Tills türkçesi Tills nedir

  • Toprağı sürmek.
  • Sürmek.
  • Kasa.
  • Sert kil.
  • Çekme.
  • Para çekmecesi.
  • -e kadar.
  • Değerli eşya çekmecesi.
  • Ziraat.
  • İşlemek (toprak).
  • Buzul tortusu.

Tills ingilizcede ne demek, Tills nerede nasıl kullanılır?

Distills : Süzülmek. Özünü çıkarmak. İmbikten geçmek. Damlatmak. Ayrıştırmak. Damıtmak. Özünü almak. Biçimlenmek. Damla damla akıtmak. Damlamak.

Instills : (fikir vb) aşılamak. (fikir) aşılamak. Sokmak. Yavaş yavaş öğretmek. İşlemek. Damlatmak. Öğretmek. Aşılamak. Damla damla akıtmak.

Stills : Yatıştırmak. Susturmak. Sakinleşmek. Sakinleştirmek. Durdurmak. Yatışmak.

Stills library : Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim kütüphanesi. Resimlik. Fototek.

Till all hours : Çok geç. Geceden sabaha kadar.

Till death : Ölene kadar.

Till kingdom come : Kıyamete kadar. Sonsuza kadar. İlelebet. Çok uzun bir süre. Dünyanın sonuna kadar.

Till doomsday : Dünya döndükçe. Daima. Kıyamete kader. Kıyamete kadar.

Till further orders : Başka emir gelinceye kadar.

Till his dying day : Öldüğü güne kadar. Son ana kadar. Can verene kadar. Son nefesine kadar. Sonuna kadar.

İngilizce Tills Türkçe anlamı, Tills eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Tills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Cabs : Aracı kullanan kişinin yeri. Tek atlı binek arabası. Kabin. Taksi ile gitmek. Taksi. Kiralık araba. Makinist yeri. Sürücü yeri. Fayton.

Civilising : Medenileştirme. İnceltmek. Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize'). Eğitmek. Geliştirmek. Yetiştirmek. Medenileşme. Rafine etmek. Okutmak.

As far as : Kadar. -e göre. Olabildiğince. Olduğu kadar. Kadarıyla. Bir dereceye kadar.

Civilise : Medenileştirmek. Evcilleştirmek. Rafine etmek. Okutmak. Uygarlaştırmak. Yetiştirmek. İnsancıllaştırmak. Uygarlaşmak. İlerletmek. Uysallaştırmak (ayrıca 'civilize').

Cultivation : Toprağı işleme. Yetiştiricilik. Terbiye. Tarım. İşleme (toprağı). Yetişme. İşleme. Belirli bir amaç için yetiştirmek. Görgü.

Abrupt : Ters. Sarp. Pürüzlü. Tutarsız. Ansız. Kaba. Birden bir konudan başka konuya geçen (konuşma tarzı). Baş aşağı. Kesik.

Scarify : Kazımak. Canını yakmak. Derisini soymak. Acımasızca eleştirmek. İncitmek. Deriyi kazımak.

Burgeon : Filiz. Gelişmeye başlamak. Filizlenmek. Tomurcuk. Tomurcuklanmak. Filiz vermek. Tomruk.

By the time : Zamana kadar. -dığı zaman. -meden önce. -inceye kadar.

Bearing : Doğurma. Rulman. Dayanma. Davranış. Birisine katlanma. Rota. Doğum. İlgi. Hareket.

Tills synonyms : public treasury, caboose, case, abducting, abducts, draft, cash box, cashbox, applies, husbandry, agrarians, draught, agricultures, budded, drafts, banished, be in progress, banishing, the plow, tillages, box, to, tame, cultural, tilled, cash point, bedaubs, tillage, allure, agrarian, banker, bud, exchequer.