Pacemakers türkçesi Pacemakers nedir

  • Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.
  • Alanında lider.
  • Yarışta hızı ayarlayan kimse.
  • Örnek alınan kişi.
  • Örnek alınan kimse.
  • Kalp temposunu ayarlayan alet.
  • Kalbin atış hızını ayarlayan aygıt.
  • Alanında öncü.
  • Düzenli kendiğinden uyarı veren kap veya bağırsağın özel sinir hücreleri.
  • Pacemaker.
  • Kalp pili.

Pacemakers ingilizcede ne demek, Pacemakers nerede nasıl kullanılır?

Cardiac pacemaker : Kalp hızlandırıcı. Kalbin uyarı odağı. Düzenli aralıklarla kalp kaslarına zayıf elektrik akımı vererek kalp atışını düzenleyen ve canlandıran elektronik cihaz (kardiyoloji). Kalp pili. Sinoatriyal düğüm. Kardiyak pacemaker. Kalbin atış hızını ayarlayan aygıt.

Heart pacemaker : Kalp ritmi düzenleyici.

Pacemaker : Yürütücü doku. Önder odak. Hareketi başlatan, hareket hızını kontrol eden odak, peysmeyker, önder odak. kalbin peysmeykeri sino-atriyal düğümdür. Kalbin atış hızını ayarlayan aygıt. Kalp pili. Örnek alınan kimse. Düzenli kendiğinden uyarı veren kap veya bağırsağın özel sinir hücreleri. Kalp temposunu ayarlayan alet. Peysmeyker. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.

Spaceman : Uzayadamı. Uzaylı. Uzay adamı. Astronot.

İngilizce Pacemakers Türkçe anlamı, Pacemakers eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pacemakers ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Example : Numune. Ders. Misal. Mesala. Kip. Anlatılmak istenen bir düşünceyi açıklamak için ileri sürülen ve onu daha somut hale getiren olay ya da olgu. bir bütünün özelliklerini belirtmek amacıyla ondan alınan ya da ayrılıp verilen küçük parça. Örnek. İbret.

Racehorse : Koşu atı. Yarış atı.

Pace maker : Peysmekır. Kalp cihazı.

Pacer : Rahvan giden at.

Cardiac pacemaker : Sinoatriyal düğüm. Kardiyak pacemaker. Kalp hızlandırıcı. Kalbin uyarı odağı. Düzenli aralıklarla kalp kaslarına zayıf elektrik akımı vererek kalp atışını düzenleyen ve canlandıran elektronik cihaz (kardiyoloji).

Model : İki veya daha fazla değişken arasındaki ilişkiyi cebirsel terimlerle ifade eden bir matematiksel yapı. Bilgisayar, fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bir kentin bugünkü durumu ve gelecekte alması istenen biçim göz önünde tutularak, kentin oluşumunu biçimlendiren almaşık etkenleri sınamak ve herbirinin davranışlarını önceden kestirmek amacıyla kurulan simgesel denklem. Bir nesnenin ya da bir işlemin yapımında kılavuzluk eden ve aslının niteliklerimi değişik bir ölçü içinde taşıyan nesne ya da işlem birimi, anlamdaş taslam. Yaratmak (çamur veya mum vb'nden heykel). Model. Kesin bir kuram olmayıp, öğecik, çekin vb. yapısı için benzetme yoluyla ortaya atılan matematiksel yaklaşık yöntem. Kalıbını çıkarmak. Giymek (defilede belirli bir giysiyi). Modellik yapmak.

Pacesetter : Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Öncü. Lider.

 

Exemplar : Numune. Nüsha. Sembol. Misal. Model. Timsal. Kopya. Suret. Simge. Örnek.

Pacemaker : Peysmeyker. Diğer organ ya da hücrelerin faaliyet oranını belirleyen hücre ya da organ kısmı. yürekteki normal yürek çarpmasını başlatan ve devam ettiren sinoatriyal ve sinoaurikular düğüm. dışarıdan bir uyan olmaksızın ritmik faaliyetin başlaması ve devamını sağlayan nöronlar. Önder odak. Diğerlerine örnek olan kimse.

Pacesetters : Lider. Öncü. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi.

Pacemakers synonyms : good example, race horse, bangtail.