Photographic türkçesi Photographic nedir

  • Fotoğraf gibi.
  • Fotoğrafla ilgili.
  • Fotoğraflık.
  • Fotoğrafik.

Photographic ile ilgili cümleler

English: That man standing near the door and that woman on the opposite side of the room next to the window have photographic memories.
Turkish: Kapının yanında duran o adamın ve pencerenin yanındaki odanın diğer tarafındaki o kadının fotografik anıları var.

English: He has a photographic memory.
Turkish: Onun fotografik bir hafızası var.

English: Ali has a photographic memory.
Turkish: Ali fotoğrafik bir hafızaya sahip.

English: I have a photographic memory.
Turkish: Görsel hafızam var.

Photographic ingilizcede ne demek, Photographic nerede nasıl kullanılır?

Photographic magnitude : Fotoğrafik parlaklık. Renk duyarlığı tanımlanmış, fotoğraf plaklarıyla çekilen yıldız resimleri üzerinde ölçülen parlaklık. Fotoğraf parlaklığı.

Photographic mural : Dip fotoğrafı. Dip bezemi olarak, kullanılan, son derecede büyültülmüş fotoğraf. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Photographic sound : Optik seslendirmeyle elde edilmiş ses. mıknatıslı ses karşıtı. Optik ses. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Joint photographic experts group : Fotoğraf sıkıştırma standatdını geliştiren fotoğraf ve grafik uzmanları grubu. Fotoğraf uzmanları işbirliği grubu. Birleşik fotoğraf uzmanları grubu. Jpeg.

 

Photographically : Fotografik olarak.

Photographie intensification : Koyulaştırma. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Aerial photograph : Havadan çekilmiş fotoğraf. Havadan çekilmiş olan fotoğraf (helikopter, uçak, vs. içinden). Hava fotoğrafı. Havadan çekilen fotoğraf.

Photograph library : Herhangi bir amaçla kullanılacak resimlerin sıralanmış olarak saklandığı yer. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Resimlik.

Photographing : Fotoğrafını çekmek. Resim. Fotoğraflamak. Fotoğraf. Resmini çekmek. Çıkmak (fotoğrafçılık terim). Resim vermek.

Photographie film : Işılyaprak. Işık etkisiyle kimyasal değişikliğe uğrayarak ışık yeğinliğine bağlı izler oluşmasına yarayan ince yaprak.

İngilizce Photographic Türkçe anlamı, Photographic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Photographic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exact : Kesin. Zorla elde etmek. Tehditle almak. Gerektirmek. Titiz. Gerçekçi. Israrla istemek. Zorlamak. İstemek ve zorla almak. Tam.

Photographic zıt anlamlı kelimeler, Photographic kelime anlamı

Inexact : Yanlış. İsabetsiz. Hatalı. Kesin olmayan. Doğru olmayan. Tam doğru olmayan.

Photographic ingilizce tanımı, definition of Photographic

Photographic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A photographic camera. As a photographic picture. Of or pertaining to photography. Obtained by photography. Used ib photography.