Antioxydan türkçesi Antioxydan nedir

Antioxydan ingilizcede ne demek, Antioxydan nerede nasıl kullanılır?

Antioxidant : Oksidasyonu engelleyen madde. Oksidasyonu önleyici. Oksidasyonu azaltan veya önleyen maddeler. Oksitönler. Canlı vücuduna dışarıdan alınan veya biyolojik olaylar sonucunda oluşan serbest radikalleri yok eden veya oluşmasını önleyen, yükseltgenmeyi engelleyici. yüksek düzeyde yağ içeren yemlerin acılaşmasını önlemek için yemlere katılan maddeler. Oksitlenme önleyici. Oksitlenmesavar. Antioksijen. Pas önleyici.

Antioxidants : Antioksidanlar. Oksidasyonu engelleyen madde. Antioksidan.

İngilizce Antioxydan Türkçe anlamı, Antioxydan eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Antioxydan ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inhibitor : Bir kimyasal tepkimenin hızını yavaşlatmak ve kimi zaman da durdurmak için kullanılan kimyasal özdek. Geciktirici. Biyoloji, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gelişmeyi engelleyici. enzimle katalize edilen reaksiyonların hızını azaltan veya tamamen yok eden madde. Yavaşlatıcı. Bir faliyeti veya olayı kontrol eden veya önleyen madde, inhibitör. İnhibitör. Engelleyici. Menetme. Tezgenin çalışmasını önleyerek, tepkime hızını azaltan katışkı.

 

E : (müzik terimi) c- majör gamının üçüncü aralığı. Ekstazi. Zayıf not. İngiliz alfabesinin beşinci harfi. Mi. Eks.

Se : Güney ve doğunun tam ortasındaki pusula istikameti. Gd.

Glutathione peroxidase : Yapısında 4 selenyum atomu içeren, glutasyonun oksidasyonuyla, hücre zarları için oksidatif etkili olan hidrojen peroksit ve organik peroksitlerin suya ve alkollere indirgenmesini sağlayan, etkinliği için selenyuma ihtiyaç duyan, oksidoredüktaz sınıfından bir enzim, gsh-px. Glutatyon peroksidaz. Glütatyon peroksidaz. Gsh-px. Glutatyonun oksidasyonuyla hidrojen peroksit ve organik peroksitlerin detoksifiye edici indirgenmesini kataliz eden oksidoredüktaz sınıfının bir enzimi.

Tocopherol : Bitkilerde sentezlenen, alfa, beta, gama ve delta gibi çeşitleri olan, e vitamini etkisi gösteren, yan zincirleri doymuş bileşikler. doğada en çok bulunan ve en büyük biyolojik aktiviteyi gösteren alfa tokoferoldür. Tokoferol. E vitamini. Yağda çözünen ve normal üreme için hayati önemde ve önemli bir antioksidan olan vitamin (e vitamini esas olarak sütte, bitki yağlarında, tüm yeşil tahıllarda, bitki yapraklarında ve buğday yağında bulunur). Takoferol.

Antioxidant : Oksit giderici. Pas önleyici. Oksitlenme önleyici. Oksidasyonu azaltan veya önleyen maddeler. Oksitönler. Canlı vücuduna dışarıdan alınan veya biyolojik olaylar sonucunda oluşan serbest radikalleri yok eden veya oluşmasını önleyen, yükseltgenmeyi engelleyici. yüksek düzeyde yağ içeren yemlerin acılaşmasını önlemek için yemlere katılan maddeler. Antioksidant. Oksidasyonu engelleyen madde.

Rust inhibitor : Pas önleyici. Pas önleyici madde. Pas inhibitörü.

 

C : Yüz (romen rakamı). Temizleme, temizlenme. ilaçların karaciğer ve böbreklerden atılmalarının ne derece verimli olduğunu gösteren ve birim zamanda anılan organlarda ilaçlardan temizlenen plazma hacmini ifade eden kantitatif değer. bir dakikada böbrekler tarafından herhangi bir maddeden temizlenen plazma miktarı veya kan plazmasında bulunan herhangi bir maddenin arınma değeri, arınma. böbrekte glomeruler süzme hızı ve böbreğin iş görme kapasitesi için bir ölçüdür. Do nota. Karbonun simgesi. İngiliz alfabesinin üçüncü harfi. Orta. Do (müzik terimi). C programlama dili. Romen rakamları dizisinde 100 sayısı.

Vitamin e : Üreme işlevinin normal oluşunda, kas gelişiminde, eritrositlerin hemolize karşı direnç kazanmasında ve vücut içi ve çeşitli biyokimyasal olaylarda rol oynayan, antioksidan özelliğe sahip, yağda eriyen bir vitamin. Tahıl tohumlarının yağında, yumurta, karaciğer, yeşil bitkiler, süt yağı ve bitkisel yağlarda doğal olarak bulunan ve sentetik olarak da üretilen, bitkilerde sentezlenen özellikle tokoferol ve tokotrienol bileşikleri olmak üzere en az 8 bileşikten ibaret (en etkin olanı alfa-tokoferol), başlıca işlevi bir antioksidan olarak zar fosfolipitlerinde bulunan doymamış yağ asitlerini peroksidasyona karşı korumak olan, canlıların üremesinde, kas gelişiminde, bağışık cevabın artmasında ve alyuvarların hemolize direnç göstermesinde rol oynayan, kas dejenerasyonları ve karaciğer nekrozunu önleyici, kalp hastalığı, katarakt, kanser gelişmesine karşı koruyucu olan, bağırsaklarda emilim bozuklukları dışında eksikliğine pek rastlanmayan, yağda çözünen bir vitamin, alfa-tokoferol. E vitamini. Tokoferol. Yağda çözünen ve normal yeniden üretim için gerekli ve önemli bir antioksidan olan vitamin (e vitamini temel olarak sütte, bitkisel yağlarda, tam tahıllı gevreklerde, bitki yapraklarında ve buğday tohumu yağında bulunur).

Ascorbic acid : Birçok sebze ve meyvelerde bulunan, çoğu enzimin optimum işlevi için gerekli olan, eksikliğinde skorbüt hastalığı yapan ve yara iyileşmesinde gecikme ortaya çıkan, suda çözünen bir vitamin, askorbik asit. Askorbik asit. C vitamini. Eritorbik asit. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Metabolizma sırasında oksidasyon ve redüksiyon reaksiyonlarının düzenlenmesini sağlayan, eksikliği bağ dokusunda bozulmalara neden olan, meyve ve sebzelerde bulunan, suda eriyen bir vitamin.

Antioxydan synonyms : atomic number 34, beta naphthol, vitamin c, selenium, carotenoid, antioxidants.

Antioxydan zıt anlamlı kelimeler, Antioxydan kelime anlamı

Activator : Harekete geçirici. Aktivatör. Etkinleştiren eden kimse. Aktifleştirici. Aktive edici. Canlandırıcı. Etkileştirici. Aktivator. Bir şeyi harekete geçiren kimse. Etkinleştirici.