Cultural türkçesi Cultural nedir
- Ekinsel.
- Ziraat.
- Kültürel.
Cultural ile ilgili cümleler
English: He devoted himself to many cultural activities.
Turkish: Kendini birçok kültürel etkinliklere adadı.
English: As cultural exchange continued between the two countries, their mutual understanding became even deeper.
Turkish: İki ülke arasında kültürel değişim devam ederken, onların karşılıklı anlayışı daha da derinleşti.
English: I think that cultural exchanges are important.
Turkish: Kültür alışverişlerinin önemli olduğunu düşünüyorum.
English: Everyone, as a member of society, has the right to social security and is entitled to realization, through national effort and international co-operation and in accordance with the organization and resources of each State, of the economic, social and cultural rights indispensable for his dignity and the free development of his personality.
Turkish: Her şahsın, cemiyetin bir üyesi olmak itibariyle, sosyal güvenliğe hakkı vardır; haysiyeti için ve şahsiyetinin serbestçe gelişmesi için zaruri olan ekonomik, sosyal ve kültürel hakların milli gayret ve milletlerarası işbirliği yoluyla ve her devletin teşkilatı ve kaynaklarıyla mütenasip olarak gerçekleştirilmesine hakkı vardır.
English: Esperanto helped me broaden my intellectual and cultural horizons.
Turkish: Esperanto, kültürel ve entellektüel alanda ufkumu genişletmeme yardımcı oldu.
Cultural ingilizcede ne demek, Cultural nerede nasıl kullanılır?
Cultural anthropology : Budunbilim. Budunbilimin karşılığı olan ve kültürü inceleyen insanbilimsel dal. Yeryüzünde yaşıyan insan topluluklarının ya da toplumlarının özdeksel ve tinsel ekinlerini karşılaştırmalı olarak, birbirleriyle ilişkileri içinde inceleyerek ekinin genel oluşum ve gelişim yasalarını araştıran bilim dalı. Eğitim, sosyoloji alanlarında kullanılır. Kültürel insanbilim. Kültürü tüm konu ve sorunlarıyla inceleyen bilim dalı. bk. insanbilim. krş. halkbilim. İnsanı, toplumsal ve kültürel davranışları bakımından inceleyen ve kazıbilim ile budunbilimi de kapsayan insanbilim kolu. Kültürel antropoloji.
Cultural attache : Kültür ataşesi. Yabancı bir ülkenin kültürel konularıyla ilgili eğitilmiş olan diplomatik delege.
Cultural background : Kültürel birikim.
Cultural barrier : Kültürel engel. Kültür engeli.
Cultural barriers : Kültürel engel. Kültür engeli.
Cultural ecology : Bir kültürün doğal çevresiyle ilgili değişimlerini inceleyen bilim dalı. bk. çevrebilim. Kültürel ekoloji. Kültürel çevrebilim.
Cultural degeneration : Kültürel dejenerasyon. Bir toplumun ahlak ve değerlerinin bozulması. Yayılmacılara göre, bir merkezden çıkan ve yayılan kültürün etkisinin her zaman çıkış ve geliş yerindeki yükseklik ve derecesini koruyamayıp bozulması, yozlaşması. Kültür yozlaşması. Kültürel yozlaşma.
Cultural cycle : Büyüklük ve niteliği ne olursa olsun her toplumun yarattığı kendine özgü kültürü, bk. kültür, krş. doğal çevre. Kültürel çevre.
Cultural determinism : Kültürel belirlemecilik.
Cultural development : Ekinsel gelişme. Ekin öğelerinde, insanın doğal ve toplumsal çevresini durmadan daha geniş ölçülerde denetimi altına almasına olanak veren değişmeler.
İngilizce Cultural Türkçe anlamı, Cultural eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Cultural ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cultivations : Terbiye. İşleme. Yetişme. Görgü. Tarım. Yetiştirme.
Tilth : Tarım. Toprağı işleme. Toprağı sürme. İşlenmiş toprak. Sürme. Sürülmüş toprak. Çiftçilik.
Agricultural : Tarımsal. Zirai. Tarımla ilgili. Tarım.
Tillage : Sürülmüş toprak. İşlenmiş tarla. Tarıma elverişli arazi. Çiftçilik. Tarım. Toprağı sürme. İşlenmiş toprak. Sürülmüş tarla.
Social : Parti. Arkadaş canlısı. Toplumsal. Sokulgan. Eğlence. Kilise üyelerinin resmi olmayan toplantısı. Toplantı. Toplum içinde yaşayan. Girgin. Sosyal.
Agriculture : Tarım. Temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan faaliyetlere verilen genel isim. Tarımcılık. Toprak, deniz, göl, akarsu gibi doğal kaynaklara dayanan ve temel özelliği bitki ve hayvan üretimi olan iktisadi etkinlik. Çiftçilik. Coğrafya, iktisat, veterinerlik alanlarında kullanılır. Çiftçi. İnsanların hayvansal, bitkisel ve diğer maddelere olan gereksinimlerini karşılamak için planlanmış değişik üretim sistemlerini kapsayan geniş bir terim. Topraktan çeşitli ürünler elde etmeye ve geniş anlamıyla hayvancılığa da dayanan yaşamsal etkinlik.
Cultivation : Belirli bir amaç için yetiştirmek. İşleme (toprağı). Terbiye. Toprağı işleme. Geliştirme. Yetiştiricilik. Görgü. Bitki yetiştirme. Yetiştirme. İşleme.
Ethnic : Etnik. Budunsal. Irksal. Etnik grup üyesi.
Tills : Sert kil. Değerli eşya çekmecesi. İşlemek (toprak). Kasa. Sürmek. -e kadar. Çekme. Buzul tortusu. Toprağı sürmek.
Tillages : Tarım. Toprağı sürme. Sürülmüş tarla. Çiftçilik. İşlenmiş tarla. İşlenmiş toprak. Sürülmüş toprak. Tarıma elverişli arazi.
Cultural synonyms : agrarians, agrarian, agricultures, till, ethnical, husbandry, tilths.
Cultural zıt anlamlı kelimeler, Cultural kelime anlamı
Unsocial : Asosyal. İnsanlardan uzak duran. Merdümgiriz. Topluma karşı. Sosyal olmayan. Girgin olmayan. Sokulgan olmayan. Toplumsal ilişkileri engelleyen. Çekingen.
Cultural ingilizce tanımı, definition of Cultural
Cultural kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to culture.

Bu kısımda Cultural kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Cultural ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Cultural anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Cultural ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.