Pacemaker türkçesi Pacemaker nedir

  • Önder odak.
  • Kalp pili.
  • Yürütücü doku.
  • Alanında öncü.
  • Örnek alınan kişi.
  • Kalp atışlarını düzenleyen aygıt.
  • Kalp temposunu ayarlayan alet.
  • Biyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Alanında lider.
  • Diğer organ ya da hücrelerin faaliyet oranını belirleyen hücre ya da organ kısmı. yürekteki normal yürek çarpmasını başlatan ve devam ettiren sinoatriyal ve sinoaurikular düğüm. dışarıdan bir uyan olmaksızın ritmik faaliyetin başlaması ve devamını sağlayan nöronlar.
  • Peysmeyker.
  • Örnek alınan kimse.
  • Diğerlerine örnek olan kimse.
  • Düzenli kendiğinden uyarı veren kap veya bağırsağın özel sinir hücreleri.
  • Yarışta hızı ayarlayan kimse.
  • Kalbin atış hızını ayarlayan aygıt.
  • Hareketi başlatan, hareket hızını kontrol eden odak, peysmeyker, önder odak. kalbin peysmeykeri sino-atriyal düğümdür.

Pacemaker ile ilgili cümleler

English: Tom has a pacemaker.
Turkish: Tom'un bir kalp pili var.

English: I've got a pacemaker.
Turkish: Benim bir kalp pilim var.

Pacemaker ingilizcede ne demek, Pacemaker nerede nasıl kullanılır?

Cardiac pacemaker : Kardiyak pacemaker. Kalp pili. Düzenli aralıklarla kalp kaslarına zayıf elektrik akımı vererek kalp atışını düzenleyen ve canlandıran elektronik cihaz (kardiyoloji). Sinoatriyal düğüm. Kalbin atış hızını ayarlayan aygıt. Kalbin uyarı odağı. Kalp hızlandırıcı.

 

Heart pacemaker : Kalp ritmi düzenleyici.

Pacemakers : Örnek alınan kimse. Pacemaker. Kalp temposunu ayarlayan alet. Kalp pili. Alanında öncü. Kalp atışlarını düzenleyen aygıt. Düzenli kendiğinden uyarı veren kap veya bağırsağın özel sinir hücreleri. Örnek alınan kişi. Yarışta hızı ayarlayan kimse. Alanında lider.

Spaceman : Uzay adamı. Uzaylı. Uzayadamı. Astronot.

Spacemen : Uzay adamı. Astronot. Uzayadamı. Uzaylı.

İngilizce Pacemaker Türkçe anlamı, Pacemaker eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Pacemaker ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Pacemakers : Pacemaker.

Pacesetter : Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Öncü. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün. Lider.

Electronic device : Elektronik cihaz. Elektronik ünite.

Pacesetters : Lider. Öncü. Kendinden sonra gelenler için standartlar koyan kişi. Kendinden sonra gelenler için standartlar getiren ürün.

Cardiac muscle : Kalp kası. Kalp duvarında birbirine seri bağlanmış çok sayıda hücreden oluşan kas lifleri ve lifleri enine kesen düşük dirençli interkale diskler bulunan, çizgili olan, istemsiz çalışan, otonom sinirlerle kontrol edilen ve ayrıca kendiliğinden düzenli uyarılar oluşturabilen bir kas dokusu tipi, miyokardiyum, miyokart.

Pace maker : Kalp cihazı. Peysmekır.

Cardiac pacemaker : Kalp hızlandırıcı. Düzenli aralıklarla kalp kaslarına zayıf elektrik akımı vererek kalp atışını düzenleyen ve canlandıran elektronik cihaz (kardiyoloji). Sinoatriyal düğüm. Kalbin uyarı odağı. Kardiyak pacemaker.

Heart muscle : Kan pompalayan vücut organı. Kalp kası.

Pacemaker synonyms : artificial pacemaker, sinoatrial node, sa node.