Overdrunk türkçesi Overdrunk nedir

  • Çok fazla içmek (özellikle alkollü içecekler).
  • Ölçüyü kaçırmak (içki vb).
  • Ölçüyü kaçırmak.
  • Fazla kaçırmak.

Overdrunk ingilizcede ne demek, Overdrunk nerede nasıl kullanılır?

Overdraft : Hesaptan çekilen fazla para. Provizyonu aşma. Kredili hesap. Çekin ilgili bankada karşılığı olmaması durumu. Açık kredi. Bankada hesapta bulunandan çekilmiş kısım. Karşılıksız çek. Kredi limitini aşan çek. Hesabından fazla para çekme izni.

Overdrafts : Fazla para çekme. Kredi limitini aşma.

Overdramatic : Abartılı biçimde rol yapılmış. Aşırı dramatik. Gereğinden çok dramatik.

Overdramatize : Aşırı dramatize etmek. Aşırı dramatik bir şekilde ifade etmek (ayrıca overdramatise). Aşırı dramatik bir biçimde canlandırmak.

Overdramatized : Aşırı dramatik bir biçimde canlandırmak. Aşırı dramatize etmek. Aşırı dramatik bir şekilde ifade etmek (ayrıca overdramatise).

Overdraw : Bankalardaki hesabı aşan tutarda çek yazmak. Abartarak anlatmak. Fazla germek (yay vb.). Hesaptan fazla para çekmek. Bankadaki hesaptan daha fazlası kadar çek çekmek. Abartmak. Hesabı aşmak. Hesap mevcudundan fazla para çekmek. Fazla para çekmek. Bankadaki hesabından fazla çekmek.

Overdrawn account : Provizyonsuz hesap. Karşılıksız hesap. Karşılığı olmayan sayışım. Karşılıksız sayışım. Borçlu hesap. Sınırı aşan hesap. Limit aşımına uğramış hesap. Limiti aşmış hesap.

 

Overdrawn : Banka hesabındaki çekmek için var olan para miktarını aşan. Limiti aşmış. Eksi bakiyeye sahip olan. Fazla çekilmiş. Limiti aşmış (kredi hesabı vb). Abartılı bir biçimde çekilmiş. Abartılmış. Aşırı miktarda çekilmiş (para).

Overdrank : Ölçüyü kaçırmak. Fazla kaçırmak. Ölçüyü kaçırmak (içki vb). Çok fazla içmek (özellikle alkollü içecekler).

Overdressed : Aşırı şık giyinmiş. Züppe görünüşlü. Göz alıcı bir şekilde giyinmiş. Duruma göre çok resmi giyinmiş.

İngilizce Overdrunk Türkçe anlamı, Overdrunk eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overdrunk ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go overboard : Aklı başından gitmek. Tekneden denize düşmek. Bir şeyi abartılı bir şekilde yapmak (özellikle aşırı derecede hevesli olma sonucu olarak). Hastası olmak. Aşırıya kaçmak. Tekneden veya gemiden çıkmak. Abartılı davranmak. Kapılmak. Aşırı davranışlar göstermek.

Occupy : Meşgul etmek. Zaptetmek. Doldurmak. İşgal etmek. -de oturmak.

Overcome : Zayıf düşürmek. Mağlup etmek. Altından kalkmak. Üstesinden gelmek. Yenmek. Başa çıkmak. Atlatmak. Başarmak. Hakkından gelmek. Haklamak.

Get the better of : Galip gelmek. Üstün olmak. -den kazançlı çıkmak. Üstesinden gelmek. Hakkından gelmek. Üstün gelmek. Sırtını yere getirmek. Üstün çıkmak. Alt etmek. Yenmek.

Know no bounds : Nerde duracağını bilememek. Ayarı olmamak. Ne zaman durması gerektiğini bilmemek. Sınır tanımamak. Ayarını bilmemek. Dozunu kaçırmak. Eğlencede sınır tanımamak.

 

Overeats : Tıka basa yemek. Çok yemek. Domuz gibi yemek. Gereğinden fazla yemek yemek. Tıkınmak. Fazla yemek. Çok yemek yemek. Fazla yemek yemek.

Overate : Gereğinden fazla yemek yemek. Çok yemek yemek. Fazla yemek. Tıka basa yemek. Domuz gibi yemek. Çok yemek. Tıkınmak. Fazla yemek yemek.

Infest : Kaplamak. Sarmak. (fare vb) istila etmek. Bürümek. İstila etmek (fare). Zarar vermek. İstila etmek. Etrafı sarmak. İstila etmek (bit veya kurt veya fare). Doldurmak.

Overdrunk synonyms : overdrank, overdrink, overeat, overdrinks, overdrinking, overeaten, defeat, invade.