Oxy türkçesi Oxy nedir

  • Oksi.
  • Sivri anlamında bir önek.
  • Asit anlamında bir önek.
  • Keskin anlamında bir önek.

Oxy ile ilgili cümleler

English: A water molecule is composed by three atoms: two hydrogen and one oxygen.
Turkish: Bir su molekülü üç atomdan oluşur: iki hidrojen ve bir oksijen.

English: A water molecule has two hydrogen atoms and one oxygen atom.
Turkish: Bir su molekülünün iki hidrojen atomu ve bir oksijen atomu vardır.

English: He died from lack of oxygen.
Turkish: Oksijen yetersizliğinden öldü.

English: Air is mainly composed of nitrogen and oxygen.
Turkish: Hava ağırlıklı olarak nitrojen ve oksijenden oluşur.

English: Body temperature rising, pulse rising ... he's in a state of oxygen deficiency.
Turkish: Vücut ısısı yükseliyor, nabız yükseliyor... Onun oksijen eksikliği durumu var.

Oxy ingilizcede ne demek, Oxy nerede nasıl kullanılır?

Oxy fuel gas mixture : Oksijenli yakıt gazı karışımı.

Oxyacetylene : Oksiasetilen. Oksijen-asetilen.

Oxyacetylene flame : Oksiasetilen alevi.

Oxyacetylene welding : Oksijen kaynağı.

Oxyacid : Oksi asit.

Oxydation : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Oksidasyon. Yükseltgenme. Bir öğecik ya da özdeciğin, eksicik vermesiyle görünür artı yükünü çoğaltması.

Oxydoreductases : Oksidoredüktazlar. Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. oksidasyon redüksiyon enzimleri.

 

Oxyde : Oksit. Oksijenin başka bir öğe ya da organik kök ile yaptığı bileşik.

Oxycam : Oksikam. Steroit yapısında olmayan, yangı giderici ilaçların bir grubu.

Oxygen apparatus : Oksijen teneffüs aygıtı.

İngilizce Oxy Türkçe anlamı, Oxy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Oxy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cattle : Büyükbaş. Sığır. Sığır ve davarlar. Mal. İnsanlar. Sığırlar. Memeliler (mammalia) sınıfının, toynaklılar (ungulata) üst takımının, çift parmaklılar (artiodactyla) takımının, geviş getirenler (ruminantia) alt takımından, mideleri dört odalı, ayaklarında daima üç parmak bulunan, üst kesici dişleri bulunmayan bir üst familya. boynuzlugiller (bovidae), geyikgiller (cervidae) ve zürafagiller (giraffidae) olmak üzere 3 familyası vardır. Öküz. Büyükbaş hayvan.

Sex chromosome : Bir yaratığın cinsiyetini belirleyen kromozom. Eşey kromozomu. Seks kromozomu. Cinsiyet kromozomu. Her iki eşeyde de benzer ya da değişik biçimde bulunan ve organizmanın eşeyinden sorumlu olan kromozomlar (x ve y kromozomları). seks kromozomu.

Cows : Yıldırmak. İnekler. Sindirmek. Korkutmak. Öküz.

Kine : Öküz. İnekler. İnek. Sözdışı biçimcik.

Bos : Basic operating system (temel işletim sistemi). Ibm'in. İlk bilgisayarlarda sürücüsüz olarak kullanılan ve artık modası geçmiş işletim sistemi (bilgisayar).

Oxen : Öküz (çoğul). Öküz. Öküzler.

 

Withers : Atın omuz başı. Hayvanın iki kürekkemiği arasındaki yer. Cıdağı. Georgia eyaletinde şehir.

Oxy synonyms : bos taurus, genus bos.

Oxy zıt anlamlı kelimeler, Oxy kelime anlamı

Planar : Yüzeysel. Düzleme ait. Düzlemsel. Düzeysel.

Linear : Doğrusal. Birinci derece. Çizgisel. Lineer.

Artless : Açıksözlü. Kültürsüz. Saf. Kaba. Sade. Saflık. Doğal. Basit. İçten. Hünersiz.