Pay through the nose türkçesi Pay through the nose nedir
- Kazıklanmak.
- Kazık yemek.
- Pahalıya mal olmak.
- Bir servet ödemek.
- Çok pahalıya gelmek.
- Aşırı para ödemek.
- Çok pahalıya almak.
- Çok fazla para ödemek.
- Cebinden çok para çıkmak.
- Aşırı ödemek.
Pay through the nose ile ilgili cümleler
English: I don't want to pay through the nose for a hotel room.
Turkish: Bir otel odasına dünya kadar para vermek istemiyorum.
Pay through the nose ingilizcede ne demek, Pay through the nose nerede nasıl kullanılır?
Pay : Maaş. Para vermek. Ödeme. Ödemek. Etmek. Cezasını çekmek. Yarar sağlamak. Maaş dağıtmak. Vergin. Yararı olmak.
Through : İçeriye. Sayesinde. Arasından. Orasında burasında. Her yanına. Boyunca. Bir uçtan bir uca. -den geçerek. Başından sonuna dek. Her yanında.
The : Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır. Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık.
Nose : Koklamak. Koku almak. Burun. Burun (uçakta). Yavaş ilerlemek. Omurgalı hayvanlarda kısmen koklama sinirlerini taşıyan mukoza zarı ile örtülü bir çift burun boşluğunu içine alan koku alma organı. Koklayarak bulmak. Uç. Genizden çıkarmak (ses).
Speak through the nose : Genizden bir şekilde telaffuz etmek. Genizden konuşmak. Burundan konuşmak. Burnundan konuşmak.
Blow the nose : Burnunu temizlemek. Burnunu silmek. Sümkürmek.
Bleeding of the nose : Burun kanaması.
Speaking through the nose : Yumuşak damağın esnek olmaması, burun perdesinin eğriliği ve bademciklerin iltihaplanması gibi nedenlerle ortaya çıkan bir konuşma bozukluğu. Burundan konuşmak. Hımhımlık. Burnundan konuşmak. Genizden bir şekilde telaffuz etmek.
Bridge of the nose : Burnun kemikli kısmı. Burun kemeri.
İngilizce Pay through the nose Türkçe anlamı, Pay through the nose eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pay through the nose ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Cost a pretty penny : Bir servete mal olmak. Oldukça pahalıya mal oldu. Epey pahalıya mal olmak. Pahalıya patlamak. Çok pahalıya mal olmak.
Be had : Katakulliye gelmek. Kandırılmak. Tufaya gelmek. Oyuna gelmek. İle seks yapmak. Keleğe gelmek. Ketenpereye gelmek. İle cinsel ilişkiye girmek. İle seks partneri olmak.
Get the shaft : Kazığı yiyen olmak. Mağdur edilmek. Üç kağıda gelmek. Dolandırılmak.
Was had : Hamile kalmak veya olmak. Aldatıldı. Keleğe geldi. Katakulliye getirildi.
Pay dearly for : Ağır ödemek.
Cost a bomb : Bir servete mal olmak. Çok pahalı olmak. Çok pahalıya patlamak. Cep yakmak. Pahalıya patlamak. Cepleri yakmak. El yakmak.
Be cheated : Yaş tahtaya basmak. Aldatılmak. Kanmak. İhanete uğramak.
Get screwed : Sakata gelmek. Siki tutmak. Seks yapmak. Siktir. Göte gelmek.
Pay through the nose synonyms : come high, be too expensive, cost an arm and a leg, be screwed, cost much.

Bu kısımda Pay through the nose kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pay through the nose ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pay through the nose anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pay through the nose ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.