Still waters türkçesi Still waters nedir

  • Durgun su.
  • Sakin sular.

Still waters ile ilgili cümleler

English: Forty-four Americans have now taken the presidential oath. The words have been spoken during rising tides of prosperity and the still waters of peace. Yet, every so often, the oath is taken amidst gathering clouds and raging storms. At these moments, America has carried on not simply because of the skill or vision of those in high office, but because We the People have remained faithful to the ideals of our forebearers, and true to our founding documents.
Turkish: Kırk-dört Amerikalı başkanlık yemini için şimdi götürüldü. Bu sözler yükselen refah gelgitleri ve durgun barış suları sırasında konuşulmaktadır.Ama, bazen, yemin toplanan bulutlar ve hiddetlenen fırtınalar arasında alınır.Bu anlarda, Amerika sadece yüksek ofistekilerin başarısı ve görüntüsü için değil fakat aynı zamanda atalarımızın idaellerine ve bulunan dökümanlara sadık kalan biz insanlardan dolayı sürdürdü.

English: Still waters run deep.
Turkish: Durgun sular derin akar.

Still waters ingilizcede ne demek, Still waters nerede nasıl kullanılır?

Still : Yatışmak. Sakinleşmek. Hala. Sakinleştirmek. Hareketsiz. Durgun. Yine de. Yatıştırmak. Susturmak. Dindirmek (fırtına vb'ni).

Waters : Deniz. Hare. Kalite. Karasuları. Su birikintisi. Kaplıca suyu. Sıvı. Su. Sular. Su kitlesi.

 

Still waters run deep : Yumuşak atın çiftesi pek olur. Yere bakan yürek yakandır. Yavaş atın çiftesi pek olur. Çok konuşan değil çok dinleyen bilir. Durgun sular derin olur. Durgun sular derinden akar. Yere bakan yürek yakar.

Still air : Durgun hava.

Still birth : Ölü doğum. Ölü olarak doğan ya da doğumdan hemen sonra ölen bebek.

Still fish : Olta ile balık tutmak.

İngilizce Still waters Türkçe anlamı, Still waters eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Still waters ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dead water : Ölüsu. Dümen suyu.

Ditchwater : Sıkıcı. Durgun. Bir çukurda birikmiş su (genellikle durgun çamurlu su). Neşesiz.

Backwater : Siya etmek. Durgun yer. Bir barajın gerisinde biriken su. Gelişmenin olmadığı yer. Kabarma. Su birikintisi. İlgisizlik. Tersine kürek çekmek. Durgunluk.

Slack water : Gel-git esnasında suyun çekilmeye başladığı zaman. Yumuşak su.

Stagnant water : Sükunetteki su.

Still water : Sükunetteki su.

Backwaters : Durgun yer. Gelişmenin olmadığı yer. Tersine kürek çekmek. Su birikintisi. Kabarma. İlgisizlik. Bir barajın gerisinde biriken su. Durgunluk. Birikinti su.

Still waters synonyms : standing water.