Hyperplastic türkçesi Hyperplastic nedir

  • Aşırı hücre çoğalması yaşayan (tıp veya medikal terimi).
  • Hiperplazi durumuyla belirgin.
  • Hiperplazi (aşırı hücre çoğalması) ile ilgili.
  • Hiperplastik.
  • Veterinerlik alanında kullanılır.

Hyperplastic ingilizcede ne demek, Hyperplastic nerede nasıl kullanılır?

Cystic hyperplastic endometritis : Kistik hiperplastik endometritis. Endometriyumun kistik hiperplazisine yangının eşlik etmesiyle oluşan patolojik değişim. genellikle köpek ve kedilerde görülür.

Persistent hyperplastic primary vitreous : Gözde, vitreusta atrofi, üreme ve arterya hyolida ile tunica vaskülozada atrofi oluşmamasıyla ilgili anomali, persiste hiperplastik primer vitreus. Persiste hiperplastik primer vitreus. Kalıcı hiperplastik birinci vitreus. Kalıcı hiperplastik birincil vitreus.

Persistent hyperplastic tunica vasculosa lentis : Kalıcı hiperplastik tunika vasküloza lentis. Lensin ön kısmında paralel çizgiler durumunda görülen dogmasal anomali, persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic tunicavasculosa lentis : Kalıcı hiperplastik tunikavasküloza lentis. Persiste hiperplastik tunikavasküloza lentis.

Persistent hyperplastic vitreous : Gözün fibromusküler tabakasının ve kısmen de hiyaloit atardamarların kalıntılarından oluşan, göz merceğinin bulanıklığıyla birlikte görülen, genellikle tek taraflı yapılış bozukluğu. Kalıcı hiperplastik vitreus.

 

Cystic endometrial hyperplasia : Endometriyumun kistik hiperplazisi. Döl yatağının iç katının patolojik üremesi, mukoza kalınlaşması ve bezlerin kistik hal almasıyla belirgin geri dönüşümsü patolojik değişim, kistik endometriyum hiperplazisi, piyometra kompleks, ceh. endometriyum hipeplazisinin ilerlemiş evresi olup birçok türde aşırı ve uzun süren östrojenik uyarımlara, köpek ve kedilerde ise progesteronun etkisiyle biçimlenir. ilerlemiş olgularda çoğunlukla yangısal değişimlerle birlikte bulunur. ineklerde, kistik hiperplazi tipik olarak bir örnek özellikte olmaz ve uzun süren mukometra veya hidrometraya neden olur. Ceh. Kistik endometriyum hiperplazisi.

Mammary ductal hyperplasia : Meme kanalı genişlemesi. Meme kanalı hiperplazisi.

Myofiber hyperplasie : Kimi kas tellerinin normal boyut ve yapıda olmasına karşın, sayısındaki artış sonucu birkaç kat kalınlaşmasıyla belirgin, sığırlarda görülen kalıtsal ve doğuştan şekillenen, güç doğumlara neden olabilen bir yapılış bozukluğu, çift kas. Kas teli hiperplazisi.

Fibroadenomatous hyperplasia of mammary gland : Meme bezi fibroadenomatöz hiperplazisi. Bir veya daha fazla meme lobunun, hormonal uyarımlarla hücrelerin çoğalmasına bağlı büyümesi. dişi ve genç kedilerde kendiliğinden oluşabileceği gibi progesteron enjeksiyonundan da kaynaklanabilir, meme bezi fibroadenomatozisi, kedilerin meme hipertrofisi.

Endometrial hyperplasia : Endometriyum hiperplazisi. Endometrium hiperplazisi. Döl yatağı iç katındaki epitel hücrelerinin, dölyatağı bezlerinin sayı ve boyut yönünden artışı sonucu dölyatağı iç zarının kalınlaşması, kistik olmayan endometriyumun hiperplazisi. endometriyumun yumurtalık hormonlarına karşı gösterdiği normal ancak abartılı bir cevap olması olasıdır. sonraki dönemlerde kistik hiperplazi ve endometriyum yangısı biçimlenir. kadınlarda prekanseröz bir lezyon olarak kabul edilmekle birlikte, evcil hayvanlarda bu durum söz konusu değildir.

 

İngilizce Hyperplastic Türkçe anlamı, Hyperplastic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Hyperplastic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

A band : Çizgili kas teli ışık mikroskobunda incelendiğinde görülen, kalın flamentlerle aralarına giren ince flamentlerin uçlarını içeren ve ışığı iki kez kıran koyu renkli bantlar, anizotrop bant, anizotropik bant. A bandı.

Abdominal fat necrosis : Karın içi yağ nekrozu. Karın yağı nekrozu.

A dna : A dna. Dna çift sarmalının sağ el sarmal yapısı gösterdiği ve çift zincirin bir tam dönüşünde yapıya 11 bazın girdiği dna biçimi.

Abamectin : Abamektin. Streptomyces avermitilis adlı bakteriden fermentasyon sonucunda elde edilen ve sığırlarda sindirim kanalı yuvarlak solucanları, akciğer kurtları, bit ve kenelerle mücadelede kullanılan, parazitlerde gaba salınımını artırarak ölümlerine neden olan bir ilaç.

A crochordon : Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom. Akrokordon.

A amplitude mod : A-mod görüntü. Ultrasonografide gönderilen ses dalgasının yayılımı doğrultusunda, farklı yüzeylerden yansıyan ses dalgalarının, yansımanın şiddetine göre çizgisel bir grafik olarak gösterilmesi. özellikle gözde biyometrik ölçümlerde kullanılır.

Dysplasia : Hücre ve dokuların bozuk veya kusurlu gelişimi, yetersiz veya eksik gelişme. Anormal doku gelişimi. Displazi. Kronik irritasyonlar, kronik yangılar ve beslenme bozukluğu gibi nedenlerle, hücre ve dokuların bozuk veya normal dışı gelişimi. dokuyu oluşturan hücrelerin uygun olmayan dizilişini, hücrelerin biçim, büyüklük ve boyanma yönünden bir örnek olmamasını ifade eder. Bozuk doku gelişimi.

Abaxial : Eksenden uzakta bulunan (biyoloji terimi). Abaksiyal. Eksendışı. Eksenden uzak. Eksen dışı. Aks kemiği dışında. Eksenden uzak, eksen dışı.

A c syndrom : A-c sendromu. Arnold-chiari yapılış bozukluğu.

Abdominal distention : Abdominal gerginlik. Karın duvarının gergin olması, abdominal gerginlik. Karın gerginliği.

Hyperplastic synonyms : benign prostatic hyperplasia, bph, abdomen, abdominal palpation, abdominal pain, abdominal ovariectomy, abattoir, a clay, a c deformity.

Hyperplastic ingilizce tanımı, definition of Hyperplastic

Hyperplastic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to hyperplasia.