Perceivable türkçesi Perceivable nedir

Perceivable ingilizcede ne demek, Perceivable nerede nasıl kullanılır?

Human perceivable form : İnsanın algılayabileceği şekil.

Imperceivable : Farkına varılamaz olan. Azıcık. Tespit edilemez. Hissedilemez. Hafif. Algılanamaz. İnce. Algılanabilir olmayan. Küçücük. Hissedilebilir olmayan.

Perceive : Anlamak. Kavramak. Görmek. İdrak etmek. Hissetmek. Algılamak. Kestirmek. Farkına varmak. Müdrik olmak. Farketmek.

Perceived : Hissetmek. Farkedilen. Algılanan. Sezmek. Farketmek. Seçmek. Algılamak. İdrak etmek. Kavramak. Kestirmek.

Perceived achromatic colour : Türsüz renk. Algılanan, tür öğesinden yoksun renk. tayfsal renk yoğunluğu sıfır olan ruhfiziksel renk.

Apperceiving : Kavramak. İdrak etmek.

Perceived colour : Gözlemciye, görünen biçimi, boyutu, yapısı ve dokusu aynı olan iki nesne arasında ayrımlar ayırt etme olanağını sağlayan ve gözlemde aracı olan ışığın tayfsal bileşim ayrımlarının doğuracağı ile aynı türden plan, görsel algı öğesi. Renk algılaması. Algılanmış renk. Görülen biçimi, boyutu, yapısı ve dokusu aynı olan iki nesne arasında gözlemciye ayırt etme olanağını sağlayan görsel algı öğesi. Algısal renk.

Misperceive : Yanlış algılamak.

 

Apperceived : İdrak etmek. Kavramak.

Perceived chromatic colour : Algılanan, belirli bir türü olan renk. tayfsal renk yoğunluğu sıfır olmayan, dolayısıyla, bir baskın dalga boyu olan ruh fiziksel renk. Türlü renk.

İngilizce Perceivable Türkçe anlamı, Perceivable eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Perceivable ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Sensated : Duyu organlarıyla hissedilen. Herhangi bir duyu organıyla hissedilen.

Cognizable : Tanınabilir. İdrak edilebilir. Anlaşılır. Mahkeme yetki alanı dahilinde olan. İdrak edilir.

Distinguishable : Fark edilebilir. Ayırt edilebilir. Görülebilir. Seçilir.

Appreciable : Oldukça çok. Farkedilebilecek derecede. Fark edilir. Değer biçilebilir. Kayda değer. Farkedilir. Sezilebilir.

Detectable : Saptanabilir. Ortaya çıkarılabilir. Keşfedilebilir. Algılanır. Sezilebilir. Sezimlenelebilir.

Cognisable : (hukuk terimi) adliye mahkemesinde yargılanabilir (ayrıca cognizable). İdrak edilebilir. Tanınabilir. Anlaşılır. Bilinebilir. Fark edilebilir.

Scrutable : Anlaşılır. Anlaşılabilir. Makul. Muayene veya araştırma yolu ile anlaşılabilen.

Sensates : Duyular ile algılanan. Duyusal.

Recognisable : Farkedilebilen. Tanınabilen. Tanınmış. Tanınabilir.

Distinguished : Mümtaz. Fark edilebilir. Güzide. Sivrilmiş. Ünlü. Mükemmel. Görülebilir. Seçkin. Tanınmış.

Perceivable synonyms : conceivable, understandable, intelligible, sensible, tangible, cogitable, comprehensible, apprehensible, discernible, detectible, detectably, recognizable, noticeable, presentative, easy to understand, touchable, comprehendible, graspable, fathomable, construable, perceptible, sensate, discernable.

 

Perceivable zıt anlamlı kelimeler, Perceivable kelime anlamı

Incomprehensible : Kavranamaz. Akıl almaz. Kavranılmaz. Akıl ermez. Çetrefil. Anlaşılmaz. Anlaşılamayan. Anlaşılamaz.

Imperceptible : Seçilmez. Belli belirsiz. Hissedilemez. Sezilemez. Algılanamaz. Farkedilmez. Hissedilmez. Farkedilemez. Görülmez. Duyulmaz.

Perceivable ingilizce tanımı, definition of Perceivable

Perceivable kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Perceptible. Capable of being perceived.