A site : A yeri. Ribozomun üzerinde amino asit taşıyan taşıyıcı rna ların bağlandığı yer. aminoasil yeri, aminoaçil yeri.

Stela : Kitabeli dikili taş. Dikili taş. Stel.

Whinstone : Yol yapımında kullanılan sert taş.

A cells : Alfa hücreleri. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Osteone synonyms : natural object, wall rock, clastic rock, rock outcrop, outcrop, chondrite, aardvarks, xenolith, whin, aardvark, bowlder, building material, monolith, haversian system, stretcher, bedrock, boulder, abductor muscle, hearthstone, abo blood groups system, stele, a chromosome, abacus bodies, foundation stone, a cell, ashlar, abramis zone, coping stone, calculus, aardwolf, whetstone, impost, crystallization.

Osteone zıt anlamlı kelimeler, Osteone kelime anlamı

Artifact : Yapay olgu. İlk insanların yaptığı sanat eseri. İnsan yapımı. Yapay doku. İnsan eliyle yapılmış şey. Tarih öncesi insanlarının yaptığı araç. Elişi. Yapı. Özellikle ilk insanların meydana getirdiği sanat eseri. İnsan eliyle yapılan şey.

Achromatic : Renksemez. Perdesi değişmeyen. Renksiz. Biyoloji, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Renk değişikliği yapmayan, ışığı renklerine ayırmadan kıran, akromatik, akromatoz. Renközü olmayan. (siyah, beyaz ve gri, renksemezdir). renkserin karşıtı. Akromatik. Renksiz; renk meydana getiren en küçük uyartıya duyarsız.