Pay off türkçesi Pay off nedir
- Parasını verip kovmak.
- Acısını çıkartmak.
- Öç almak.
- İtfa etmek.
- Tamamen ödemek.
- Çıkarmak (masraf).
- Hesabını kapatmak.
- Değmek.
- Amorti etmek.
- Acısını çıkarmak.
- Diyet ödemek.
- Parasını eline verip kovmak.
- Borcunu tamamen ödemek.
- Yol vermek.
Pay off ile ilgili cümleler
English: Ali wants to pay off his loan.
Turkish: Ali borcunu ödemek istiyor.
English: Greece can no longer pay off its debts.
Turkish: Yunanistan artık borçlarını ödeyemiyor.
English: Ali gave Mary the money she needed to pay off her debts.
Turkish: Ali Mary'ye borçlarını ödemesi için ihtiyacı olan parayı verdi.
English: Ali wants to pay off his debts.
Turkish: Ali borçlarını ödemek istiyor.
English: Can you pay off your loans in a year?
Turkish: Kredini bir yılda kapatabilir misin?
Pay off ingilizcede ne demek, Pay off nerede nasıl kullanılır?
Pay : Para ödemek. Ücret ödemek. Değmek. Ödemek. Maaş. Etmek. Yararı olmak. Cezasını çekmek. Toslamak. Ödeme.
Off : Yanılmak. Kapalı. Başlangıç. Çıkarmak. Soğutmak. İndirmek. Öldürmek. Kalkmak. Baş.
Pay off a debt : Borcu kapatmak. Borç kapatmak.
Pay off matrix : Ödeme matriksi. Ödeme matrisi. Tediye matriksi.
Pay off old scores : İntikamını almak. Acısını çıkarmak. Öcünü almak. Hesaplaşmak.
Pay off the balance : Bakiyeyi kapatmak.
Pay office : Vezne dairesi.
İngilizce Pay off Türkçe anlamı, Pay off eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pay off ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bottom : Dip. Dipteki. Dibe ulaşmak. Alt. Dip koymak. Ulaşmak. Kurmak. Temeline inmek. Alttaki.
Be worth : Kıymeti (belirli bir miktar) olmak. Etmek. Para etmek. Değerinde olmak. Mal varlığı (belirli bir miktar) olmak. Değeri (belirli bir miktar) olmak. -e değmek.
Merits : Gerçek değer. Davanın esası. Gerçeklik. Asıl kıymet. Doğruluk. Hak etmek. Layık olmak.
Retaliated : İntikamını almak. Aynını yapmak. İntikam almak. Dengiyle karşılamak. Misilleme yapmak. Aynı şekilde karşılık verilmek. Kötülüğe kötülükle karşılık vermek. Mukabele etmek.
Reciprocate : -e karşılıkta bulunmak. Mukabele etmek. Misillemede bulunmak. Aşağı yukarı işlemek. Karşılık vermek. Karşılıklı olmak. Karşılıklı yapmak. Karşılığını vermek.
Face the music : Hatalardan kaynaklanan olumsuz sonuçları kabul etmek. Ceremeyi çekmek. Bedel ödemek. Yaptığı şeyin olumsuzluklarıyla yüzleşmek. Göğüs germek. Sonucuna katlanmak. Daha önceki eylemlerinin hoşa gitmeyen sonuçlarını kabul etmek. Bir problemle karşı karşıya olduğunu kabullenmek. Bedelini ödemek.
Give the push : Kapıyı göstermek. Defetmek. Kovmak. Sepetlemek. Pabucunu eline vermek. Kapı dışarı etmek.
Ease up : Bir kimseye yer sağlamak için kaymak. Yoğunluğu indirmek. Yumuşatmak. Baskıyı azaltmak. Daha az yoğun olmak. Yoğunluğu azaltmak. Gevşemek. Gevşetmek. Genişlemek.
Pay down : Kapora vermek. Hemen ödemek. Bir bölümünü ödemek. Anında ödemek. Peşinat vermek. Peşin ödemek.
Pay off synonyms : take revenge for, be avenged, get back at, kiss, crank, avenge oneself, give way, requite, bear, requiting, make way, dismisses, amortize, reciprocates, put out, make way for, avenge, kissed, redeem, give the right of way, be revenged, be worthy of, cranks, redeeming, pay in full, pay out, get even, paying off, get equal with somebody, amortise, pay scot and lot, merit, avenges.

Bu kısımda Pay off kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pay off ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pay off anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pay off ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.