Partitions türkçesi Partitions nedir

Partitions ingilizcede ne demek, Partitions nerede nasıl kullanılır?

Basic partitions : Temel bölümler.

Diskmanager partitions : Diskmanager bölümlemeleri.

Partition action : Bir taşınmaz üzerinde paylı iyeliği olan iki ya da daha çok kişinin, söz konusu taşınmazı aralarında bölüştürmeleri ve bölüşmede anlaşma olmazsa, taşınmazın bir bütün olarak satılarak ele geçen paranın iyeler arasında bölüştürülmesi. Paydaşlığın giderilmesi.

Partition chromatography : Ayrılım renk yazımı. Ayrılım renkyazımı.

Partition coefficient : Üleşimde her kesime düşen sayının tüme oranı. Denge durumundaki sıvı bir ortamda birbirine karışmayan iki bileşik arasında bölünecek veya dağılacak çözünen madde oranını bildiren bir sabite. Ayrılım katsayısı. Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bölüşüm katsayısı. Dağılım katsayısı. Partisyon katsayısı. Taksimlenme katsayısı. Üleşim katsayısı. Bölümlenme katsayısı.

Partition off : Ayırmak. Parçalara ayırmak. Duvarla bölmek. Bölmelere ayırmak.

Partition wall : Bölme duvarı. Ara duvarı. Birbirine bitişik iki yapının birlikte yararlandıkları ve bitişik yanlarını oluşturan ortak duvar. Bölme duvar.

Disk partition : Disk bölümü.

 

Partition of work : Bölümlü yayım. Yapıtın parçalara bölünmesi, parçalar biçiminde yayımı.

Brick partition : Tuğla bölme. Zar duvar.

İngilizce Partitions Türkçe anlamı, Partitions eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Partitions ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Construction : Çizim. Dikinti. Yapma. Yapılış. Yorum. İnşaat. Konstruksiyon. Tümce kuruluşu. Konstrüksiyon. Hukuk, gitar, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Sectionalization : Coğrafi bölgelere bölünme. Yerelleştirme. Bölgesel yapma eylemi.

Allocating : Paylaştırmak. Ayırmak. Bölüştürmek.

Dispensations : Hariç tutma. Dağıtım. Dönem (bir dinin etkili olduğu). Vazgeçme. Tertip. Kader. Yazgı. Dağıtma. Muafiyet.

Carry over : Devretmek. Uzatmak. Nakli yekun. Gelmek. Tehir etmek. Devam etmek. Nakletmek (hesap). Geri çekme. Nakletmek.

Allocation : Dağıtma. Tahsis etme. Pay. Tahsis. Paylaştırma. Ortaklara paylarının verilmesi, dağıtma, ayırma giderlerinin üleştirilmesi. Bölüştürme. Ödenek ayırma. Pay ayırımı.

Bulkhead : Ön bölme sacı. Set. Su geçirmez bölme. Perde. Gemi bölmesi. Ara duvarı. Duvar. Bölme perdesi. Bölme duvarı.

Dissepiment : Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift solom kesesinin arkasından gelen segmenti solom keselerinden ayıran solom epiteline verilen ad. mercanlarda bir bölmeden diğer bölmeye uzanan kalker perdeler. 3.birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Halkalı solucanlarda, her segmentte bulunan bir çift sölom kesesinin arkasından gelen segmenti sölom keselerinden ayıran sölom epiteli. mercanlarda bir bölmeden diğerine uzanan kalker perdeler birleşik olarak bulunan ovaryumlarda iki ovaryumu ayıran perde. Ayıran zar. Ayırıcı zar. Ayırma (botanik terimi). Dizepimen. Ayıran zar (anatomi, zooloji). Dissepiment.

 

Cell : Akımsaklarda iki voltluk elektrik gücü taşıyan bölümlerden her biri. Cep. Göz. Pil. Isı, ışık, kimyasal etkileşim gibi olaylar sonucu oluşan yük-süren kuvvet kaynağı. Toplumdan kaçan kimsenin kapandığı evi. Hücre. Kimyasal erkeyi elektriksel erkeye çeviren ve birkaç voltluk akım verebilen üreteç; kuru pil. Ünite.

Abstractions : Soyut sanat eseri. Ayrılma. Soyut terim. Dalgınlık. Çalma. Alma. Soyutlama. Çıkarılma. Tecrit.

Partitions synonyms : sectionalisation, compartment, apportionment, closets, compartmentation, appropriations, breakdown, curtain, disaffiliation, divide, assortments, segmentation, appropriation, septation, screen, partition, division, separation, dispensation, subdivision, culling, disaffiliations, curiously, wall, divider, disseverance, combout, chamber, zoning, brattice, cutting off, compartments, partitioning.