Paragon türkçesi Paragon nedir

  • Numune.
  • Yirmi puntoluk harf.
  • İndiana eyaletinde yerleşim yeri.
  • En iyi örnek.
  • Mükemmel olduğu kabul edilen örnek.
  • Kusursuzluk örneği.
  • Erdem örneği.
  • Mükemmel numune.
  • Kusursuz elmas.

Paragon ingilizcede ne demek, Paragon nerede nasıl kullanılır?

Paragon of virtue : Fazilet örneği.

Paragon steel : Paragon çeliği.

A paragon of virtue : Fazilet örneği.

Paragonimiases : Akciğer kelebeği hastalığı. Paragonimozis.

Paragonimiasis : Paragonimiyaz. Akciğer kelebeği hastalığı. Paragonimozis.

Paraglider : Planör paraşüt.

Paragoge : Kelimenin sonuna bir hece eklenmesi. Kelime eki.

Paraganglioma : Paragangliyom.

Paragenesis : Birlikte oluşum. Parajenezi. Kayaçlarda ve filizlerde minerallerin belirli bir kuralla yan yana birlikte bulunmaları. Parajenez.

Parage : Rütbe itibarıyla eşitlik.

İngilizce Paragon Türkçe anlamı, Paragon eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paragon ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exemplification : Örnek. Tam ve eksiksiz onaylı suret. Resmi mühürlü suret. Örneklendirme. Örnekleme. Timsal. Misal. Resmi onaylı suret. Sembol.

Norm : Örnek. Norm. Sayılamsal ortalama ya da tipik değer. yaş kümeleri ya da sınıf kümeleri gibi belli kümelerin ölçünlendirilmiş bir test uygulaması sonucu gösterdikleri ortalama başarı. Kaide. Fels.ilke. Bireyler arası ilişkileri ya da bir gidişi yöneten, yaptırıma bağlanmış davranış kuralları. Düstur. Bir bireyin ırasını, davranışını ya da bir toplumun biçimini, işlevini yargılamada baş vurulan ölçü. Standart.

 

Ideal : Mükemmel. Gerçekte değil de ancak düşüncede var olan şey. erişilmesi düşünülmeyen ya da her zaman gerçekleşemeyen, ancak uğrunda özveride bulunmaktan çekinilmeyen yüce düşünce, dilek. İnsan bilinçliliğinin, nesnel olguları öznel tasarımlar, kavramlar, düşünceler biçiminde yansıtması niteliği. Mükemmel şey. Mefkure. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Hayali. Ülkü. Yetkin örnek. Toplum yaşamının türlü alanlarında insan eylem ve etkinliklerinin ulaşmayı amaçladığı, tasarım-sal yetkin erek.

Patterns : Kalıp. Eşantiyon. Şablon. Model. Patron (elbise). Örnek. Modeller.

Perfection : Eşsiz örnek. Tekamül. Mükemmellik. Bitirme. Mükemmeliyet. İkmal. Kusursuzluk. Kusursuz kişi ya da şey. Bir ölçme aracı ya da bir ölçme sürecinin ölçüm yanılgılarını en aza indirgeme yeteneği. Mükemmelleştirme.

Gold standard : Altın para standardı. Altın esası. Altın para sistemi. Altına bağlı olan parasal sistem (altın sabit fiyata ayarlanmıştır ve kanuni para olarak kullanılabilir). Altın ayarı. Altın kuralı. Altın ölçüsü. Altın standart. Para değerine altını esas tutma kuramı. Para değerine altının dayanak olarak alınması.

Essayed : Deneme. Denemek. Kalkışmak. Yapmaya kalkışma. Tecrübe. Yapmaya kalkışmak. Tecrübe etmek. Rapor. Tahrir.

Crackerjack : Mükemmel bir şey. Büyük yeteneği olan kimse. Alanında uzman. Konusunda uzman. Konusunda ehil. Çok yetenekli kimse. Alanında son derece yetenekli. Tatlı mısır çerezi. Mısır şekeri.

 

Idol : Çok sevilen (kimse veya şey). Sanem. Mabut. Saplantı. Çok sevilen kimse. Put. Çok sevilen kimse şey. Tapıncak. Tapılan kimse.

Paragon synonyms : role model, jimhickey, class act, jimdandy, paragoning, nonpareil, model, apotheosis, paradigm, exemplifications, saint, models, pattern, exemplar, nonesuch, nonsuch, archetypes, beau ideal, paragons, exemplars, example, phoenix, essay, humdinger.

Paragon ingilizce tanımı, definition of Paragon

Paragon kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To hold comparison. A match. A companion. To be equal. To put in rivalry or emulation with. To parallel. To compare. An equal.