Part owner türkçesi Part owner nedir
Part owner ile ilgili cümleler
English: I'm part owner of this restaurant.
Turkish: Bu restoranın hissedarıyım.
Part owner ingilizcede ne demek, Part owner nerede nasıl kullanılır?
Part : Görev. Kısımlara ayırmak. Parça. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Bir filmde birkaç ayrımdan oluşan, konunun ana parçalarından birini ortaya koyan bölük. Elden çıkarmak. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Ayırmak. Bölmek.
Owner : Sahip. İye. Zilyet. Kiraya veren. Mal sahibi. Malik. Mutasarrıf.
Part and parcel : Mütemmim cüz. Tamamlayıcı kısım. Pılı pırtıyı toplayarak. Ayrılmaz parça. Temel kısım. Pılıyı pırtıyı toplayarak. Ana bölüm. Önemli bir parçası. Pılı pırtı. Pılını pırtısını toplayarak.
Part company : Birbirinden ayrılmak. Bırakmak. Ayrılmak.
Part company with : Ayrılmak. -den ayrılmak. Arkadaşlığı kesmek. İle ilişkisini kesmek.
Part friends : Dost ayrılmak.
İngilizce Part owner Türkçe anlamı, Part owner eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Part owner ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Eligible : Bekar. Nitelikli. Uygun. Geçerli. Muvafık. Seçkin. Haklı. Uygun şartlara sahip.
Concessioner : Bayi. Bir kimseye bir yetkili tarafından verilen imtiyaz (örneğin, arazi veya haklar).
Beneficiaries : Hak sahipleri. Yararlanan kimse. Lehtar. Lehtarlar. Yararlanıcılar.
Concerted : Kararlaştırılmış. Birlikte planlanmış. Sıkı. İttifakla karar verilmiş. Düzenlenmiş. Toplu. Çok güçlü. Uyarlanmış. Birlikte yapılmış.
Title holder : Ünvan sahibi. Mülkiyet sahibi.
Commonest : Yaygın. Alışılagelmiş. Alelade. Halka açık yer. Halka açık alan. Genel. Bayağı. Müşterek. Olağan.
Eligibles : Uygun şartlara sahip. Bekar. Seçkin. Haklı. Muvafık. (evlilik için) uygun. Nitelikli. İntihap edilebilir. Uygun.
Fundholders : Kendi bütçesini yöneten ve hastanelerle doğrudan bağlantı kuran pratisyen (ingiltere ingilizcesi). Devlet fonu yatırımcısı. Devlet tahvili sahibi. Rantiye. Fon sahibi. Kamu fonlarına para yatıran kimse.
Associate : Birleşmek. İlişkilendirmek. Arkadaşlık etmek. İşbirliği yapmak. Birleştirmek. Çağrıştırmak. Bilgisayar, hukuk, iktisat alanlarında kullanılır. Arkadaş. Hakları sınırlı üye.
Communal : Müşterek. Umumun malı olan. Halk. Toplumla ilgili. Toplumsal. Ortaklaşa kullanılan. Halkın malı olan. Komünal. Umumi. Halka ait.
Part owner synonyms : claimants, shareowner, participator, coheir, bander, commutual, shareholder, associated, alienees, parties, claimant, common, beneficiary, co operator, actionist, shareholders, communis, banders, person entitled, collaborator, copartner, collaborators, interesteds, participators, encumbrancer, collective, copartners, party, fundholder, collectives, alienee, share holder, joint owner.

Bu kısımda Part owner kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Part owner ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Part owner anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Part owner ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.