Persevere türkçesi Persevere nedir

  • Üstelemek.
  • Sonuna kadar direnmek.
  • Direnmek.
  • Sebat etmek.
  • Devam etmek.
  • Azmetmek.
  • Direşmek.
  • Azimle devam etmek.
  • Tahammül etmek.
  • Bekinmek.
  • İnat etmek.

Persevere ingilizcede ne demek, Persevere nerede nasıl kullanılır?

Persevered : Üstelemek. İnat etmek. Sonuna kadar direnmek. Bekinmek. Devam etmek. Tahammül etmek. Direşmek. Direnmek. Azmetmek. Sebat etmek.

Perseveres : Tahammül etmek. Direşmek. Sonuna kadar direnmek. Üstelemek. Bekinmek. Azmetmek. İnat etmek. Direnmek. Sebat etmek. Devam etmek.

Perseverance : Sebat. Sonuna kadar direnme. Tahammül. Israr. Direşme. Sabır. Azim. Taannüt.

Perseverant : Sebatkar. Sebatlı.

Perseverate : Tekrarlamak. Tekrar ettimek. Sürekli tekrar etmek. Tekrarlayıp durmak.

Persecutions : Canını yakma. Perseküsyon. Eziyet etme. İşkence. Zulüm. Eziyet. Zulmetme.

Persecutes : Gadretmek. Eziyet etmek. Rahat vermemek. İşkence etmek. Rahat bırakmamak. Zulüm yapmak. Canını yakmak. Acı çektirmek. Sıkıntı vermek. Zulüm etmek.

Persecutor : Eziyet eden kişi. Eziyet çektiren. İşkenceci. Zalim. Zorba.

Perseveration : Perseverasyon. Sürdürme. Başlangıçtaki uyartının bitmesinden sonra cevabın devam etmesi. İlk yanıtta takılma.

Persecuting : İşkence etmek. Canını yakmak. Zulüm yapmak. Sıkıntı vermek. Acı çektirmek. Rahat bırakmamak. Eziyet etmek. Zulüm etmek. Rahat vermemek. Gadretmek.

 

İngilizce Persevere Türkçe anlamı, Persevere eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persevere ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Stick with : Bir şeyi sürdürmek. Beraber kalmak (biriyle). Bırakmamak (bir işi). Üzerinde sebatla çalışmaya devam etmek (bir iş).

Intend : İstemek. Hedeflemek. Niyeti olmak. Seçmek. Demek istemek. Kastetmek. Kararlı olmak. Amaçlamak. Niyetlenmek. Düşünmek.

Determine : Karara varmak. Kesmek. Karar vermek. Kararlaştırmak. Saptamak. Neden olmak. Karara bağlanmak. Amaçlamak. Karara bağlamak.

Settle on : Uzlaşmaya varmak. Karar vermek. Uzlaşmak.

Obstinate : Yüreği katı. Müzmin. İnatçılık etmek. Direngen. Anut. İnatçı. Kronik. Dik başlı. Dik kafalı. İddiacı.

Carrying over : Uzatma. Nakletmek (hesap). Gelmek. Nakliyekün. Nakli yekun. Ertelemek. Röpor. Borsada bir alışverişin gününü uzatma. borsada bir alışverişin gününü uzatmak için ödenen para.

Attend : Katılmak. Beklemek. İştirak etmek. Hazır bulunmak. Kulak vermek. Hizmet etmek. İlgilenmek. Beraberinde getirmek. Bakmak.

Insisted : Asılmak. Üzerinde durmak. Kararlı olmak. Tutturmak. Israr etmek. Ayak diremek. İddia etmek. Dayatmak.

Persevere synonyms : plug away, hang in, persevered, be patient of, hang on, be obstinate, drive back, intends, die in the last ditch, come down on, come down, jib, carry on with, benting, jibs, brooked, fight back, persists, attends, carry over, high, balk at, badger, carry on, insist, jibbed, get stiff, carrying forward, uphold, abided, resists, jib at doing, decides.

Persevere zıt anlamlı kelimeler, Persevere kelime anlamı

 

Discontinue : Son vermek. Sona ermek. Ara vermek. Vazgeçmek. Durmak. Bitmek. Arkası kesilmek. Devam etmemek. Kullanımdan kalkmak. Bırakmak.

Persevere ingilizce tanımı, definition of Persevere

Persevere kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Not to give or abandon what is undertaken. To persist in any business or enterprise undertaken. To pursue steadily any project or course begun. To maintain a purpose in spite of counter influences, opposition, or discouragement.