Paralleling türkçesi Paralleling nedir

Paralleling ingilizcede ne demek, Paralleling nerede nasıl kullanılır?

Parallelism : Muvazilik. Benzerlik. Paralelcilik. Paralellik. Birbirleriyle hiçbir ilişki ve değinileri olmayan halk kültürlerinde benzer halkbilim ürün ve olaylarının gelişimi ya da tüm halk kültürlerinde varlığı ileri sürülen doğrusal evrim. bk. koşut gelişim. krş. yayılım, temel düşünce, dağılım. Koşutçuluk. Paralelizm. Koşutluk.

Parallelize : Paralellestirmek.

Cultural parallelism : Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi. Kültürel paralelcilik. Ekinsel koşutluk.

Price parallelisme : Fiyat paralelliği. Azel piyasasındaki işletmelerin, üretecekleri mal miktarı birbirlerine bağlı olduğundan, karlarını azaltacak fiyat rekabetinden kaçınmak için aynı fiyatı koyma eğilimi. krş. fiyat karteli, faiz karteli, kartel.

Psychophysical parallelism : Ruhsal-fiziksel paralelcilik.

Parallel bars : Jimnastik aleti. Paralel. Paralel bar. Paralel çubuklar.

Parallel circuits : İletkenlerin, akımın kollar arasında bölüşülmesini sağlayacak biçimde koşut olarak bağlandığı çevrimler, anlamdaş yankol çevrimi. Yanaşık çevrimler. Paralel devre.

 

Parallel classification : Paralel sınıflandırma. Kitaplık gereçlerini hem belirli bir sınıflama yöntemine hem de boy ve türlerine göre ayırma. Koşut sınıflama.

Parallel architecture : Paralel mimari.

Parallel arrangement : Raf yüksekliğinden yararlanmak amacıyla kitapların raflarda boylarına göre sıralanması. Boy sıralaması.

İngilizce Paralleling Türkçe anlamı, Paralleling eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Paralleling ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Matching : Eş. Birbirine giden. Uyarlama. Eşleştirme. Uyumlu. Uydurma. Eşleşen. Denk. Uyuşturma. Eşleme.

Matchings : Uyarlama. Eşleştirme. Uyumlu. Denk. Eşleşen. Uygun. Eşleme. Uyuşturma. Uydurma.

Comparison : İki veya daha çok sayıdaki dilin birbirine benzeyen ve benzemeyen yanlarını ortaya koymak üzere yapılan karşılaştırma. dil akrabalıklarının ortaya konmasında bu türlü çalışmaların önemli etkisi olmuştur. İlişki. Benzeti. Teşbih. Mukayese. Üstünlük derecesini gösterme. Benzetiş. Benzetme.

Confront : Kötülemek. Karşı durmak. Üstüne gitmek. Yüz yüze gelmek. Yüz yüze getirmek. Karşısına çıkmak. Zıt düşmek. Yüzleştirmek. Karşı koymak.

Check : Denetleme yapmak. Tutmak. Kontrol altına almak. Kontrolden geçirmek (birini veya bir şeyi). Kontrol işareti koymak. Gemlemek. Kontrol etmek. Bagaja vermek (bavulu). Karelerle kaplamak. Kısmak.

Compare : Karşılaştırılmak. Oranlamak. Benzemek. Üstünlük derecesini göstermek. Mukayese etmek. Benzetmek. Karşılaştırma yapmak. Kıyas etmek.

 

Confronting : Yüzleştirmek. Yüz yüze getirmek. Karşı koymak. Çelişen. Zıtlaşma. Yüzleşen.

Collations : Hafif yemek. Derleme. Aperatif. İstihbarat tasnifi. Harmanlama. Mirasta iade. Demet. Tanımlama.

Compare with : Kıyaslanmak. Mukayese edilmek. Kıyaslama yapmak.

Paralleling synonyms : parallelling, checks, correspondence, set, collation, confronts, equates, comparing, crosschecks, position, parallelled, analogies, collates, benchmark, class with, analogize, confront with, equate, crosscheck, parallels, paralleled, contrast, balance, put, analogise, compares, checking, confront somebody with, place, parallel, comparativus, comparisons, confronted.

Paralleling zıt anlamlı kelimeler, Paralleling kelime anlamı

Dissimilarity : Ayrılık. Başkalık. Benzeşmezlik. Farklılık. Benzemezlik. Benzersizlik.