Stills türkçesi Stills nedir
- Sakinleşmek.
- Yatıştırmak.
- Durdurmak.
- Susturmak.
- Yatışmak.
- Sakinleştirmek.
Stills ingilizcede ne demek, Stills nerede nasıl kullanılır?
Stills library : Resim kütüphanesi. Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Fototek. Resimlik. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
Distills : İmbikten geçmek. Damlamak. Özünü almak. Süzülmek. Damlatmak. Süzmek. Taktir etmek. Ayrıştırmak. Özünü çıkarmak. Saflaştırmak.
Instills : Aşılamak. (fikir) aşılamak. Yavaş yavaş öğretmek. Sokmak. Damla damla akıtmak. Damlatmak. İşlemek. Öğretmek. (fikir vb) aşılamak.
Still air : Durgun hava.
Still birth : Ölü olarak doğan ya da doğumdan hemen sonra ölen bebek. Ölü doğum.
Still water : Durgun su. Sükunetteki su.
Still waters : Durgun su. Sakin sular.
Still room : İçki kileri. Kiler gibi küçük oda. Damıtma odası. Kiler. Çay odası.
Still picture : Duruk imge.
Still frame : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resim durdurma. Bir film gösterilirken, kuşaktaki herhangi bir resmi alıcı penceresi önünde istenildiği kadar tutma. Hareketsiz çerçeve. Duruk çerçeve.
İngilizce Stills Türkçe anlamı, Stills eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Stills ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compose : Yazmak. Oluşturmak. Eser yaratmak. Şiir yazmak. Birleştirmek. Yaratmak. Arabuluculuk yapmak. Beste yapmak. Düzenlemek.
However : Ancak. Oysa. Fakat. Her ne şekilde. Bununla birlikte. Yine de. Ama. Her nasılsa. Ne kadar. Halbuki.
Abolish : Yürürlükten kaldırmak. Kaldırmak. Ortadan kaldırmak. İptal etmek. Lağvetmek. Feshetmek. Bozmak. Hükümsüz kılmak. İlga etmek.
Burke : Boğmak. Örtbas etmek. New york eyaletinde yerleşim yeri. Güney dakota eyaletinde şehir. Bastırmak. Vermont eyaletinde yerleşim yeri. Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri.
Becalm : Teskin etmek. Rüzgarsızlık nedeniyle hareketsiz kalmak (yelkenli).
Moderates : Başkanlık etmek. Hafiflemek. Ilıman. Yumuşatmak. Ilımlı. Hafifletmek. Azaltmak. Yumuşamak.
Nevertheless : Olmasına rağmen. Ama yine de. Bütün bunlara rağmen. Bununla birlikte. Yine de. Buna rağmen. Gene. Mamafih. Bununla beraber. Hal böyleyken.
Burked : Ölmüş. Boğmak. Bastırmak. Örtbas etmek.
Calming down : Öfkesi yatışmak. Mayna olmak. Rahatlamak. Sakin olmak. Durulmak. Sakin olma. Sakinleştirme.
Arrests : El koymak. Bloke etmek. Çekmek (dikkat). Önlemek. Tutuklamak.
Stills synonyms : become tranquilized, gag, hush, confutes, allayed, cut short, yet, abandon, alleviate, calm down, calmed down, gagged, cool, blanket, gagging, calmer, abort, chill out, calmed, compose oneself, cast oil on troubled waters, bring short, calmest, confute, appease, abolishes, appeases, nonetheless, aborts, confuting, notwithstanding, lulls, becalming.
Stills zıt anlamlı kelimeler, Stills kelime anlamı
No longer : Daha fazla değil. Daha fazla. Artık. Bundan böyle.
Inability : Beceriksizlik. Bir kimsenin borçlarını ödeyemeyecek durumda olması. gücü bir işi başarmaya yetmez olanın durumu. Güçsüzlük. Hukuk, ekonomi alanlarında kullanılır. Yetersizlik. Yeteneksizlik. Olanaksızlık. Acziyet. İktidarsızlık. Aciz.
Illiteracy : Okuma yazma bilmezlik. Okumamışlık. Bilgisizlik. Abecesizlik oranı. Okuma yazma bilmeme. Cehalet. Deneyimsizlik. Bir toplumda okuma yazmadan yoksun kişilerin toplam nüfus içindeki payı. Cahillik.

Bu kısımda Stills kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Stills ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Stills anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Stills ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.