Patrolman türkçesi Patrolman nedir

  • Polis.
  • Devriye sakçısı.
  • Devriye polisi.

Patrolman ile ilgili cümleler

English: The patrolman motioned me to pull over.
Turkish: Kenara çekilmem için polis bana işaret etti.

Patrolman ingilizcede ne demek, Patrolman nerede nasıl kullanılır?

Patrolmen : Polis. Devriye polisi.

Patrol car : Devriye aracı. Devriye arabası. Ekip otosu. Polis arabası.

Barrier combat air patrol : Düşman hava aracının belirli bir hava sahasına girişini engelleme amaçlı savaş aracı devriyesi. Hava muharebe devriyesi bariyeri. Barcap.

Combat air patrol : Muharebe hava karakolu. Düşman hava araçlarını belirlemek üzere yapılan yüksek veya orta düzey devriye uçuş. Cap. Hava muharebe devriyesi. Muharebe hava devriyesi. Bir uçağın bir uçuş koridorunda yaptığı devriye görevi.

Desoto patrol : Vietnam savaşı sırasında istihbarat toplamak için hazırlanmış amerikan deniz devriyesi. Desoto devriyesi.

Shore patrol : Sahil devriyesi. Kıyı güvenliği. Kıyı devriyesi. Kıyı koruma. Plajlardaki korumalar.

Reconnaissance patrol : Keşif kolu.

Joint patrol : İki veya daha fazla kişi tarafından yapılan devriye. Ortak devriye. Müşterek devriye.

Mig close air patrol : Yakın hava devriyesi. Mıgcap. Savunmaya yönelik başka herhangi bir özel faaliyette bulunmaksızın bir bölgedeki düşman uçağı varlığının araştırması.

 

Patroller : Kol. Devriyeye çıkmak. Korumak. Devriye gezme. Kol gezmek. Karakol gezmek. Gözlemek. Devriye gezmek. Devriye. Karakol.

İngilizce Patrolman Türkçe anlamı, Patrolman eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Patrolman ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Bluebottles : Kurtsineği. Fizalya. Mavi kantaron. Peygamberçiçeği. Fizalya denizanası. Kurt sineği. Aynasız. Portekizli asker. Belemir.

Coppers : Bakır para. Bakır kap. Çamaşır kazanı. Aynasız. Bakır.

Copped : Tutuklama. Aşırmak. Enselemek. Aynasız. Masura. Polis memuru. Yumak. Yakalamak. Çalmak.

Cop : Konik iplik yumağı. Aynasız. Polis memuru. Yakalamak. Masura. Enselemek. Çalmak. Tutuklama. Yumak.

Bulled : Gaf. Kocaman erkek hayvan. Vurguncu. Spekülasyon yapmak. Hisselerin değerini yükseltmek. Boğa. Zırva. Spekülatör. Piyasayı yükseltmek (borsa).

Deputy : Muavin. Yardımcı. Millet vekili. Mebus. Şerif yardımcısı. Temsilci. Vekil. Murahhas. Delege. Vekil olarak bakan.

Bobbies : Aynasız. Erkek ismi. Polis memuru.

Copper : Sakçı. Bakır. Çamaşır kazanı. Bakırla kaplamak. Madencilik, veterinerlik alanlarında kullanılır. Bakır rengi. Bakır kap. Birçok enzimin yapısında, kan yapımında ve bağ doku metabolizmasında rol oynayan, eksikliğinde kansızlık, ödem ve kemik yapısında bozukluklara yol açan, kırmızımtırak parlak, atom numarası 29, atom ağırlığı 6 54, sembolü cu olan tuzları zehirli bir metal. bakır, beslenmede esansiyel bir element olup seruloplazmin, lizil oksidaz, sitokrom oksidaz ve tirozinaz gibi çeşitli proteinlerin yapısına katılır. Bakırlamak. Bakır para.

 

Cops : Konik iplik yumağı. Tutuklama. Polis memuru. Aynasız. Polisler.

Flatfeet : Aynasız. Düztaban.

Patrolman synonyms : peace officer, flatfoot, bobby, bull, constable, bulling, patrolmen, bluebottle, law officer, feds, lawman.

Patrolman ingilizce tanımı, definition of Patrolman

Patrolman kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A watchman. Especially, a policeman who patrols a particular precinct of a town or city. One who patrols.