Pana nedir, Pana ne demek

Teknik terim anlamı:

Ucunda bez bağlanmış uzun bir deynekten oluşan fırın temizleme aracı.

Pana ile ilgili Cümleler

    Pan ile ilgili Cümleler

    • Pan Am uçuşuydu.
    • Peter Pan rolünü oynayan çocuk kim?
  • Gemi Panama Kanalından geçti.
  • Panama Kanalı Atlantiği Pasifikle bağlar.
  • Panama Kanalı'ndan geçtik.
  • Aralık 1989'da, askerleri Panama'ya gönderdi.
  • Sahiplendiğimiz kız Panamalı.
  • Birçok Amerikan savaş gemisi Panama'ya gönderildi.

Pana anlamı, kısaca tanımı

Panadol : Asetaminofenin ticari adı. Parasetamol

Panadora : Domates.

Panadura : Domates.

Panaeolus : Yapısında psilosibin ve psilosin adlı 4-hidroksitriptamin türevi psikoetkin alkaloitler içeren bir mantar türü.

Panak : Üzgün, sıkılgan, sessiz. Ayı yavrusu. Sopa.

Panar : Alevli ateş.

Panarisyum : Sığırlarda Fusobacterium necrophorum ve Bacteroides melaninogenicus’in başlıca patojen olduğu, parmak arası bölgede deri altı dokusunun şiddetli yangısıyla belirgin karışık bakteriyel enfeksiyon, sığır nekrobasillozisi, hlk. tabak. Çoğunlukla travma sonrası gelişir.

Panarteritis : Atardamar duvarının tüm tabakalarının yangısı.

Panarteritis nodoza : Poliarteritis nodoza.

Panartritis : Vücuttaki tüm eklemlerin yangılanması.

Panatrofi : Tüm vücut dokularının küçülmesi. Organizmada tüm doku ve oluşumları tutan ileri derecede zayıflama ve bitkinlikle belirgindir.

 

Panavır : Gürbüz, şişman (çocuk).

Panavision : Geniş görüntülüklü birkaç işlemin ortak adı. (Panavision'un Super-Panavision, Ultra-Panavision çeşitleri de vardır).

Panavur : Gürbüz, şişman (çocuk).

Panayır sineması : Özellikle sinemanın ilk dönemlerinde, yerleşik sinemanın yaygınlaşmadığı sıralarda gezici sinemanın panayır panayır dolaşan çeşidi.

Panayır tiyatrosu : Panayırlarda, açık havada, genellikle açık saçık güldürüler oynayan tiyatro. Ülkemizde kukla ve gölge oyunları sunan tiyatrolar için de bu terim kullanılır. Panayırlarda, oraya gelenleri eğlendirmek üzere kurulan, kaba çizgili, bazen açık saçık güldürüler oynayan topluluk.

Panaz : Sersem. Yoksul, geçim sıkıntısı çeken. Fener. Darmadağınık. Gece, çıra, meşale ve benzerleri kuvvetli ışıkla kuş, balık gibi hayvanları sersemleterek yapılan av. Işıkta duran bir kimsenin karanlığa çıkınca gözlerinin görememesi, tavukkarası. Avuç.

Panaz olmak : Sersem olmak, şaşırmak. Gece karanlıkta yolunu şaşırmak.

Sergi ve panayır ayrıcalığı : Hükümetin izni ile açılan sergi ve panayırlarda yaptıkları tecimsel çalışmalardan elde olunan kazançlar (Türkiye'de başkaca yeri ve sürekli temsilcileri bulunmamak koşulu ile). Bu sergi ve panayırlarda yapılacak erkin uğraşı çalışmalarından elde olunacak kazançların gelir vergisi ile bağımlı tutulmamaları.

Super panavision : Panavision'un bir çeşidi (65 mm'lik negatif film üzerine saptanan görüntülerin, sıkıştırmaçla 35 mm'lik filme aktarılmasına dayanır).

Ultra panavision : Panavision geniş görüntülük işleminin bir çeşidi.

 

Panama : Orta Amerika'da yetişen bir bitkinin yapraklarından örülmüş yumuşak hasır şapka. Özel olarak dokunmuş bir kumaş türü.

Panamalı : Panama Cumhuriyeti halkından olan kimse.

Panayır : Belli zamanlarda ve genellikle küçük yerleşim birimlerinde kurulan, sergi niteliğini de taşıyan büyük pazar.

Panayır yeri : Panayırın kurulduğu alan. Çok kalabalık yer.

Panayırcı : Panayırda satış yapan kimse.

Panayırcılık : Panayırcının işi veya mesleği.

Diğer dillerde Pamuklu yol lastiği anlamı nedir?

Fransızca'da Pamuklu yol lastiği nedir ? : boyau de route en coton