Peroxides türkçesi Peroxides nedir
Peroxides ingilizcede ne demek, Peroxides nerede nasıl kullanılır?
Superoxides : Hiperoksit. Süperoksit.
Peroxide analysis : Peroksit tayini. Asidik bir çözeltide potasyum iyodürden ayrılan iyodun belirlenmesi ilkesine dayanan, yağın bozulması hakkında bilgi veren bir analiz.
Peroxide value : Yağlardaki peroksit sayısı. Peroksit değeri. Bir kilogram örnekte belli bir süre içinde oksidasyon sonucu oluşan peroksidin miliekivalan (meq) olarak ifadesi ve yağlardaki acılaşmanın ölçüsü. yağın tayininin yapıldığı andaki oksitlenme düzeyini ölçtüğü ve daha sonra değişebileceği göz önüne alınarak bu değere ilk peroksit düzeyi denir ve 5 meq/kgın altında olduğunda yağın acılaşmış olduğu kabul edilir, ilk peroksit düzeyi, yağlardaki peroksit sayısı. Lipit oksidasyonunun ilk evresinde hidroperoksit biçimindeki moleküllerin doymamış bağlarının oksitlenmesiyle meydana gelen, lipit oksidasyonun erken belirlenmesinde değerinin bilinmesinde önemi olan bileşik.
Initial peroxide level : Peroksit değeri. İlk peroksit düzeyi.
Benzoyl peroxide : Benzoil peroksit.
Peroxide : Peroksid. Oksijenli su. Peroksit. Oksijenlemek (saçı).
Lead peroxide : Kurşun peroksit.
Peroxidase : Peroksidaz. Hidrojen peroksit ve diğer organik perkositleri parçalayan enzim.
Superoxide dismutase : Süperoksidin hidrojen peroksite dönüşmesini katalize eden antioksidan bir enzim, sod. Bir çeşit antioksidan. Superoksit dismutaz. Süperoksid dismutaz. Süperoksit dismutaz. Sod.
Magnesium peroxide : Magnezyum peroksit.
İngilizce Peroxides Türkçe anlamı, Peroxides eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Peroxides ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Hydrogen peroxide : Hidrojen peroksid. Hücrenin atık ürünü ve tehlikeli bir serbest radikal. yapısında % 30-33 salınabilir oksijen içeren ve antiseptik olarak kullanılan bileşik. Hidrojen peroksit.
Oxidizer : Oksitleyici. Yükseltgen. Oksitleyen. Yakıcı madde. Yükseltgeyen. Oksidan.
Peroxiding : Oksijenlemek (saçı). Peroksid.
Peroxided : Peroksid. Oksijenlemek (saçı).
Oxidiser : Yakıcı madde. Oksitleyen. Yükseltgeyen.
Peroxide : Peroksid. Oksijenlemek (saçı).
Oxide : Oksit. Okside. Oksid.
Benzoyl peroxide : Benzoil peroksit.
Oxidizing agent : Kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Kendi kolayca indirgenirken karşısındaki kimyasal özdeği yükseltgeyebilen özdek. Yükseltgen. Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektron alıcısı. Okside edici ajan. Oksitleyici. Yükseltgen madde.
Oxidant : Oksidan. Okside edici. Bir oksidasyon-redüksiyon reaksiyonundaki elektronların alıcısı. Oksijenli madde. Oksitleyici madde. Yükseltgen. Oksitleyici. Oksitleyici ajan. Oksidant.
Peroxides synonyms : oxygen water.

Bu kısımda Peroxides kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Peroxides ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Peroxides anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Peroxides ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.