Exact türkçesi Exact nedir
- Zorla elde etmek.
- Kati.
- İstemek ve zorla almak.
- İstemek.
- Gerektirmek.
- Dayatmak.
- Tehditle almak.
- Tamı tamına.
- Zorlamak.
- Tam.
- Dikkatli.
- Gerçek.
- Gerçekçi.
- Tehditle elde etmek.
- Kesin.
- Israrla istemek.
- Titiz.
- Doğru.
- Sert.
- Dakik.
Exact ile ilgili cümleler
English: Can you give an exact report of what happened?
Turkish: Ne olduğu hakkında tam bir rapor verebilir misin?
English: Can you tell me the exact time, please?
Turkish: Bana tam saati söyleyebilir misiniz, lütfen?
English: Ali has this exact same coat.
Turkish: Ali bu tam aynı cekete sahip.
English: Could you tell me the exact time, please?
Turkish: Bana tam saati söyleyebilir miydiniz, lütfen?
English: Ali and Mary have about 20 children, but they're not quite sure of the exact number.
Turkish: Ali ve Mary'nin yaklaşık 20 tane çocukları var, yani onlar kesin sayısı konusunda tam olarak emin değiller.
Exact ingilizcede ne demek, Exact nerede nasıl kullanılır?
Exact change : Tamı tamına para miktarı. Gerçek para miktarı (nakit).
Exact copy : Harfi harfine veya tam suret veya kopya. Kusursuz kopya. Hatasız taklit. Aslına sadık yeniden üretim.
Exact customer : Müşkülpesent müşteri. Titiz müşteri.
Exact differential equation : Tam diferansiyel denklemi. Tam türetke denklemi.
Exact limits : Kesin sınırlar.
Exact opposite : Aksine. Tam tersi. Tamamen zıt. Tam zıttı. Bilakis. Olumsuz.
Exact linear rational expectations models : Kesin doğrusal akılcı beklentiler modeli.
Exact meat yield : Balıkların baş, iç organ ve yüzgeçleriyle birlikte kemikleri de çıkarıldıktan sonra elde edilen et miktarının balık ağırlığına oranının yüzde olarak ifadesi. Net et verimi.
Exact primer production : Bitkilerin sentezlediği organik maddelerin bir kısmını kendi ihtiyaçları için kullandıktan sonra, geri kalanını bulundukları ortamdaki besin zincirine aktardıkları karbon miktarı. Net birincil üretim.
Exact sciences : Deneysel bilimler. Kantitatif analizlere ve ölçüm hesaplamalarına izin veren bilim (fizik, kimya, astronomi, matematik, vb.). Sağın bilimler. Gerçek bilimler.
İngilizce Exact Türkçe anlamı, Exact eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exact ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Captious : İnce eleyip sık dokuyan. Boş. Tenkitçi. Müşkülpesent. Yanıltıcı. Zor beğenir. Asılsız. Kılı kırk yaran. Kusur bulan.
Right : Dosdoğru. Haklı çıkarmak. Haklı. Sağda. Yolunda. Doğrudan doğruya. Sağa. Hak. Sağ. Telafi etmek.
Attentive : Dikkatle izleyen. Özenli. İnce. Nazik. Nezaket. Dikkat eden. Yardımcı. Kibar.
Biting : Isırma. Zalim. Zehir gibi. Acı. Alaylı. Sokma. Acıtıcı. İğneli. Acı verici.
Extorts : Zorla yaptırmak. Tehditle veya baskıyla almak. Sızdırmak (para). Tehditle koparmak. Zorla almak. Şantajla almak. Almak (haraç). Koparmak. Gasp etmek.
Bludgeoned : Ağır bir cisimle vurmak. Sopalamak. Sopayla dövmek. Mağlup etmek. Zorla yaptırmak. Coplamak. Sopa ile vurmak. Ezip geçmek. Alt etmek.
Beggaring : Mahvetmek. Dilenciye çevirmek. Yoksullaştırmak. Sefalete düşürmek. Kerata. Herifçioğlu. Fakirleştirmek. Çapkın. Dilenci.
Aboveboard : Sadece. Yasal. Açık. Çıplak. Dürüst bir şekilde. Apaçık. Kanuna aykırı olmayan. Vicdanla. Dürüst. Açık aşikar.
Around : Çevrede. Civarda. Meydanda. Yakınlarda. Etrafına. Çevresinde. Öteye beriye. Çevresine. Aşağı yukarı.
Exacts : Zorla almak.
Exact synonyms : nicer, wrings, according to cocker, cannie, conduces, clearest, delicates, blankest, realists, direct, all out, hard headed, importunes, candids, advisable, browbeat, insist, affirmatives, calculating, becoming, completes, advertent, astringents, push for, soliciting, attics, irreversible, minuter, daintiest, abject, cheese, aright, factual.
Exact zıt anlamlı kelimeler, Exact kelime anlamı
Figurative : Mecazi. Mecazlı. Remzi. Figürsel. Figüratif. Simgesel. Sembolik. Betimsel. Süslü. Timsali.
Imprecise : Titiz olmayan. Tam isabetli olmayan. Özensiz. Dikkatsiz. Kesin olmayan. Tam doğru olmayan. Gevşek.
Imperfect : Kusurlu. Uygulanmaz. Fiil kipinin gösterdiği oluş ve kılışın geçmiş zamanda gerçekleştiğini bildiren birleşik çekim türü. asıl fiilin kipleri ile i- fiilinin görülen geçmiş zamanının veya ekleşmiş şeklinin birleşmesi ile ortaya çıkar. emir dışındaki bütün kiplerin bir hikaye biçimi vardır: || geniş zamanın hikayesi: oku-r-du-m, oku-r-du-n vb. || şimdiki zamanın hikayesi: oku-yor-du-m, oku-yor-du-n vb. || görülen geçmiş zamanın hikayesi: oku-du-y-du-m, oku-du-y-du-n vb. || duyulan geçmiş zamanın hikayesi: oku-muş-tu-m, oku-muş-tu-n vb. || gelecek zamanın hikayesi: oku-y-acak-tım, oku-y-acak-tı-n vb. || şartın hikayesi: oku-sa-y-dı-m, oku-sa-y-dı-n vb. || istek şeklinin hikayesi: oku-y-a-y-dı-m, oku-y-ay-dı-n vb. || gereklilik şeklinin hikayesi: oku-malı-y-dı-m, oku-malı-y-dı-n vb. Tamamlanmamış. Eksik. Hatalı. Kusur. Bozuk. Defolu.
Exact antonyms : inaccurate, inexact, incorrect, wrong.
Exact ingilizce tanımı, definition of Exact
Exact kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Exact accounts. As, the clock keeps exact time. Precisely agreeing with a standard, a fact, or the truth. Correct. Followed by from or of before the one subjected to exaction. He paid the exact debt. To enforce the payment of, or a yielding of. True. Perfectly conforming. An exact copy of a letter. To compel to yield or to furnish. Neither exceeding nor falling short in any respect. To demand or require authoritatively or peremptorily, as a right. Hence, to wrest, as a fee or reward when none is due. Precise. As, to exact tribute, fees, obedience, etc., from or of some one. To practice exaction.

Bu kısımda Exact kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exact ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exact anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exact ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.