Antioxidant türkçesi Antioxidant nedir
- Oksidasyonu engelleyen madde.
- Oksitlenmesavar.
- Oksit giderici.
- Oksitönler.
- Oksitlenme önleyici.
- Oksidasyonu önleyici.
- Antioksidant.
- Antioksijen.
- Veterinerlik alanında kullanılır.
- Antioksidan.
- Oksidasyonu azaltan veya önleyen maddeler.
- Canlı vücuduna dışarıdan alınan veya biyolojik olaylar sonucunda oluşan serbest radikalleri yok eden veya oluşmasını önleyen, yükseltgenmeyi engelleyici. yüksek düzeyde yağ içeren yemlerin acılaşmasını önlemek için yemlere katılan maddeler.
- Pas önleyici.
Antioxidant ingilizcede ne demek, Antioxidant nerede nasıl kullanılır?
Antioxidants : Antioksidan. Oksidasyonu engelleyen madde. Antioksidanlar.
İngilizce Antioxidant Türkçe anlamı, Antioxidant eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Antioxidant ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Rust inhibitor : Pas önleyici madde. Pas inhibitörü.
Tocopherol : Bitkilerde sentezlenen, alfa, beta, gama ve delta gibi çeşitleri olan, e vitamini etkisi gösteren, yan zincirleri doymuş bileşikler. doğada en çok bulunan ve en büyük biyolojik aktiviteyi gösteren alfa tokoferoldür. Yağda çözünen ve normal üreme için hayati önemde ve önemli bir antioksidan olan vitamin (e vitamini esas olarak sütte, bitki yağlarında, tüm yeşil tahıllarda, bitki yapraklarında ve buğday yağında bulunur). Takoferol. Tokoferol. E vitamini.
A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.
A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.
A dna : Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi. A dna.
Selenium : Selenyum. Selen. Hücre zarlarını serbest radikallere karşı koruyan, böylece kromozomların zarar görmesini engelleyen, bağışıklığı uyaran, zehirli ağır metallere karşı vücudu koruyan, antioksidan özellikli esansiyel iz element.
Vitamin c : Birçok sebze ve meyvelerde bulunan, çoğu enzimin optimum işlevi için gerekli olan, eksikliğinde skorbüt hastalığı yapan ve yara iyileşmesinde gecikme ortaya çıkan, suda çözünen bir vitamin, askorbik asit. C vitamini. Metabolizma sırasında oksidasyon ve redüksiyon reaksiyonlarının düzenlenmesini sağlayan, eksikliği bağ dokusunda bozulmalara neden olan, meyve ve sebzelerde bulunan, suda eriyen bir vitamin. Başta turunçgiller olmak üzere domates, yeşil sebzeler, meyveler ve sütte bol miktarda bulunan, metabolizma sırasında oksidasyon ve redüksiyon reaksiyonlarının düzenlenmesini sağlayan, prolinin hidroksilasyonunda, kollaje sentezinde, trozinin yıkımında, trozinden epinefrin sentezinde, steroit hormonların ve safra asitlerinin oluşumunda görev alan, demir emilimini artıran ve antioksidan olarak görev yapan, bağ dokunun gelişimi, kemiklerin kalsifikasyonu, bağışıklığın artırılması için gerekli, insan, maymun, kobay, bazı kuş ve balıklar hariç diğer hayvanların organizmasında l-glukanolakton oksidaz enzimi aracılığıyla glukoz ve galaktozdan sentezlenen, eksikliğinde bağ dokusunda bozulmalar, yaygın kanamalar, yara iyileşmesinde gecikme, kemik hasarı biçiminde kendini gösteren iskorbüt hastalığına neden olan, suda çözünen bir vitamin, askorbik asit, antiiskorbüt vitamin, eritorbik asit. Çoğunlukla meyve ve sebzelerde bulunan gerekli vitamin. Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
Glutathione peroxidase : Glütatyon peroksidaz. Gsh-px. Yapısında 4 selenyum atomu içeren, glutasyonun oksidasyonuyla, hücre zarları için oksidatif etkili olan hidrojen peroksit ve organik peroksitlerin suya ve alkollere indirgenmesini sağlayan, etkinliği için selenyuma ihtiyaç duyan, oksidoredüktaz sınıfından bir enzim, gsh-px. Glutatyon peroksidaz. Glutatyonun oksidasyonuyla hidrojen peroksit ve organik peroksitlerin detoksifiye edici indirgenmesini kataliz eden oksidoredüktaz sınıfının bir enzimi.
Abattoir : Hayvanların etleri için kesildikleri yerler, hlk. ekdi. Salhane. Mezbaha. Kesimevi.
Antioxidant synonyms : atomic number 34, beta naphthol, rust preventative, c, abaxial, carotenoid, se, abdomen, a amplitude mod, anticorrosive, abdominal palpation, a crochordon, antioxidants, inhibitor, abamectin, anti rust, vitamin e, a c deformity, ascorbic acid, a clay, e, abdominal pain, abdominal fat necrosis, antioxydan, abdominal distention, anticorrosives, antirust, abdominal ovariectomy.
Antioxidant zıt anlamlı kelimeler, Antioxidant kelime anlamı
Activator : Canlandırıcı. Aktive edici. Aktivator. Harekete geçirici. Etkileştirici. Aktifleştirici. Etkinleştiren eden kimse. Bir şeyi harekete geçiren kimse. Aktivatör. Etkinleştirici.

Bu kısımda Antioxidant kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Antioxidant ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Antioxidant anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Antioxidant ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.