Pekiştirme nedir, Pekiştirme ne demek
Eğitim alanındaki sözlük anlamı:
Öğrenme bakımından, koşullu bir tepkiyi bir ödül ya da kıvanç verici yeni bir uyaran ile güçlendirme.
Önceden belli bir uyarana karşı gösterilmiş olan bir tepkinin yoğunluğunun ve etkisinin arttırılması.
Gramer anlamı:
Kök kelimenin belirttiği özelliği çeşitli yollarla yoğunlaştırma, bk. pekiştirilmiş kelime.
Sosyoloji'deki anlamı:
Toplum yaşamının bir gereği olarak bireylerden belli durumlarda beklenen tepkileri elde etmek üzere, öğrenilmiş bir davranışı ya da tepkiyi olumlu, olumsuz türlü yaptırımlarla güçlendirerek ilgili uyaranlar karşısında yinelenmesini sağlama.
Bilimsel terim anlamı:
Bir uyaran karşısında gösterilen tepkiyi ödül ya da ceza gibi başka bir uyaran yardımıyla güçlendirme.
İngilizce'de Pekiştirme ne demek? Pekiştirme ingilizcesi nedir?:
reinforcement, strengthening
Pekiştirme anlamı, tanımı:
Pekiştirme ünlüsü : Pekiştirmeli kelimelerde kavramı güçlendirmek için türeyen ünlü: Yap-a-yalnız, çep-e-çevre, güp-e-gündüz gibi.
Pekiştirmek : Sertleşmek, katılaştırmak. Güçlendirmek. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek.
Pekiştirmeli : Pekiştirilmiş olan.
Pekiştirmeli özne : "Kendi" dönüşlü zamiriyle kuvvetlendirilmiş özne.
Pekiştirmeli sıfat : Türkçede çoğu kez sıfatın, bazen de adın ilk hecesindeki ünlünün, baştaki ünsüzle birlikte, -p, -m-, -r-, -s- ünsüzlerinden biriyle veya ünlü ile başlayan bir adın veya sıfatın yalnız -p- ünsüzüyle kapatılmasıyla ortaya çıkan hecenin, aynı sıfatın veya adın başına eklenmesiyle kurulan kelime.
Pekiştirmeli zarf : Pekiştirmeli kelime biçiminde kurulmuş zarf.
Pekiştirme basamakları : Bir dizi eylemin, ödüle yaklaştıkça güç kazandığı aşamalar.
Pekiştirme çizelgesi : Uyaran-tepki öğreniminde, deneğin kaçıncı uygulamada tepkiyi pekiştireceğini belirleyen çizelge.
Pekiştirme edatı : dahi, dA ki, bile gibi kelimelerin, kelime gruplarının, cümlelerin sonlarına gelerek onları önceki veya sonraki kelimelere, kelime gruplarına ve cümlelere bağlayan; bu bağlama görevleri yanında sonuna geldiği dil birliklerine dikkat çekme, güçlendirme, belirtme işlevi de katan edatlar: || Üçüncü bir nokta da İstanbul fethinin Malazgirt'ten başlayan bir hamleyi tamamladığı hakikatidir (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi, s. 49). Rüyalarının esrarı, dünyasını o kadar aşmıştı ki, kendisini şimdi bütün hayata yabancı buluyordu (A. H. Tanpınar, Yaz Yağmuru: Rüyalar, s. 131). Bununla beraber muayyen hudutlar içine sıkışmış olsa bile, şu on sene içinde Türk hikâyeciliği çok ilerledi (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi: Edebiyatımızda Duraklama mı var? s. 321). Kâinat dışında ebedî bir düşünce, gerçek ve sonsuz zamanın kendisi olan bir düşünce tasavvur edin ki bizi seyretsin (A. H. Tanpınar, Yaşadığım Gibi, s. 14). Ah, bin gözüm, bin kulağım olsaydı da bin şaheserin lezzetini birden tatsaydım (Erenlerin Bağından s. 17). Kaabil mi ki onsuz milletleri kalpten tutuşturan kıvılcımlar çıksın; kaabil mi ki onsuz saadet ve zafer müyesser olsun (Y. K. Karaosmanoğlu, Erenlerin Bağından, s. 1 vb.
