Parkway türkçesi Parkway nedir
- Missouri eyaletinde yerleşim yeri.
- Bulvar.
- Park yolu.
- Yaya dolaşımına kapalı, taşıt giriş ve çıkışlarının uzun aralıklarla yapılabildiği, iki yanı ağaçlarla, yeşillik ve çiçeklerle süslenmiş kentlerarası yol.
- Geniş park imkanı olan tren istasyonu.
- Ağaçlı yol.
- Parkyolu.
- Ekspres yol.
- Park yaya yolu.
- Açık ve manzaralı anayol.
- Geziyolu.
- Geziyol.
Parkway ingilizcede ne demek, Parkway nerede nasıl kullanılır?
Parkways : Ekspres yol. Ağaçlı yol. Parkyolu. Açık ve manzaralı anayol. Geziyolu. Geniş park imkanı olan tren istasyonu. Park yaya yolu. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Bulvar. Park yolu.
Park and ride : Park et devam et otoparkı. Sürücülerin araçlarını park edip şehir merkezine otobüslerle gidip ve döndüğü bir sistem.
Park and ride system : Arabayı parkedip yola trenle devam etme.
Park bench : Bank (park vb gibi yerlerdeki).
Park j test : Park j sınaması.
Can i park here : Buraya park edebilir miyim.
Airplane park : Uçak parkı.
Adventure park : Macera parkı. Macera sporlarının yapıldığı park (kaya tırmanışı, kayıkçılık, vs. gibi).
American white park cattle : Amerikan beyaz park sığırı. Ağırlıklı olarak ingiliz ırkından köken almasına rağmen çoğunlukla abd de yetiştirilen, % 3-5i boynuzlu, beyaz renkli, göz ve burun çevresi ve kulak içleri siyah veya kırmızı renkli, dayanıklı ve annelik içgüdüleri gelişmiş, uysal mizaçlı, sürü idaresi kolay, birçok yetiştirme sistemine kolay uyabilen, karkas verimi yüksek, bir etçi ırk olarak tanınmasına rağmen süt verimi yüksek, gebe kalma oranı yüksek, günümüzde abd de et verimi yönünden seleksiyon uygulanarak geliştirilmeye çalışılan etçi sığır ırkı.
Park plaza : Uluslararası lüks oteller ağı.
İngilizce Parkway Türkçe anlamı, Parkway eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Parkway ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Mall : Tokmakla dövmek. Taşıtlara kapalı cadde. Kapalı çarşı. Tokmak. Avm (alışveriş merkezi). Dövmek. Alışveriş merkezi. Vurmak. Tokmaklamak.
Alley : Dar yol. Bilye. Ara yol. Gezi yolu. Misket. Ale. Patika. Dar sokak. Genellikle, kent ve kasabalardaki geziliklerin içinde ve yakınında yer alan, insanların özellikle çocukların doğaya yaklaşma özlemlerini, taşıtlarla karşılaşma çekincesi olmaksızın gidermeyi amaçlayan dar yol.
Throughway : Yüksek hızlı otoban. Hız yolu. Otoyol. Cadde. Otoban. Asfalt.
Avenues : Sokak. İki yanı ağaçlıklı yol. Hedefe ulaşmada gidilecek yol veya hedef yolu. Geniş cadde. Cadde. Yol. Ağaçlı cadde.
Drive : Sokmak. Sürmek. Tenis, bilgisayar, bilişim, eğitim, gitar, basketbol, sinema, televizyon, sosyoloji alanlarında kullanılır. Bir oyuncunun, topla ilerlerken ya da dururken, savunan tarafın bıraktığı boşluklardan sepete doğru birden dalışı. Topu elinde bulunduran oyuncunun karşı takım savunma katında gördüğü bir açıklıktan çembere doğru giriş yapması. Kullanmak. Elektro gitardan alınan ses sinyalinin yükselteçte oluşan kirlenim seviyesi için belirleyici olan ve kirlenim ile doğru orantılı bir etken. Coşku. Dürtü. Zorlamak.
Highway : Ana cadde. Anayol. Karayolu. Şose. Genel yol. Otoban. Ana yol. Otoyol.
Blvd : Boulevard (bulvar). Sıralı ağaçlı ve geniş cadde. Ana cadde.
Speedway : Sürat pisti. Sürat yolu. Motosiklet yarışçılığı. Motosiklet yarışı. İndiana eyaletinde yerleşim yeri. Anakentler arasında hızlı taşıt gidişgelişini sağlayan, yayalara kapalı, taşıt giriş çıkışıyla sık sık kesilmeyen, yerleşim yerlerinin dışından geçen, hız düşürmeyi gerektiren keskin dönüşleri bulunmayan, bir iki saatlik aralıklarla dinlenme ve benzin alma yerleri öngörülmüş, geniş ve birkaç şeritli karayolu. Hız limiti olmayan yol. Motosiklet ya da otomobil yarışı pisti. Otoyol.
Motorway : Karayolu. İveryol. Otoyolu. Otoyol. Asfalt. Her türden kara taşıtının hızlı yolculuğu için tasarlanmış kara yolu. Anakentler arasında hızlı taşıt gidişgelişini sağlayan, yayalara kapalı, taşıt giriş çıkışıyla sık sık kesilmeyen, yerleşim yerlerinin dışından geçen, hız düşürmeyi gerektiren keskin dönüşleri bulunmayan, bir iki saatlik aralıklarla dinlenme ve benzin alma yerleri öngörülmüş, geniş ve birkaç şeritli karayolu. Hız yolu. Otoban.
Parkway synonyms : parkways, freeways, highways, expwy, freeway, expressways, throughways, expressway, road, esplanade, boulevards, avenue, motorways, malls, route, boulevard, esplanades.

Bu kısımda Parkway kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Parkway ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Parkway anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Parkway ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.