Mall türkçesi Mall nedir

Mall ile ilgili cümleler

English: A new shopping mall opened on the edge of town.
Turkish: Kasabanın kenarında yeni bir alışveriş merkezi açıldı.

English: Do you want to go to the mall with us?
Turkish: Bizimle alışveriş merkezine gitmek ister misin?

English: I should've gone to the mall with Tom.
Turkish: Alışveriş merkezine Tom'la gitmeliydim.

English: I thought you were coming to the mall with us.
Turkish: Bizimle alışveriş merkezine geliyorsunuz sandım.

English: I don't want Tom wandering around the mall by himself.
Turkish: Tom'un alışveriş merkezinde tek başına gezinmesini istemiyorum.

Mall ingilizcede ne demek, Mall nerede nasıl kullanılır?

Pall mall : St. james ilçesinin ana caddesi. Londra'da çoğu özel kulübün bulunduğu cadde. Amerikan sigara markası.

Shopping mall : Alışveriş merkezi. Trafiğe kapalı alışveriş merkezi. Avm (alışveriş merkezi).

Mallard : İowa eyaletinde şehir. Yeşilbaş. Yeşil baş ördek. Yaban ördeği. Yabanördeği. Kuşlar (aves) sınıfının, kazlar (anseriformes) takımının, ördekgiller (anatidae) familyasından, 52 cm kadar uzunlukta, mavi, beyaz, kara, kahverengi karışık tüylü, erkekleri yeşil başlı, yurdumuzun her tarafında, palearktik bölge ve kuzey amerika'da sazlı, durgun sularda yaşayan yerli bir kuş türü. yaban ördeği. Yeşilbaş ördek.

 

Mallards : Yabanördeği. İowa eyaletinde şehir. Yeşilbaş. Yaban ördeği. Yeşilbaş ördek.

Malle : Bir soyadı. Belçika'da belediye.

Malleabilizing : Temperleştirme.

Malleable cast iron : Dövülebilir dökme demir. Temper dökme demir. Temper döküm.

Malleable pig iron : Dövülebilir pik demir.

Malleabilization : Genleşebilirlik. Dövülebilirlik. Temperleştirme.

Malleable nickel : Dövülgen nikel. Dövülebilir nikel.

İngilizce Mall Türkçe anlamı, Mall eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Mall ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Birches : Sopalamak. Huş. Sopayla dövmek. Dökmek. Betula. Değnekle vurmak. Kamçılamak. Huş ağacı. Falaka sopası.

Attack : Saldırıda bulunmak. Üstüne varmak. Hücum. Aşındırmak. Girişmek. Saldırı. Bir dürtüş ya da vuruşun gerçekleşebilmesi için, ileri doğru gelişen saldırı eylemlerinin her birine verilen genel ad. Akın. Saldırmak. Hamle yapmak.

Baste : Haşlamak. Dayak atmak. Paylamak. Yağlamak. Kurumaması için etin üzerine su dökmek. Sıvı dökmek veya sürmek (kurumaması için pişen etin üstüne). Erimiş yağ dökmek. Yağ sürmek. Azarlamak.

Center : Ilımlı kimse. Sente. Kubbe inşaat desteği. Ortaya gelmek. Punta. Odak. Orta alan. Merkez almak. Ortalamak (merkezlemek).

Beat out : Vura vura söndürmek. Çekiçlemek. Ritim tutmak. Çalmak (tamtam vb.).

Mercantile establishment : Ticarethane. Ticari kuruluş. Ticari kurum. Satış mağazası. Ticari müessese.

 

Parkway : Parkyolu. Açık ve manzaralı anayol. Ekspres yol. Park yaya yolu. Geziyolu. Park yolu. Missouri eyaletinde yerleşim yeri. Geniş park imkanı olan tren istasyonu. Bulvar.

Gavels : Senelik kira. Oturum başkanının tokmağı. Tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu). Duvarcı çekici. Yargıç tokmağı.

Mall synonyms : food court, paseo, ram in, beat with a mallet, walkway, beats, parkways, malls, batter, gavel, shopping center, biffing, gaveled, birch, avenue, birched, tamp, biffed, mart, bastinadoes, alley, walk, retail store, bastinado, covered market, avenues, beating up, shopping centre, boff, promenading, batters, pound, beater.

Mall ingilizce tanımı, definition of Mall

Mall kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To bruise. To beat with something heavy. To beat with a mall. To maul. A maul. Formerly, among Teutonic nations, a meeting of the notables of a state for the transaction of public business, such meeting being a modification of the ancient popular assembly. A large heavy wooden beetle. A mallet for driving anything with force.