Sinter türkçesi Sinter nedir

Sinter ile ilgili cümleler

English: You misinterpreted my actions.
Turkish: Yaptıklarımı yanlış anladın.

English: Statistics are easy to misinterpret.
Turkish: İstatistikler kolayca yanlış yorumlanabilir.

English: Silence can be misinterpreted, but never misquoted.
Turkish: Sessizlik yanlış anlaşılabilir, ama asla yanlış aktarılamaz.

English: That was a misinterpretation.
Turkish: Bu bir yanlış anlamaydı.

English: Tom had a bored, disinterested look on his face.
Turkish: Tom'un yüzünde bıkkın, ilgisiz bir görünüş vardı.

Sinter ingilizcede ne demek, Sinter nerede nasıl kullanılır?

Sintered : Top top yapmak. Toplaşık alumina. Sinterlenmiş. Curuflu. Katılaştırmak. Toplaşık. Kalıba basmak.

Sintered carbide ball : Toplaşık karbürler.

Sintered glass crucible : Sinterlenmiş cam kroze.

Sintering : Sinterleme. Toplaştırma. Bir malzemeyi hala katı şeklini muhafaza edecek şekilde erime noktasının hemen altına kadar ısıtma işlemi. Topaklaştırma. Pekiştirme. Külçeleme. Pişirme. Örüt ya da biçimsiz taneciklerin ısı etkisiyle birleşip kaynaşarak daha iri katı parçaları oluşturması.

 

Sintering machine : Toplaşık makinesi. Sinter makinasi.

Disinterestedness : İlgisizlik. Karşılık beklememe. Aldırışsızlık. Tarafsızlık. Yansızlık. Önyargısızlık.

Disinterested : Tarafsız. Bir konuyla hiçbir ilgisi olmayan. Bir konuda hiçbir çıkarı olmayan (kimse). Kişisel duygularla etkilenmeyen. Umursamaz. Yansız. Ön yargısız. Karşılık beklemeden yapılan. Önyargısız. Lakayıt.

Disinteresting : Alakasızlık. Kayıtsızlık yaratmak. Tarafsızlık. Aldırışsızlık. Aldırışsızlığa neden olmak. Alakasızlık yaratmak. İlgisizlik yaratmak. Meraksızlık. Kayıtsızlık.

Sinterization : Sinterleştirme. Topaklaştırma.

Disinterestedly : Objektif olarak. Önyargısız bir şekilde. Lakayıt bir şekilde. Objektif bir şekilde. Önyargısızca. Alakasız bir şekilde. Tarafsızca. İlgisizce. Tarafsız bir şekilde.

İngilizce Sinter Türkçe anlamı, Sinter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sinter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sintered : Curuflu. Toplaşık alumina. Sinterlenmiş.

Concrete : Somutlaştırmak. Betonlamak. Beton betonlamak. Kesin. Donmak. Maddi. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Elle tutulur.

Be hardened : Pişmek.

Form : Dış görünüş; bir cismin yapısını ortaya koyan çevre çizgilerinin bütünlüğü. Bilgisayar, hukuk, fizik, ekonomi, sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Geliştirmek. Biçim. Dışa satım ya da dıştan alım işlemine başlanırken yasal örgütçe istenilen bilginin toplanması için doldurulan belirli biçimli basılı belge. Davayı gören yargılık. Şekillenmek. Şekillendirmek. Yazılı biçim. Biçimlendirmek.

 

Cinder : Letiye. Dışık. Marsık. Yanmış kömür artığı. Cüruf. Kor. Köz. Kül.

Dollop : Azıcık. Yığın. Bir parça. Parça. Bir parça veya top (dondurma). İlaç.

Slag : Basit kadın. Dışkı. Fahişe. Cüruf haline getirmek. Mucur olmak. Cüruflaşmak. Curuf şekline dönüştürmek. Kömür kırıntısı. Yollu.

Shape : Şekillenmek. Şekil almak. Etkilemek. Biçim. Biçimlendirmek. Kalıp. Şekil. Yönlendirmek. Kalıbını almak. Düzenlemek.

Congeal : Pıhtılaştırmak. Bir katıyı dondurmak. Donmak. Buz kesilmek. Dondurmak (bir katıyı). Pıhtılaşmak. Dondurmak. Bir sıvıyı dondurmak.

Chunks : Tıknaz ve güçlü adam. Parça cam. Bodur ama güçlü hayvan. Külçe. Kocaman parça. Yığın.

Sinter synonyms : sinters, bolus, floccule, deadens, mold, concreting, cob, cluing, cake, deaden, congeals, floccules, deadened, clue, work, mould, congealing, concreted, gelate, chunk, cindering, ensemble, dollops, clews, consolidate, fixate, forge, clueing, confluens, firm up, congealed, clinker, become solid.

Sinter ingilizce tanımı, definition of Sinter

Sinter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Dross, as of iron. The scale which files from iron when hammered. Applied as a name to various minerals.