Paratypus türkçesi Paratypus nedir
- Biyoloji alanında kullanılır.
- Paratip.
- Yeni bir taksonun bilim alemine tanıtılması sırasında ilk defa tanımın yapıldığı örnek bireyden (holotip) başka örneklerin de belirtildiği durumlarda bu örneklere verilen isim.
Paratypus ingilizcede ne demek, Paratypus nerede nasıl kullanılır?
Paratype : Yeni bir taksonun bilim alemine tanıtılması sırasında ilk defa tanımın yapıldığı örnek bireyden (holotip) başka örneklerin de belirtildiği durumlarda bu örneklere verilen isim. Paratip. Yeni bir tür veya alt tür tavsif edilip holotipi ayrıldıktan sonra geriye kalan örneklerin hepsi.
Paratyphoid : Paratifus. Salmonellozis. Paratifik. Paratifo. Paratifo basili. Paratifoid. Fakat farklı veya ilişkili mikropların yol açtığı hastalık. Tifoya benzer. Paratipoid.
Paratyphoid fever : Paratifo.
Paratyphoid infection : Paratifo enfeksiyonları. Salmonella arizona dışındaki hareketli salmonella serotipleri (s. typhimurium, s. enteritidis) tarafından kanatlılarda oluşturulan enfeksiyöz hastalık.
Paratyphoid nodule : Buzağı, domuz ve kanatlılarda salmonella enfeksiyonlarında, karaciğerde oluşan çok küçük, sarı renkli, nekroz ve epiteloid makrofajlardan oluşan düğümcük. Paratifoid nodül.
Parataxis : Bağlaçsız birleşim. Parataksi.
Paratyhroidism : Paratiroidizm. Paratiroit bezlerinin aşırı etkinliği sonucu fazla miktarda parathormon üretilmesi ve hiperkalsemi, hipofosfatemiyle belirgin bir durum.
Parathion : Paratiyon. Paration. Paratyon.
Paratyroidectomy : Paratiroidektomi. Paratiroit bezlerinin ameliyatla çıkartılması.
Paratenic host : Paratenik konak. Parazitlerin enfeksiyöz evrelerinin içerisinde toplandığı ancak gelişim göstermediği konak, taşıyıcı konak.
İngilizce Paratypus Türkçe anlamı, Paratypus eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Paratypus ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Aardvark : Borudişli. Yer domuzu. Karınca yiyen. Damarlı dişliler (tubulidentata) takımının, yer domuzugiller (orycteropodidae) familyasından, 100 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, afrika'da kazdığı inlerde yaşayan bir tür. Yerdomuzu.
Aardwolf : Yeleli sırtlan. Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür.
Duckbill : Ornitorenk. Gagalı memeli. Dakbil. Ördekgagası. Perde ayaklı avustralya hayvanı. Tek delikliler (monotremata) takımının, gagalı memeliler (ornithorhynchidae) familyasından, vücudu yumuşak tüylerle kaplı, parmakları deri ile birbirine bağlı, iyi yüzen, avustralya ve tazmanya ırmaklarında yaşayan bir tür.
Monotreme : Tekdelikli. Monotrem. Monotrem (hayvan).
A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.
Abambulacral area : Derisi dikenlilerin tüp ayak taşımayan ve genellikle madreporitin de yer aldığı vücut bölgesi. Abambulakral bölge.
A chromosome : A kromozomu. Diploit bir kromozom takımındaki normal kromozomlar, b kromozomunun zıddı ve normalden fazla olan kromozomlar.
A cells : Alfa hücreleri. A hücresi. Pankreasın langerhans adacıklarında glukagon salgılayan, içlerinde özel boyalarla boyanan, fevkalade parlak, alkolde çözünmeyen, kırmızı renkli granüller bulunan, az sayıdaki hücre. a hücreleri. hipofiz bezinin ön lobunda (pars distalis) yer alan, içlerinde asidofil granüller taşıyan, boyayı emen, büyüme hormonunu salgılayan bez hücreleri. asidofil hücreler. 3.mayalarda eşeyli üreme sırasında a hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre.
Abacus bodies : Abacus cisimcikleri. Dişteki odontoblast hücrelerinde içleri muntazam dizilmiş kalsiyum granülleri ve kollagen öncülerini içeren golgi kesecikleri.
Aardvarks : Yerdomuzu. Damarlı dişliler. Memeliler (mammalia) sınıfının, etenliler (placentalia) alt sınıfından, az sayıda ve sütun biçiminde sıralanmış ve her birinin bir kanalı olan minesiz ve köksüz dişleri olan, ağızları boru biçiminde uzamış, kulakları büyük, seyrek kıllı, parmaklarında büyük kanca şeklinde tırnakları olan türlere sahip bir takım. Yer domuzugiller. Memeliler (mammalia) sınıfının, damarlı dişliler (tubulidentata) takımından, vücutları aralıklı olarak kıllarla örtülü, parmakları ve kulakları büyük, kanca tırnaklı türleri içine alan bir familya.
Paratypus synonyms : ornithorhynchus anatinus, duck billed platypus, egg laying mammal, duckbilled platypus, genus ornithorhynchus, abiotic environment, paratype, a protein, abiotic factor, abramis zone, a site, abo blood groups system, acacia, abductor muscle, ornithorhynchus.

Bu kısımda Paratypus kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Paratypus ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Paratypus anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Paratypus ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.