Pawns türkçesi Pawns nedir

  • Terhin etmek.
  • Kukla.
  • Rehin bırakmak.
  • Kendini tehlikeye atmak.
  • Rehin.
  • Rehine vermek.
  • Rehine koymak.
  • Tehlikeye atmak.
  • Piyon.
  • Rehin vermek.

Pawns ingilizcede ne demek, Pawns nerede nasıl kullanılır?

Pawnshop : Rehin dükkanı. Rehinci dükkanı. Rehinci. Tefeci.

Pawnshops : Rehinci dükkanı. Rehinci. Tefeci. Rehin dükkanı.

Spawns : Durmadan doğurmak. Yumurtlamak (balık vb.). Ortaya çıkmak. Doğurmak. Yumurta dökmek. Yavrulamak. Yumurtlamak (balık). Yumurtlamak. Yumurtlamak (balık vb). Meydana getirmek.

Pawn broker : Rehinle ödünç para veren kimse. Rehin karşılığı borç para veren kimse. Rehinci. Tefeci.

Pawn office : Rehin karşılığında kredi veren kuruluş. Rehin kurumu. Rehin karşılığında yasalar çerçevesinde kredi veren kurum.

Pawnbrokers : Rehin karşılığı borç veren. Faizle borç para veren. Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan. Rehinci. Tefeci. Rehin dükkanı.

Pawnbroking : Tefecilik.

In pawn : Rehinli. Rehinde.

Be a pawn in the game : Kukla olmak. Bir oyunda kukla olmak. Çıkar sağlanmak üzere diğerleri tarafından kullanılan önemsiz bir kimse olmak.

Pawnbroker : Rehin mukabili ikraz ile meşgul olan. Tefecilik yapan gerçek kişi. Tefeci. Rehin dükkanı. Rehinci. Faizle borç para veren. Rehin karşılığı borç veren.

İngilizce Pawns Türkçe anlamı, Pawns eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Pawns ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Endanger : Tehlikeye düşürmek. Tehlike yaratmak. Zarar vermek. Tehlikeye sokmak. Tehlike oluşturmak. Kayıp vermek. Tehlike etkisinde bırakmak. (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak.

Hypothecate : Terkin etmek. Rehin olarak vermek. Rehin etmek. İpotek etmek. İpotek. Haciz etmek.

Guaranty : Garanti. Kefil. Güvence. Emniyet. Garanti altına alma. Teminat. Tekeffül etmek. Kefalet. Garantör.

Endangers : (kendisini veya) başkasını tehlike ile karşı karşıya bırakmak. Tehlike etkisinde bırakmak. Tehlike oluşturmak. Kayıp vermek. Zarar vermek. Tehlikeye sokmak. Tehlikeye düşürmek. Tehlike yaratmak.

Gage : Bahse girmek. Kalibresini ölçmek. Bahis. Teminat. Ölçmek. Düelloya davet için yere atılan eldiven. Bkz.gauge. Ölçü. Tartmak. Miktar.

Gaged : Rehin verilmiş. Ayarlı. Ölçmek. Kalibresini ölçmek. Çaplanmış. Tartmak.

Jackstraw : Mikado oyunu. Bostan korkuluğu. Çöp demeti.

Hypothecation : Rehin verme. İpotek. Rehin verilmesi. İpotek etme. İpotek işlemi. Rehin bırakma.

Adventures : Riske atmak. Yeltenmek. Atılmak.

Dolly : Domuzarabası. Kamera aracı. Oyuncak bebek. Dizileme çekiti. Dekovil lokomotifi. Kamera taşıyıcı. Cicili bicili kız. İki tekerlekli çekici.

Pawns synonyms : pions, pion, dummy, hostages, hock, give as security, gaging, jeopardising, adventured, doll, manikin, mortgages, mortgage, dolls, hostage, jihad, imperils, hocking, try, borrowing, impawn, gages, attempt, pledged, jeopardises, hypothec, strain, hocked, adventuring, dummies, marionettle, guaranties, depositum.