Sintering türkçesi Sintering nedir

  • Toplaştırma.
  • Külçeleme.
  • Topaklaştırma.
  • Pekiştirme.
  • Pişirme.
  • Örüt ya da biçimsiz taneciklerin ısı etkisiyle birleşip kaynaşarak daha iri katı parçaları oluşturması.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • Bir malzemeyi hala katı şeklini muhafaza edecek şekilde erime noktasının hemen altına kadar ısıtma işlemi.
  • Sinterleme.

Sintering ingilizcede ne demek, Sintering nerede nasıl kullanılır?

Sintering machine : Toplaşık makinesi. Sinter makinasi.

Sinterization : Topaklaştırma. Sinterleştirme.

Sinter : Külçelemek. Curuf. Toplak. Katılaşmak. Kireçli çökelti. Kalıba basmak. Katılaştırmak. Sinter. Top top yapmak. Topak.

Sintered : Top top yapmak. Kalıba basmak. Toplaşık alumina. Sinterlenmiş. Curuflu. Katılaştırmak. Toplaşık.

Sintered carbide ball : Toplaşık karbürler.

Disinterest : Meraksızlık. İlgisizlik. Kayıtsızlık. Tarafsızlık. Alakasızlık. Aldırışsızlık.

Disinterestedly : Tarafsız bir şekilde. İlgisizce. Objektif bir şekilde. Alakasız bir şekilde. Objektif olarak. Önyargısız bir şekilde. Lakayıt bir şekilde. Önyargısızca. Tarafsızca.

Disinterestedness : Yansızlık. Aldırışsızlık. Karşılık beklememe. Önyargısızlık. Tarafsızlık. İlgisizlik.

Disinteresting : Meraksızlık. Alakasızlık yaratmak. Tarafsızlık. Kayıtsızlık yaratmak. Aldırışsızlığa neden olmak. Kayıtsızlık. Aldırışsızlık. Alakasızlık. İlgisizlik yaratmak.

 

Disinter : Gömülü olduğu yerden çıkartmak. Eşmek. Mezardan çıkarmak. Açığa çıkarmak. Mezarından çıkartmak. Eşelemek. Kazmak. Toprağı kazıp çıkarmak. Topraktan çıkarmak.

İngilizce Sintering Türkçe anlamı, Sintering eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sintering ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cooking : Yemek pişirme. Yemeklik. Pişirmek işi. arpa, mısır ve patates gibi bazı yemlerin kimyasal ve/veya fiziksel özelliklerini değiştirmek veya sterilize etmek amacıyla sulu ortamda ısıtma işlemi. Aşırı açındırma. Pişim. Aşçılık. Yemek yapma. Açındırmarcın duyarkat üzerinde gereğinden uzun etki göstermesinden ortaya çıkan açındırma kusuru. Yemek pişirmede kullanılan.

Active passive metal : Etkin-edilgin metal. Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım.

Additive : Katkı. Katkı maddesi. Eklenecek. Toplamsal. Ek katkı. Çoğalan. Toplanır. Katık. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katılacak.

Sinterization : Sinterleştirme.

Toss : Sallanmak. Atmak (yavaşça veya rasgele). Yazı-tura. Fırlatma. Sallanma. Yazı tura için atmak. Tartışmak. Sallamak. Adçekme. Silkeleme.

Additive properties : Eklenik özellikler. Bir dizgede birim ya da kesimlerdekilerin toplanmasıyla belirlenen kütle, erke gibi özellikler.

 

Enhancement : Çoğalma. İyileştirme. Artırma. Geliştirme. Artırılma. Artış. Artma. Arttırma.

Balling : İnce parça birleşmesi. Yumak yapmak. Fişek atmak. Yumak yapma. Yumaklama. Yumrulama. Top yapmak.

Acidimetry : Asit ölçümü. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç. Asit ölçme. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asidimetri. Asitölçüm. Asidimetre.

Acid salt : Aynı zamanda asit olan tuz. Asit tuz. Asit tuzu. Bileşimindeki asit hidrojenlerinin bir bölümü metallerle yer değiştirmemiş olan tuz. örn. sodyum bikarbonat (nahco3). Sodyum klorit.

Sintering synonyms : strengthening, flip, active metals, reduplication, acid radical, alcohols, baking, activated coal, alicyclic compounds, curing, pass, reinforcement, cookings, acier inoxydable, alcoholometry, aliphatic saturated compounds, alabaster, stewing, roasting, snap, aliphatic compounds, aldehydes, degumming, emphasizing, bakings, reinforcing, kier boiling.

Sintering zıt anlamlı kelimeler, Sintering kelime anlamı

Humorless : Keyifsiz. Şakadan anlamayan. Nükteden anlamayan. Espri anlayışı olmayan.