Cultural parallelism türkçesi Cultural parallelism nedir
- Kültürel paralelcilik.
- Değişik uygarlıkları olan toplumlarda aynı olgular, gereksinmeler, buluşlar. . . sonucu aynı ekin öğelerinin bağımsız olarak oluşup gelişmesi.
- Ekinsel koşutluk.
- Sosyoloji alanında kullanılır.
Cultural parallelism ingilizcede ne demek, Cultural parallelism nerede nasıl kullanılır?
Cultural : Ziraat. Ekinsel. Kültürel.
Parallelism : Paralellik. Paralelizm. Benzerlik. Muvazilik. Koşutçuluk. Birbirleriyle hiçbir ilişki ve değinileri olmayan halk kültürlerinde benzer halkbilim ürün ve olaylarının gelişimi ya da tüm halk kültürlerinde varlığı ileri sürülen doğrusal evrim. bk. koşut gelişim. krş. yayılım, temel düşünce, dağılım. Koşutluk. Paralelcilik.
Cultural anthropology : Budunbilimin karşılığı olan ve kültürü inceleyen insanbilimsel dal. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kültürel insanbilim. İnsanı, toplumsal ve kültürel davranışları bakımından inceleyen ve kazıbilim ile budunbilimi de kapsayan insanbilim kolu. Kültürü tüm konu ve sorunlarıyla inceleyen bilim dalı. bk. insanbilim. krş. halkbilim. Budunbilim. Kültürel antropoloji. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı.
Cultural attache : Yabancı bir ülkenin kültürel konularıyla ilgili eğitilmiş olan diplomatik delege. Kültür ataşesi.
Cultural background : Kültürel birikim.
Cultural barrier : Kültür engeli. Kültürel engel.
İngilizce Cultural parallelism Türkçe anlamı, Cultural parallelism eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cultural parallelism ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Alienation : Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Yabancılaştırma. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Aralarını açma. Dengesizlik. Aliyenasyon. Uzaklaşma. Devretme. Soğutma.
Age distribution : Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Yaş dağılımı.
Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.
Adaptive behavior : Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Adaptif davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Uyarlamacı davranış. Uyumcu davranış. Uyumlayıcı davranış.
All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.
Adjustment in marriage : Evlilikte uyum. Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği.
Affection : Muhabbet. Hastalık. Anlık süreçlerinin dışında kalan ve insanın toplumsal kümesi içindeki davranışı üzerinde istençli denetimini ortadan kaldıran kısa süreli duygusal tepkiler (kızgınlık, korku vb.) gösterme durumu. Sevgi. Eğilim. Meyil. Şefkat. Düşkünlük. Yakınlık.
Agnation : Baba tarafından akrabalık. Hısımlık. Akrabalık (baba tarafından). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Soydaşlık.
Age group : Yaş kümesi. Yaş grubu. Üyeleri yaş ölçüsüne göre belirlenen toplumsal küme. Yaş öbeği. Belli bir çoğanın yaşlara göre dağılımını göstermek ve sıklıkları değer aralıkları içinde dile getirmek üzere kullanılan alt-üst yaş sının belli aralık.
Abilities : İktidar. Beceri. Kabiliyet. Güç. Yeterlik. Yetenek. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri. Yetenekler.
Cultural parallelism synonyms : aesthetic, agression, age grade, achievement motive, acclimatation, acculturation.

Bu kısımda Cultural parallelism kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cultural parallelism ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cultural parallelism anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cultural parallelism ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.