Penance türkçesi Penance nedir

  • Günah çıkarma ve papazın önerdiği kefareti yerine getirme.
  • Ceza.
  • Ruhani ceza.
  • Günaha karşılık ceza (kilise).
  • Bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefaret.
  • Papazın kararlaştırdığı ceza.
  • Kefaret.
  • Pişmanlık.

Penance ile ilgili cümleler

English: He is doing penance.
Turkish: O, kefaretini ödüyor.

Penance ingilizcede ne demek, Penance nerede nasıl kullanılır?

Do penance : Kefaretini ödemek. Bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefareti yerine getirmek.

Penances : Günaha karşılık ceza (kilise). Bir günahı bağışlatmak için papazın önerdiği kefaret. Kefaret. Papazın kararlaştırdığı ceza. Günah çıkarma ve papazın önerdiği kefareti yerine getirme. Pişmanlık. Ruhani ceza. Ceza.

Penal : Ceza. Cezaya ait. Cezayı gerektiren. Ceza olarak. Ceza gerektiren. Cezai. Ceza ile ilgili.

Penal action : Ceza davası.

Penal code : Ceza yasası. Ceza kanunları. Ceza hukuku. Ceza kanunu.

Penal interest : Borcun vadesinde ödenmemesi durumunda yasa ya da sözleşmeden doğan parasal yükümlülük biçimindeki ek ödeme. Gecikme faizi.

Penal colony : Sürgün yeri. Mahkumların gönderildiği sürgün yeri.

Penal duty : Ceza olarak verilen görev.

Penal offense : Cezai suç.

Penal proceedings : Ceza davası. Ceza yargılama yöntemi. Ceza muhakeme usulü.

 

İngilizce Penance Türkçe anlamı, Penance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Penance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Contrition : Nedamet. Tövbe. Samimi pişmanlık.

Remorses : Nedamet. Büyük pişmanlık. Vicdan. Kahır. Vicdan azabı.

Compunctions : Yerinme. Vicdan azabı. Nedamet. Esef. Utanma. Tereddüt. Reddetme.

Criminal : Suça ait. Suçla ilgili. Cinai. Müthiş. Cinayet. Sabıkalı. Suçlu. Suç oluşturan. Kabahatli.

The atonement : Telafi etme. Gönül alma. Tazminat. Telafi.

Forfeitures : Teminat vs'nin yanması. Hakkın yitirilmesi. Hakkın kaybedilmesi. Hakkın düşmesi. Hakkını kaybetme. Bir hakkın yitirilmesi. Düşmesi. Hakkı kaybetme. Hakkın sukutu.

Chastisement : Kötek. Cezalandırma (şiddetli). Dayak. Ceza verme.

Compunction : Yerinme. Tereddüt. Reddetme. Nedamet. Utanma. Esef. Vicdan azabı.

Penitence : Tövbe. Nedamet. Tövbekar olma. Tövbekarlık.

Confession : Günah çıkarma. İtiraf.

Penance synonyms : remission of sin, remittal, forfeiture, absolution, propitiation, remission, expiation, attrition, atonements, atonement, amende, regret, repentance, corrections, expiations, chastening, correction, remorse, feeling sorry, fine, contriteness, discipline, apodosis, penances, ransom, angsts, fines, self reproach, ransoms, abandum, angst, sacrament, conclusion.

Penance ingilizce tanımı, definition of Penance

Penance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To punish. To impose penance. Repentance.