Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis türkçesi Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis nedir

  • Persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.
  • Kalıcı hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis ingilizcede ne demek, Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis nerede nasıl kullanılır?

Persistent : Israr eden. İnatçı. Geçmeyen. Sürekli. Sürekli var olan, kesilmeksizin devam eden, geçmeyen, inatçı olan. Ahtapot gibi. Vazgeçmez. Bitmek bilmeyen. Persistan.

Hyperplastic : Hiperplazi durumuyla belirgin. Hiperplastik. Hiperplazi (aşırı hücre çoğalması) ile ilgili. Aşırı hücre çoğalması yaşayan (tıp veya medikal terimi).

Persistent hyperplastic primary vitreous : Kalıcı hiperplastik birincil vitreus. Gözde, vitreusta atrofi, üreme ve arterya hyolida ile tunica vaskülozada atrofi oluşmamasıyla ilgili anomali, persiste hiperplastik primer vitreus. Kalıcı hiperplastik birinci vitreus. Persiste hiperplastik primer vitreus.

Persistent hyperplastic tunica vasculosa lentis : Kalıcı hiperplastik tunika vasküloza lentis. Lensin ön kısmında paralel çizgiler durumunda görülen dogmasal anomali, persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic vitreous : Kalıcı hiperplastik vitreus. Gözün fibromusküler tabakasının ve kısmen de hiyaloit atardamarların kalıntılarından oluşan, göz merceğinin bulanıklığıyla birlikte görülen, genellikle tek taraflı yapılış bozukluğu.

 

İngilizce Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis Türkçe anlamı, Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Abaxial : Eksen dışı. Abaksiyal. Aks kemiği dışında. Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Eksendışı. Eksenden uzak, eksen dışı. Eksenden uzak.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdomen : Batın. Karnın altı. Karın (böcek gövdesinde). Abdomen. Karın. Sindirim organları, karaciğer ve böbreklerin içinde bulunduğu ve göğüs boşluğundan bir diyaframla ayrılan vücut boşluğu, abdomen. Böcek gövdesinin alt kısım.

Abdominal pain : Göğüs ve leğen arası bölgede biçimlenen, klinik belirtileri hayvan türlerine göre değişebilen ağrı, abdominal ağrı. Abdominal ağrı. Karın ağrısı.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A clay : Sindirim kanalındaki zehirleri ve vitaminleri yüzeyde tutarak emilimlerini önleyen ve bağırsak duvarını kaplayarak koruyucu bir tabaka oluşturan doğal alüminyum silikat bileşiği, kaolin. Beyaz kil.

 

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abdominal distention : Karın gerginliği. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Abdominal gerginlik.

A c syndrom : Arnold-chiari yapılış bozukluğu. A-c sendromu.

Abdominal fat necrosis : Karın yağı nekrozu. Karın içi yağ nekrozu.

Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis synonyms : a amplitude mod, a c deformity, abamectin, abdominal palpation, abattoir, abdominal ovariectomy.