Pick on türkçesi Pick on nedir
- Seçmek.
- Kusur bulmak.
- Sataşmak.
- Uğraşmak (biriyle).
- Birisiyle uğraşmak.
- Eleştirmek.
- Dadanmak.
- Musallat olmak.
Pick on ile ilgili cümleler
English: If you want to pick on somebody, pick on me.
Turkish: Birine sataşmak istiyorsan, bana sataş.
English: Tom used to pick on Mary all the time when they were in elementary school.
Turkish: Tom, onlar ilkokuldayken, sürekli Mary'ye sataşırdı.
English: Did you pick one yet?
Turkish: Henüz birini seçtin mi?
English: Don't pick on younger kids.
Turkish: Daha genç çocuklarla uğraşmayın.
English: I have to pick one of them.
Turkish: Onlardan birini seçmek zorundayım.
Pick on ingilizcede ne demek, Pick on nerede nasıl kullanılır?
Pick : Gelişmek. Seçip almak. Aşırmak. Gitar penası. Toplamak. Seçmek. Seçenek. Kazma. Hasat. Tellere vurarak titreştirmek yoluyla gitarı çalmaya yarayan; kemik, plastik ve boynuz benzeri malzemelerden yapılan küçük gereç.
On : Esnasında. Yönünde. Yanmak. Hazır. Üstünde. Makbul. Çakırkeyif. Üzerinde. Giyilmiş.
Pick a back : Sırtına alarak. Omzunda. Omuzda. Sırtta. Sırtında.
Pick a fight : Çıngar çıkarmak. Kavga çıkarmak.
Pick a quarrel : Çıngar çıkarmak. Kavga çıkarmak. Aranmak.
Pick and choose : Özenle seçmek. Titizlikle seçmek. Çok dikkatli seçmek.
İngilizce Pick on Türkçe anlamı, Pick on eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Pick on ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Annoy : Rahatını kaçırmak. Sinirini bozmak. İzaç etmek. Baş ağrıtmak. Sinirlendirmek. Huzursuz etmek. Kızdırmak. Sinir bozmak. Taciz etmek. Canını sıkmak.
Haunts : Sık uğramak. Yakasını bırakmamak. Takılmak. Aklından çıkmamak. Ziyaret etmek. Görünmek.
Coopting : Üyeliğe seçmek. Asimile etmek. Üye olarak seçmek. Oybirliğiyle seçmek. Oyla seçmek. Benimsenmek. Atamak. Sistemin parçası haline getirmek. İçine almak.
Carped : Beğenmemek. Dırdırlanmak. Dırdır etmek. Sazan. Sazan balığı. Mızmızlanmak. Mızırdanmak.
Molests : Saldırmak. Cinsel tacizde bulunmak. Yeşillenmek. Elle rahatsız etmek. Taciz etmek. Rahatsız etmek. Sarkıntılık etmek.
Go for : İçin geçerli olmak. Peşinden koşmak. Dil uzatmak. Takdir etmek. Tercih etmek. Sevmek. Bulmak. Saldırmak. Hoşlanmak.
Cast a ballot : Oy kullanmak. Sandığa gitmek. Sineyimillete dönmek. Oy atmak. Oy vermek.
Taking on : Boy ölçüşmek. İddiaya tutuşmak. Almak (işe). Üstüne almak. Almak (taşıt kargoyu veya yolcuyu). Telaşlanmak. Görev vermek. Üzerine almak. Benzemek.
Pestering : Rahatsızlığa sebebiyet veren. Rahatsız eden. Rahatsızlığa sebebiyet verme. Bela olmak. Rahatsız etmek. Rahatsız etme.
Pick on synonyms : chuse, censure, bothering, bothers, constitutes, worry, annoys, pestered, pester, molest, frequenting, take on, animadverted, chide, censured, constitute, ask for trouble, animadverting, chastised, visited, animadverts, carp, bully, arraign, taunt, frequents, rides, choose, coopts, give the pip, attacked, caviled, jest with.

Bu kısımda Pick on kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Pick on ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Pick on anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Pick on ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.