Passthrough türkçesi Passthrough nedir

  • Çeşitli konularda bilgi sağlayan internet sitesi (göç, off-shore bankacılığı, vatandaşlık yasaları, seyahat, vb.).
  • Doğrudan geçiş.
  • Düz geçiş.

İngilizce Passthrough Türkçe anlamı, Passthrough eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Passthrough ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Go through : Muayene etmek. Katlanmak. Durmadan geçmek (bir taşıt durması gereken bir yerden). Resmen kabul edilmek. İncelemek. Araştırmak. Sunmak. Ayrıntılar üzerinde durmak. Göz atmak. Geçirmek (hastalık veya sıkıntı vb'ni).

Pass over : Aldırmamak. Göz yummak. Aşırmak. Geçmek. Üzerinden geçmek. Boş vermek. Aşmak. Yararlanmak. Yok saymak. Es geçmek.

Forward run : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Alıcı ya da gösterici düzeneğinin olağan işleyişi sonunda, filmin verici makaradan alıcı rrakaraya doğru yol alması. ters geçişin karşıtı.

Pass across : Karşıya geçir.

Pass through : Arasından geçirmek. İçinden geçirmek. (zor bir dönemden vb) geçmek. (okul vb) bitirmek. Nüfuz etmek. Çekmek. Arasından geçmek. İçinden geçmek.

Transit : Teodolit. Geçiş. Yıldızın burçlar kuşağından geçmesi. Düzgeçiş. Geçme. Aktarma. Transit geçmek. Geçmek. Taşıma.

Cut : Kurgulamak. Hadım etmek. Kesik. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kesmek. İndirilmiş. Kesilmiş. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. Bilgisayar, basketbol, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sapmak.

 

Pass : Dinmek. Uç boylarında bulunan küçük kale. dağ geçitlerinde kurulan karakol ya da karakol binası. iki dağ arasındaki geçit yeri, boğaz. Spor pas vermek. Bir oyuncunun, ayakla ya da başla topu kendi takım arkadaşlarından birine göndermesi. Geçit. Bir veri kümesi üzerinde bir kez uygulanan iş dönemi. Futbol, bilgisayar, bilişim, iktisat, tarih, voleybol alanlarında kullanılır. Uzatmak. Devretmek. Açmak (kilit).

Reeve : Kasabada yüksek mevkili memur. İpi delikten geçirmek. Kasaba heyeti başkanı (kanada). Çiftlik emini. Delikten geçirmek (ip). Kahya. Delikten geçirip bağlamak. Köy meclisi başkanı.

Make pass : Geçirmek.

Passthrough synonyms : move through, go across.