Oxydase türkçesi Oxydase nedir
- Moleküler oksijeni alıcı olarak kullanarak oksidasyon redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen herhangi bir enzim.
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Oksidaz.
Oxydase ingilizcede ne demek, Oxydase nerede nasıl kullanılır?
Polyphenol oxydase : Polifenol oksidaz. Moleküler oksijen kullanarak tirozini dihidroksifenilalanine oksitleyen tirozinaz, polifenolaz gibi enzimler.
Oxydation : Yükseltgenme. Bir öğecik ya da özdeciğin, eksicik vermesiyle görünür artı yükünü çoğaltması. Oksidasyon. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
Zone of oxydation : Paslanma kesimi. Yeryüzüne ya da yakınına çıkmış kükürtlü bir cevher yatağının, bol pasedon etkisiyle yeraltı su tablasına dek kükürt tozu olduğu, ısla paslaştığı, karbonatlaştığı kesim. (buradaki kimyasal çökelmeler, işletmeye yeterli olmayan metal tenörlerini işletilir duruma getirir.).
Acier inoxydable : Paslanmaz çelik. Krom, nikel gibi uygun metallerin katkısıyla havanın, nemin ve pek çok kimyasal özdeğin etkisine karşı dayancı artırılmış olan çelik türü.
Antioxydan : Oksidasyonu geciktiren veya önleyen. Antioksidan.
Hydrogen peroxyde : Hidrojen peroksit.
Oxyacid : Oksi asit.
Oxy fuel gas mixture : Oksijenli yakıt gazı karışımı.
Oxydoreductases : Bir bileşiğin indirgenmesiyle diğer bileşiğin oksidasyonunu katalizleyen herhangi bir enzim sınıfı. dehidrojenazlar, katalazlar, oksidazlar, redüktazlar, peroksidazlar gibi. oksidasyon redüksiyon enzimleri. Oksidoredüktazlar.
Oxyacetylene welding : Oksijen kaynağı.
İngilizce Oxydase Türkçe anlamı, Oxydase eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Oxydase ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Catabolize : Katabolize etmek.
Abiotic environment : Abiyotik çevre. Cansız çevre. Abiyotik ortam. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim ve inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi. Organizmanın topografi, jeoloji, iklim, inorganik besin maddeleri gibi biyolojik olmayan faktörlerden oluşan çevresi.
A cell : A hücresi. Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Change : Para bütünlemek. Tebdil etmek. Üzerini değişmek. Değişiklik. Çiftlerde başlama atışı yapan oyuncunun bundan sonra karşıdakilerin yapacağı 5 atışı karşılayacak olan takım arkadaşı ile yer değiştirmesi. Bozmak. Haline gelmek. Yer değiştirme. Değiştirmek. Dönüşmek.
A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri. A proteini.
Abramis zone : Akarsuların durgun akan bölgeleri. Abramis zonu. Akarsuların durgun akan ve abramis türlerinin baskın olduğu bölgesi.
Enzyme : Biyokimyasal tepkimeleri başlatan, hızlandıran ve tepkime sonunda başlangıç yapısını koruyarak tepkimeden ayrılan protein yapısındaki katalizör bileşikler. Ferment. Özgen. Canlı hücreler tarafından meydana getirilen, biyokimyasal tepkimelerde katalizör olarak görev yapan bir protein molekülü. katalizledikleri tepkimelerin tipine ve sayısına bağlı olarak, oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar. ferment. Anamaya. Canlı gözelerce bir taşıyıcı proteinle buna bağlı metal kümelerden üretilip dirilkimyasal tepkimeleri tezleştiren özdek. Dirilkimyasal tepkimeleri, her birine özgün biçimde tezgenleyen önemli tezgen türü önbesi özdeciği. Tepkiten. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Hayvansal veya bitkisel dokular tarafından sentezlenen, besin maddelerinin sindirilmelerini sağlayan, organizmada maddelerin parçalanma ve birleşmelerini düzenleyen, bu işlemlerin yönünü ve hızını belirleyen fakat işlem sırasında değişmeyen organik, protein tabiatında maddeler. katalizledikleri tepkimelerin tipine bağlı olarak oksidoredüktazlar, transferazlar, hidrolazlar, liyazlar, izomerazlar ve ligazlar olarak gruplandırılırlar.
Abo blood groups system : Abo kan grupları sistemi. Dokuz numaralı insan kromozomunda bulunan ve kırmızı kan hücresinde belli antijenleri gösteren bir alel sistemi.
Oxidase : Moleküler oksijenin oksijeni alıcı olarak kullanan oksidasyon-redüksiyon reaksiyonlarını katalizleyen herhangi bir enzim. Oksitleyici maya. Oksitleyici madde gibi etki yapan enzimler grubunun herhangi biri.
Oxydase synonyms : catabolise, breathe, aardvark, aardvarks, abiotic factor, oxidate, abductor muscle, a cells, acacia, oxidize, rust, peroxidase, alter, modify, a chromosome, abambulacral area, aardwolf, a site.
Oxydase zıt anlamlı kelimeler, Oxydase kelime anlamı
Deoxidize : Oksijenini çıkarmak. Oksijenini gidermek. Oksijensizleştirmek. Oksitsizleştirmek. Oksitsizleşmek. Pasını gidermek.
Deoxidise : Pasını gidermek. Oksijensizleştirmek. Oksitsizleşmek. Oksitsizleştirmek. Bir maddenin oksijen kaybına neden olmak (kimya) (deoxidize olarak da yazılır). Oksijenini çıkarmak. Oksijenini gidermek. (britanya ingilizcesi) oksijenini gidermek.
Stay : Ertelemek. Kalış. Kalma. Durdurmak. Geçiştirmek. Oyalanmak. Durmak. Sabitlemek. Kalma süresi. Beklemek.

Bu kısımda Oxydase kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Oxydase ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Oxydase anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Oxydase ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.