Overrange türkçesi Overrange nedir
- Erimdışı.
Overrange ingilizcede ne demek, Overrange nerede nasıl kullanılır?
Overran : İstila etmek. Bir makineyi çok işletmek. Haddini aşmak. Uzamak. Fazla çalıştırmak (makine). Yeniden dizgi yapmak. Aşmak. Geçmek. Her tarafına yayılmak. Makine vb fazla çalıştırmak.
Overrate : Gözde büyütmek. Gereğinden fazla değer biçmek. Olduğundan fazla iyi saymak. Abartmak. Gözünde büyütmek. Olduğundan daha önemli saymak. Fazla değer vermek. Büyütmek. Önemsemek. Önemsiyor olmak.
Overrated : Gereğinden fazla değer verilmiş. Fazla değer biçilmiş. Abartılı takdir veya önem verilen. Abartılmış. Fazla değer verilmiş.
Overrates : Fazla değer vermek. Gözde büyütmek. Abartmak. Gereğinden fazla değer biçmek. Önemsiyor olmak. Olduğundan fazla iyi saymak. Fazla önem vermek. Gözünde büyütmek. Önemsemek. Olduğundan daha önemli saymak.
Overrating : Fazla değer vermek. Gözünde büyütmek. Fazla önem vermek. Olduğundan daha önemli saymak. Önemsiyor olmak. Abartmak. Gözde büyütmek. Büyütmek. Önemsemek. Olduğundan fazla iyi saymak.
Overreached : Yetişip geçmek. Uzanmak. Ötesine geçmek. Arka ayağı ön ayağına değmek (at). Aldatmak. Hile ile yenmek. Boyunu aşmak. Dolandırmak.
Overreacted : Aşırı tepki göstermek.
Overreact : Aşırı tepki göstermek.
Overreaching : Arka ayağı ön ayağına değmek (at). Boyunu aşmak. Yetişip geçen. Hile ile yenmek. Ötesine geçen.
Overreaches : Ötesine geçmek. Uzanmak. Aldatmak. Hile ile yenmek. Yetişip geçmek. Dolandırmak. Boyunu aşmak. Arka ayağı ön ayağına değmek (at).
İngilizce Overrange Türkçe anlamı, Overrange eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Overrange ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jut : Çıkıntı. Çıkıntı yapmak. Uzanmak. Çıkmak.
Eaves : Çatı saçağı. Çıkıntı. Saçak. Dam saçağı. Suyolu.
Jut out : Çıkmak. Çıkık olmak. Çıkıntı yapmak.
Fantail : Tavus kuyruklu güvercin. Gemi kıçında bulunan çıkıntılı kısım. Bir yelpaze gibi açılan kuyruk. Balık çeşidi. Kuş türü. Tavuskuşu kuyruğu.
Project : İzdüşürmek. Çıkıntı oluşturmak. Projesini hazırlamak. Planını çizmek. Göstermek. Atmak. Tahmin etmek. Yöneltmek. Kenara doğru çıkmak. Çıkık olmak.
Stick out : Ucu çıkmak. Dışarı uzatmak. Çıkmak. Bariz olmak. Uzatmak. Dayatmak. Diretmek. Besbelli olmak. Dayanmak. Katlanmak.
Protrude : Dışarı çıkartmak. Fırlamak. Dışarı fırlamak. Pırtlamak. Çıkıntı oluşturmak. Dışarı çıkmış olmak. Çıkıntı yapmak. Çıkarmak. Dışarı çıkmak. Dışarı uzanmış olmak.
Projection : Projeksiyon. Çıkıntı. Kristal cisimlerinin, kristal fiziksel özelliklerini (yüzeyler, kenarlar, kuşak bağıntıları, optik özelliklerle biçim ilişkileri), bir düzlem üzerine yansıtma. Tasarım. Yansıtma. Öngörme. Öznel bir yaşantıyı dış dünyaya bağlama; örneğin bireyin bir nesne, kişi ya da toplumsal kümede tasarladığı nitelikleri, duyguları ya da tutumları gerçekten varmış gibi düşünmesi. Uzanca. Oranlama. Sesi fırlatma.
Overrange zıt anlamlı kelimeler, Overrange kelime anlamı
Small : Küçük. Ufak tefek. Basit. Önemsiz. Arka. Ufacık. Mütevazi. Zayıf. Sıradan. Ufak.
Little : Azıcık. Az. Değersiz. Ufak şey. Küçük. Az miktarda. Az miktar. Genç. Birazcık. Önemsiz.
Underestimate : Hafife almak. Az olarak tahmin etmek. Gerçek değerinin altında paha biçmek. Hor görmek. Küçümsemek. Düşük olarak tahmin etmek. Küçük görmek. Önemsiz görmek. Azımsamak. Az tahmin etmek.

Bu kısımda Overrange kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Overrange ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Overrange anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Overrange ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.