Pekiştirme edatı, kuvvetlendirme edatı : Azerbaycan Türkçesi: ğüvvätländirimäbildirän goşmalar; Türkmen Türkçesi: güyçlendirici poslelog; Gagauz Türkçesi: pekleştirmäk paycıı ~intensiv paycıı ~ kaavileştirmak paycıı; Özbek Türkçesi: *kuçayiştiruvçi komakçi; Uygur Türkçesi: kücäytiş bağliğuçi vä yüklimilär; Tatar Türkçesi: köçäytü kisäkçäse; Başkurt Türkçesi: kösäytewbäyläwew; Kmk: güçlendiriw gesekçe; Krç.-Malk.: küçlendiriwçü kesekçikle; Nogay Türkçesi: kuwatlandıruw kesekşe ~ küşlendîrüw kesekşe; Kazak Türkçesi: *küşeytkiş septewlik sılaw ~ demewlik; Kırgız Türkçesi: küçötmö candooç; Alt:: tınıdaaçı bölügeş; Hakas Türkçesi: tııdıs ulag sözî; Tuva Türkçesi: küşteldirer a'rtınçı; Şor Türkçesi: *tııdış soon-sözi; Rusça: usilitelnaya çastitsa
Pekiştirme eki : Ad veya ad soyundan bir kelimeye gelerek anlamını güçlendiren ek veya ekleşmiş edat. Eski Türkçede birkaç türü bulunan bu ek, günümüzün yazı dillerinde ve lehçelerde daha çok kalıntılar hâlinde sürmektedir. Bu eklerin başlıcaları +Ok ve +k, +ÇA, +ÇAk, +kInyA > +kIyA, yme > +mA, +m'dir. ET. timinök (<timin+ök: hemencecik), neçük (<neçe+ök: nasıl?), barça (<bar-ır+ça: bütün, hepsi), amtıçak (<amtı+ça+ok: hemen, şimdi), birkie (<bir+kınXya: biricik), azkına (<az+kınXya: azıcık), TT. biricik (<bir+i+cik), demincecik (<demin+ce+cik: hemen biraz önce), hemencecik (<hemen+ce+cik) vb.
Pekiştirme hecesi : Pekiştirilmiş kelime yapısında kurulmuş kelimelerde pekiştirmeyi sağlayan ve kök kelimenin ilk hecesinin tamamının veya bir bölüğünün açık hece durumundan alınarak p, m, r, s seslerinden birinin eklenmesiyle kapalı duruma getirilmiş hece veya böyle hecelerle kök kelime arasında türeyen ünlülerle iki açık hece durumuna gelen heceler: kap-kara, yap-yassı, yem-yeşil, çar-çabuk, çır-çıplak, çır-ıl-çıplak, yus-yuvarlak, sapa-sağlam, güpe-gündüz, çep-e-çevre vb.
Pekiştirme, kuvvetlendirme : Azerbaycan Türkçesi: ğüvvätländirmä; Türkmen Türkçesi: güyçlendirme; Gagauz Türkçesi: pekleştirmäk ~ intensiv ~ kaavileştirmak; Özbek Türkçesi: kuçaytirma; Uygur Türkçesi: küçäytmä; Tatar Türkçesi: köçäytü forması ~ intensiv forması ~arttıru; Başkurt Türkçesi: kösäyew ~ intensiv; Kmk: güçlendiriw; Krç.-Malk.:küçlendiriw; Nogay Türkçesi: kuwatlandıruw ~ küşeytüw ~ artıklık; Kazak Türkçesi: küşeytuw;Kırgız Türkçesi: küçötüü; Alt:: tıňıdıları ~ intensiv; Hakas Türkçesi: tııdıs; Tuva Türkçesi: küşteldireri;Şor Türkçesi: tudış; Rusça: usileniye ~ intensiv;~
Pekiştirme reklamı : Bir malın belirli bir özelliğini vurgulamak yerine, o malı satın alan tüketicilere doğru bir seçim yaptıkları ve nasıl tatmin olduklarını söyleterek yapılan reklam türü.
Pekiştirme sıfatı : Niteleme sıfatlarının ilk hecelerini m, p, s, r ünsüzlerinden biriyle kapayarak benzer hecelerin tekrarı esasına göre kurulan ve niteliği yoğunluk bakımından en yüksek derecesiyle gösteren sıfat: || Kapkara, sapsarı, kıpkızıl, yemyeşil, yusyuvarlak, kaskatı, tertemiz vb. Ömer'in kazı, hasmının bu hareketine, bir müddet gagasını çamurdan çıkarmıyarak hayretle, sükûnetle baktı, sonra upuzun boynunu bir yılan gibi yerde sürüyerek koştu, ıslık gibi bir sesle tısladı (F. Rıftı Atay, Gezerek Gördüklerim, s. 69). Ekberin kırmızı taştan sapasağlam kalesi içinde Baburlar sarayının bir kısmı durmaktadır (F. R. Atay, göst. e., s. 156-7). Evet pekâlâ biliyorum ki, bir gün ben her şeyi bırakıp bu küçük yola dalarsam, onun bittiği yerde bütün saadet ve hasretlerimi, eski yaşanmış rüyalarımı bulacağım, temiz, yepyeni mesut bir adam olacağım (A. H. Tanpınar, Abdullah Efendinin Rüyaları, s. 12 vb.
Pekiştirme varsayımı : Öğrenmenin pekiştirmeye dayandığı görüşü.
Diğer dillerde Pekiştirme anlamı nedir?
İngilizce'de Pekiştirme ne demek? : n. strengthening
Fransızca'da Pekiştirme : consolidation [la], renforcement [le]
Almanca'da Pekiştirme : n. Befestigung
Rusça'da Pekiştirme : n. укрепление (N), упрочение (N), утверждение (N)


Bu kısımda Pekiştirme nedir? Pekiştirme ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Pekiştirme tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Pekiştirme hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.