Pelese nedir, Pelese ne demek

Yerel Türkçe'deki anlamı:

Taze soğan, soğan fidesi.

Pis, pislik.

Yağmur sularının sürükleyip biriktirdiği çerçöp.

Ağaç dalları üstündeki kar parçaları: Peleseler beni ıslattı.

Parça, bir parça, azıcık.

Düzey : Döşeme tahtaları kapı eşiği pelesesinde olmalı.

Düzey.

Durum, yaşayış, düzen.

Pelese kısaca anlamı, tanımı

Pele : Enli meşin ve kösele parçası. Oyunda merkez sayılan yer, kale

Pelesek : Taze soğan, soğan fidesi. Parça, bir parça, azıcık. Araba tekerleğinin çıkmaması için mazının ucuna takılan çivi. İyi bakım, özen. Güvence, inanca, sağlama bağlama. Mücevher. Vazelin.

Pelesek dönmek : Tepesi üstü düşmek.

Peleselik : Sık ormanlık, çalılık, fundalık.

Pelesemek : Güçten düşmek, yorulmak.

Pelesenk dönmek : Çok çalışma nedeniyle düşünceleri altüst olmak, bilinçsizleşmek.

Pelesentilik : Sık ormanlık, çalılık, fundalık.

Dil pelesengi : Söz arasında yerli yersiz söylenen ve tekrarlanan söz.

Meryem pelesengi : Kabuklarından aynı adla anılan bir reçine çıkarılan ve Antil Adaları'nda yetişen bir ağaç (Calophyilum calaba).

Pelesenk : Türlü bitkilerden çıkarılan kokulu bir reçine. Konuşurken gereksiz tekrarlanan söz, persenk. Pelesenk ağacından elde edilen değerli kereste.

 

Pelesenk ağacı : Kızıldeniz'in Afrika ve Asya kıyılarında yetişen ve kışın yapraklarını dökmeyen, değerli kerestesi kahverengi, mor veya esmer hatta vişneçürüğü olabilen, doğramacılıkta kullanılan bir ağaç (Commiphora opobalsamum).

Taze soğan : Zambakgillerden, salata ve yemeklere tat vermek için kök yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan, acımsı, keskin kokulu sebze, yeşilsoğan, göksoğan.

Bir parça : Biraz, azıcık, çok az. Kısa bir süre.

Tahtalar : Ankara ilinde, Çeltikçi bucağına bağlı bir bölge.

Yaşayış : Yaşama işi.

Üstünde : Üstündeki, karşılığı üs'ta.

Pis pis : Hoşa gitmeyecek bir biçimde.

Pislik : Kir. Dışkı, necaset. Pis olma durumu. Başkalarına zarar veren kimse. Kötü durum. Kötü, zararlı davranış ya da iş.

Yağmur : Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne düşen yağışın sıvı durumda olanı, yağar, yağış, baran, bereket, rahmet. Çokluk, bolluk. Çok ve sık düşen, gelen şey.

Çerçöp : Bazı ürünlerin hazırlanması sırasında arta kalan, düşük değerli yan ürünler.

Diğer dillerde Pele örneği püskürme anlamı nedir?

İngilizce'de Pele örneği püskürme ne demek ? : pelean activity